<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853</id><updated>2012-01-20T13:07:42.775+02:00</updated><category term='sevgili'/><category term='tiyatro'/><category term='yağmur'/><category term='konser'/><category term='Journal-1'/><category term='Sonisphere'/><category term='istanbul'/><category term='cep telefonu'/><category term='içmek'/><category term='Ekrem'/><category term='ördek'/><category term='gelinlik'/><category term='şehir'/><category term='Ailem'/><category term='bozuk'/><category term='arkadaşlar'/><category term='Çalmak / Söylemek İstediğim Şarkılar'/><category term='güzel şeyler'/><category term='kitap mitap'/><category term='müzik'/><category term='yemek'/><category term='Dünyamız'/><category term='alışveriş'/><category term='eğlenceli'/><category term='internet'/><category term='twilight'/><category term='gündem'/><category term='iş'/><category term='seyahat'/><category term='film'/><category term='bisiklet'/><category term='ev mev'/><category term='Tv'/><category term='içerlerden'/><category term='Dikiş'/><category term='Miço'/><category term='kedi'/><title type='text'>yazmak iyidir...</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>127</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-287039452283668708</id><published>2012-01-16T00:30:00.003+02:00</published><updated>2012-01-16T00:50:12.291+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ev mev'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Miço'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kedi'/><title type='text'>Bir El Atıverin</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-Qrgmq9lNy3g/TxNUd2WWJcI/AAAAAAAAAWU/V5JZyQM1RtQ/s1600/foto%25C4%259Fraf%2B%25286%2529.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 299px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-Qrgmq9lNy3g/TxNUd2WWJcI/AAAAAAAAAWU/V5JZyQM1RtQ/s400/foto%25C4%259Fraf%2B%25286%2529.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697990825335989698" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span&gt;Az sonra anlatacağım kedi kapısı meselesini dikkatle dinleyen (ama ne yazık ki pek anlayamayan) Miço&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;Ey sevgili blog camiası! Kedili blog camiası, ya da... Yardımınıza ihtiyacım var.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Salondaki balkon kapısına kedi kapısı taktırmıştım, birkaç ay önce. &lt;a href="http://www.pet-mate.com/us/ShopOnline.aspx?Department_ID=1&amp;amp;Action=Home&amp;amp;category_id=295"&gt;Şuradakinden..&lt;/a&gt; Balkonumuz kapalı, yani su rüzgar falan girmiyor. Kedinin tuvaleti ile mama kabı da balkonda duruyor. Salondaki kapıyı aralık bırakıyorduk biz ve 1 seneyi geçkin bir süredir böyle mutlu mesut yaşıyorduk. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ancak sonbaharda balkon kapısından bayağı soğuk girdiğini farkettik. Havalar iyice kışlamadan marangozu çağırıp kapıyı taktırdık. Önce kediyi zorlamadık, balkon kapısını da açık bıraktık. Tabii meraklı olduğu için yeni kapıyı kokladı, etti. Patisiyle vurdu. Bakınması bittiğinde "Bu ne işe yarar acaba?" suratıyla beni izlerken, kediyi kapının içinden itiverdim. Geçti. Sonra öte tarafta mamasını buldu, yedi. Böyle böyle alışacağını düşündük, velhasıl kelam bu kedi bu kapıdan geçmeye alışamadı. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ödüller koyduk. İki tarafa da... Çağırdık. Anlattık. Bildiğiniz, çocuğa anlatır gibi anlattım ben. Yukarıdaki fotoğrafta da Miço, beni dikkatle dinliyooor dinliyooor ama anlayamıyooor... Arada geçmeye mecbur da bıraktık. Hatta becerip geçtiği de oldu, ama sürekli değil. En sonunda ben kapının hareketli kanadına alışamamıştır diyerek, kanadı tepeye bantladım. Ve konuyu geçici bir süreliğine kapattık, çünkü bunu yapabiliyordu. Yani kapının ortasında bir delik varken geçebiliyor, ama o deliği kapatan şeffaf bir "flap" varken geçemiyor. &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Şimdi havalar yine ve yeniden soğudu. Bu sefer o kapıdaki delikten de soğuuuk soğuk hava üflemeye başladı. Yani balkon kapalı tabi ama izolasyon sorunu var. Öyle sıcak olmuyor. Haftasonu boyunca yine bir deneyelim dedim, ancak Miço gidip (tuvaleti var ya da acıkmışsa) kapıyı patilemeye başlıyor, aklı sıra patisiyle iterek geçebilecek. Olmuyor, çünkü kapı tam kapansın diye hafif bir manyetiği var, ağırlık yapan. Sonra kapının önünde bağırmaya başlıyor. Ben eşime bakıyorum, "Bekleyelim, belki başarır" diyorum. 2 dakika sonra bakıyoruz olmayacak, elimizle "flap"i açıyoruz, geçiyor. Başarısız bir haftasonu daha...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Tuvaletinin kapısı da böyle "flap" şeklinde, hareketli bir kanat var. Onu kullanıyor halbuki, ufaklığından beri hiç sorun olmadı. Tek fark o kapının hafif olması. Bir de renk farkı vardı,tuvaletinin kapısı ışık geçiren beyaz diye, yeni kapının "flap"ını yağlı pişirme kağıdı ile kapladım demin :P Bir de taze tabak yoğurt koydum öte tarafa. Yoğurdu gösterdim kapıdan uzatıp, koklattım. Deli oldu, yemek istiyor ama geçemiyor. Sonunda yine başa döndük, o geçemedi ben kapıyı açtım.