Vurursun Patlar

/
0 Comments

Çok heyecanlandım. İnsan her gün yapımında ufak da olsa bir katkısı olduğu şarkının klibini izlemiyor ne de olsa:)

Gerçi o şarkı yazılacak, defalarca tekrar yazılacak belki, sonra albüme dönüşene kadar kaç vakit geçecek ve ne kadar emek harcanacak. Kaç toplantı yapılacak. Kimlere kimlere insan kendini anlatmak zorunda kalacak ve müziğini. Sonra albüme dönüşsün diye yine tonla emek harcanacak ve o klip çekilirken işte bu sefer yine ter dökülecek. Birileri oynarken, birileri çekerken ter dökecek. Birileri montaj masasında ter dökecek. Ve işte kızın biri de, gelip blogunda şarkı hakkında ileri geri böyle konuşup duracak :D

Moda'daki evimde yalnız yaşadığım dönemdi. Yalnız yaşamanın kaç evresi vardır sayamadım ama ben dibini bulmuş durumdaydım. Evde yalnız olmanın gıcık bir yanı, gece kötü bir rüya görme ihtimali ve kimseye anlatamama durumudur. Neyse ki, pek sık kötü rüya görmezdim.

Fakat bir sabah, ağlayarak uyandım. Çok tuhaftı, uykumda kendi sesimi duymuş ve sesime uyanmıştım. Biraz ayılmaya başlayınca farkettim ki, birşeyler söylüyorum. Söylediğim şuydu: "Noolur nolur artık şu evde bir insan sesi olsun, nolur bir çıtırtı bir sese uyanayım"

Aslında kulağa bu kadar acıklı geldiğine bakmayın, yalnızdım ama havam yerindeydi. Herşeyi kafama göre yaşıyordum, kendi keyfimin kahyasıydım. Gece 11de sokağa çıkar, gezer dolanır, içer canım çekince eve dönerdim :) Komşularım tatlı ve uzaktan kollayıcı tiplerdi, özel hayatıma karışmazlardı.

İşte bu olayı yaşayınca ben de şaşırdım. Ve hatta ilk anda kendimi kötü hissederek uyandığım için, ne yapacağımı ve kime anlatacağımı bilemedim. O an çocukken duyduğum birşey geldi aklıma, suya anlatmak. Gittim, banyo lavabosunu açtım ve akan suya yüzümü yıkarken ve ağlarken, ne hissettiğimi nasıl hissettiğimi anlattım. Suyla akıp gitsin diye. İşim bittiğinde çok rahatlamıştım.

Bu günlerin devamında Onur'la gtalk'ta geyiklerken bu geldi aklıma. Rüya gördüğünden bahsediyordu Onur. Ne fena, kime anlatıcam gördüğüm rüyayı gece gece ben, napim geçen koştum, suya anlattım dedim. A-aa süpermiş, şarkı yapim mi suya anlattım diye dedi. E yap dedim, ama tabi ne bilim yapılacağını. Gelenekle ve büyüyle ve tuhaf şeylerle ilgisi varmış gibi hissettiğimi söyledim. Yok ya, gayet saçma sapan biçimde romantik bişey suya anlatmak, hem yalnızlığın icat ettiği süper bişeymiş gibi dedi. Oyuncak ayına anlatmaktan 7000 kat daha güzel dedi. Hem yalnız değilsen bile kendini yalnız hissettirecek çok güzel bişey gibi dedi. Evet yalnızken yapmaya başladım ki zaten dedim. Bunu çok sevdim ben dedi. Sonra gitti.

Birkaç hafta sonra bişey yolladı bana. Bak dedi, oku bunu. Vurursun Patlar'ın ilk versiyonlarından biriydi. Şöyle bir dizesi vardı, "Niye böyle olduğunu suya soruyorum..." Beynim tavana yapıştı. Tam nasıl oldu, fikir mi vermiştim ilham mı, şarkı hazırdı da o dizede bir laflık boşluk mu vardı, hiçbirini hatırlamıyorum şimdi. Ama şarkının keyfini, her zaman fütürsuz ve herkeslerden farklı yaşadım :D


You may also like

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.

Bir deee...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

İzleyiciler