Bir El Atıverin

/
5 Comments
Az sonra anlatacağım kedi kapısı meselesini dikkatle dinleyen (ama ne yazık ki pek anlayamayan) Miço



Ey sevgili blog camiası! Kedili blog camiası, ya da... Yardımınıza ihtiyacım var.

Salondaki balkon kapısına kedi kapısı taktırmıştım, birkaç ay önce. Şuradakinden.. Balkonumuz kapalı, yani su rüzgar falan girmiyor. Kedinin tuvaleti ile mama kabı da balkonda duruyor. Salondaki kapıyı aralık bırakıyorduk biz ve 1 seneyi geçkin bir süredir böyle mutlu mesut yaşıyorduk.

Ancak sonbaharda balkon kapısından bayağı soğuk girdiğini farkettik. Havalar iyice kışlamadan marangozu çağırıp kapıyı taktırdık. Önce kediyi zorlamadık, balkon kapısını da açık bıraktık. Tabii meraklı olduğu için yeni kapıyı kokladı, etti. Patisiyle vurdu. Bakınması bittiğinde "Bu ne işe yarar acaba?" suratıyla beni izlerken, kediyi kapının içinden itiverdim. Geçti. Sonra öte tarafta mamasını buldu, yedi. Böyle böyle alışacağını düşündük, velhasıl kelam bu kedi bu kapıdan geçmeye alışamadı.

Ödüller koyduk. İki tarafa da... Çağırdık. Anlattık. Bildiğiniz, çocuğa anlatır gibi anlattım ben. Yukarıdaki fotoğrafta da Miço, beni dikkatle dinliyooor dinliyooor ama anlayamıyooor... Arada geçmeye mecbur da bıraktık. Hatta becerip geçtiği de oldu, ama sürekli değil. En sonunda ben kapının hareketli kanadına alışamamıştır diyerek, kanadı tepeye bantladım. Ve konuyu geçici bir süreliğine kapattık, çünkü bunu yapabiliyordu. Yani kapının ortasında bir delik varken geçebiliyor, ama o deliği kapatan şeffaf bir "flap" varken geçemiyor.

Şimdi havalar yine ve yeniden soğudu. Bu sefer o kapıdaki delikten de soğuuuk soğuk hava üflemeye başladı. Yani balkon kapalı tabi ama izolasyon sorunu var. Öyle sıcak olmuyor. Haftasonu boyunca yine bir deneyelim dedim, ancak Miço gidip (tuvaleti var ya da acıkmışsa) kapıyı patilemeye başlıyor, aklı sıra patisiyle iterek geçebilecek. Olmuyor, çünkü kapı tam kapansın diye hafif bir manyetiği var, ağırlık yapan. Sonra kapının önünde bağırmaya başlıyor. Ben eşime bakıyorum, "Bekleyelim, belki başarır" diyorum. 2 dakika sonra bakıyoruz olmayacak, elimizle "flap"i açıyoruz, geçiyor. Başarısız bir haftasonu daha...

Tuvaletinin kapısı da böyle "flap" şeklinde, hareketli bir kanat var. Onu kullanıyor halbuki, ufaklığından beri hiç sorun olmadı. Tek fark o kapının hafif olması. Bir de renk farkı vardı,tuvaletinin kapısı ışık geçiren beyaz diye, yeni kapının "flap"ını yağlı pişirme kağıdı ile kapladım demin :P Bir de taze tabak yoğurt koydum öte tarafa. Yoğurdu gösterdim kapıdan uzatıp, koklattım. Deli oldu, yemek istiyor ama geçemiyor. Sonunda yine başa döndük, o geçemedi ben kapıyı açtım.

Nasıl öğreteceğiz biz bu oğlana nasıl kullanacağını şu kapıyı? Hayır, bir sürü şeye adapte olabiliyor, buna bi direnç tutturdu ben de anlamadım. Yahu bir akıl verseniz, ne güzel olacak :) Evde olmadığım zamanlarda geçebilsin diye şimdi kapıyı ya gene yukarı bantlayacam yine, ya da aralık bırakacağım...

Herkese şimdiden iyi haftalar diliyorum, bu vesileyle efenim. (Sesimi Bülent Ersoy gibi hayal edin burayı okurken :P ) Sevgiler.



"Dur bir saniye, Miço bu kapıdan mı geçemiyor şimdi?"


You may also like

5 yorum:

Öykücü dedi ki...

Çok komikmiş:))))

Yazmak iyidir... dedi ki...

Valla komik durumdayız :) Her gün bir macera bu kediyle.

Melange dedi ki...

ben kendi kedimden yola cikarak söyliyim,o kadar rahatina düskndür ki, kapali gibi ama aslinda aralik olan kapinin önünde inatla bekler acmamizi, aslinda gayet rahat acabildigi halde..:) yani umudu tükenmedigi sürece hizmet edilmesini talep ediyor, ama baska care bulamassa kendisi mutlaka cözüm buluyor. Mico da simdi sizin nasilsa yardimci olacaginizi bildigi icin, anlamamis,yapamazmis zannediyor..sabir :)

Yazmak iyidir... dedi ki...

Sevgili Melange,
Kesinlikle haklısın. Yani kendisi istese mutlaka bir çözüm bulur, ama biz varken zahmet etmesine ne gerek var!
Bazen kedi kapısını olduğu gibi bırakalım, tuvaleti geldiği zaman ya da acıktığında girecektir diyorum. Ancak olur da tuvaletini kaçırma ihtimali beni korkutuyor. Bir yere koku sindi mi karıştırıp oraya yapabiliyorlar ya... Hatta denedim, evdeyken bıraktım kapıyı kullansın. Sonunda ağlamasına dayanamayıp açtım. Sabretsem olacak halbuki :)
Şu söze hala içten içe inanıyorum: Hayat kedimin hayatı, ben sadece içinde yaşıyorum :P

Ayça Baysal Özbatır dedi ki...

valla kedilerle bir tecrübem olmadığı için nasıl bir öneri verebilirim. bilemedim. ama yazı çok keyifliydi.

Blogger tarafından desteklenmektedir.

Bir deee...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

İzleyiciler