Kabak tadı veren şehir vs Kabak Vadisi

/
0 Comments
Şu an Kabak Vadisi'nde olmak istiyorum...

Fethiye'den yiyecek içecek son alışverişleri torba torba yapıp, sırt çantalarına tıkmak,

Sabahki dolmuşa yetişip o bir yanı ürkünç uçurum, bir yanı enfes dağ, uçurumun dibi turkuaz suları izleyerek ve yükseklik korkusu hafiften ısırmaktayken sevgilimle gülüşmek,

Kabak'a varınca dolmuştan inip, kendimi yol iz olmayan, sadece beyaz boyalı taşları izleyerek yuvarlana yuvarlana ineceğimiz yola vurmak,

Yolda Chris'e rastlamak, son havadisleri kısaca almak,

İniş sırasında ölesiye susamak ve Sultan'a gelince içilecek buz gibi bir bardak suyun hayalini kurmak,

Evimize varmak,


Azıcık eşyamızı ve marketten aldıklarımızı yataktan başka birşey olmayan bungalovumuzda bir taraf gardrop bir taraf buzdolabı olacak şekilde 3 dakikada dizebilmek,

Yavaşlamak için çaba harcamak gerektiğine şaşırmak,

Sultan Kamp'ın ennnnfes yemekler pişiren aşçısı Selda'ya inanamamak,

Her akşam yemekte Avustralyalı doğa parkı çalışanı bir çift ve Fransızca'dan başka bir dil konuşamayan ama herşeye gülümseyen çekirdek aileyle oturmak,

Onlarla 3 günde aile gibi olmak, sözleşmeden hep beraber oturmak,

Yemek sonrası tekila ve biradan kıyak kafalarla Aussie'lere hep güzel ülkemizden bahsettiğimizi görmek,

Bungalovumuzun verandasında Turan Abi'ye akşam yemeği öncesi tekila ikram etmek, gelen giden tipleri sormak,

Selda'nın yemeklerinden kafayı yemek,

Denizde yorulup kendimizi plajdaki taşlara vurmak,

Öğleden sonra bungalovun verandasındaki gölgeye minderleri atıp uykuya dalmak,

Çok sıcaklayınca Sultan Kamp'ın minik duru su havuzunda serinlemek,

Gene uyuklamak,

Uyanınca acıkıp nutellaya abanmak,

Hava az serinleyince Metin'in oraya gidip iki lafın belini kırmak,

Gece ay batarken manzaradan apışıp kalmak,

Telefonun çekmemesini umursamamak, bu alet neye yarardı diye bir yere atıp unutmak,

Selda'ya yemeklerden dolayı tapınmak,

Likya Yolu'ndan, eski uygarlıklardan, buraya eskiden zeytin toplamaya mevsimlik gelen insanlardan bahsetmek, bir gün Likya Yolu'nu baştan başa geçeceğimin hayalini kurmak,

Sahildeki taşların her birini elime alıp dokunma saplantısına sarmamaya çalışmak,


Gece gece tangır tungur müzik yaptığını sanan New Age özentilerini takmamak ve Fatih Türkmenoğlu'na yine yine hak vermek,

Vadiyi gezerken tuhaf bir şekilde orada tekmişiz ama yalnız değilmişiz hissini içime çekmek,

Bunların her birinde istisnasız E. ile olmak

istiyorum.... Onun hatırına şu aşağıdaki pozu yine vermek istiyorum.

Edit: Uçtu resimler. Tanınmayacak halde olsam da aman tikkat dediler.


You may also like

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.

Bir deee...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

İzleyiciler