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Nasıl öğreteceğiz biz bu oğlana nasıl kullanacağını şu kapıyı? Hayır, bir sürü şeye adapte olabiliyor, buna bi direnç tutturdu ben de anlamadım. Yahu bir akıl verseniz, ne güzel olacak :) Evde olmadığım zamanlarda geçebilsin diye şimdi kapıyı ya gene yukarı bantlayacam yine, ya da aralık bırakacağım...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Herkese şimdiden iyi haftalar diliyorum, bu vesileyle efenim. (Sesimi Bülent Ersoy gibi hayal edin burayı okurken :P ) Sevgiler.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-QBs7Ogyrhzg/TxNX0wJDRyI/AAAAAAAAAWg/9yBwCdGKU68/s1600/cf.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 368px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-QBs7Ogyrhzg/TxNX0wJDRyI/AAAAAAAAAWg/9yBwCdGKU68/s400/cf.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5697994517341488930" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span &gt;"Dur bir saniye, Miço bu kapıdan mı geçemiyor şimdi?"&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-287039452283668708?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/287039452283668708/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=287039452283668708&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/287039452283668708'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/287039452283668708'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2012/01/bir-el-atverin.html' title='Bir El Atıverin'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-Qrgmq9lNy3g/TxNUd2WWJcI/AAAAAAAAAWU/V5JZyQM1RtQ/s72-c/foto%25C4%259Fraf%2B%25286%2529.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-8870644594166940156</id><published>2012-01-02T09:30:00.000+02:00</published><updated>2012-01-02T09:30:01.463+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ev mev'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yemek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eğlenceli'/><title type='text'>2011'in Son Haftasonu</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-A96iCZWq9uk/TwDcPISW68I/AAAAAAAAAWE/BVGIfmuDQxs/s1600/foto%25C4%259Fraf%2B%25284%2529.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-A96iCZWq9uk/TwDcPISW68I/AAAAAAAAAWE/BVGIfmuDQxs/s400/foto%25C4%259Fraf%2B%25284%2529.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5692792081476938690" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span&gt;*Miço yılbaşı gecesi içkiyi biraz fazla kaçırınca&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Ağzımızın tadı bozulmasın. Sağlık, huzur, neşe her daim hepimizle olsun. İşimiz gücümüz olsun, işimize gücümüze koşacak kol kuvvetimiz olsun. Sıra sıra dileklerim yok 2012'den, temel şeyler sadece.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Cumartesi evde temizlik vardı. Çılgın Aralık ayının son hafta sonunda da pek dinlenemedim, teyzemiz evdeyken yardım etmezsem ayıp gibi geliyor. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sonra saat 5 gibi gaza geldim. Yeni yıla evde gireceğimiz için pek bir hazırlığım yoktu, amaç dinlenelim. Kardeşim yalnız geçirmesin diye onu çağırdım. Eh evde yemek yok. Pazar günü de yemekli misafirimiz olacaktı. Alışverişe çıktık. Misafir için alışveriş, ev için çerez, sebze vs. Sonra kasapta yarım bir hindiyi parçalattım, kapama yapmaya karar verdim. Koştur koştur eve ve 2 saat içinde hayatımın ilk hindisini pişirmiştim. Hani yılbaşı diye değil de, eti ertesi gün misafire yapacağım, tavuk bir gece önce yemiştik, böyle denk düştü yani :) Ama siz oraya son dakikada azıcık yılbaşı havasına girmiş olduğumu da not düşebilirsiniz :) Kapamanın pilavını bu arada iki renkli yaptım, hem bulgur hem pirinç vardı içinde. Böyle bir pilavı ilk kez pişirmeyi bırakın ilk kez yemiş oldum ve çok hoşuma gitti.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-jyWkfKaUUKo/TwDb77FmREI/AAAAAAAAAV4/7bpbQEPCrFk/s1600/foto%25C4%259Fraf%2B%25285%2529.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-jyWkfKaUUKo/TwDb77FmREI/AAAAAAAAAV4/7bpbQEPCrFk/s400/foto%25C4%259Fraf%2B%25285%2529.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5692791751516243010" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ve tabii ki akşam, saatler 12'yi biraz geçince, sevgili öpülmüş anne aranmış olunca, Beste'nin tarif postu sonrası bir harekete dönüşmüş olan portakallı kahveli içeceğimi açıp &lt;a href="http://bestebonnard.blogspot.com/2011/12/upkyih-bahane-esas-dostluklar-sahane.html"&gt;blog arkadaşlığına kadeh kaldırdım.&lt;/a&gt; Harika bir içki olmuştu; Pazar günü misafirliğe gelen eşimin Hollandalı kuzenleri de, hepimiz bayıldık. Bacardi'den yaptığım için sanırım ve tabii şekerden, bayağı bir çarpıyor insanı. Ki bu benim hoşuma giden bişeydir, eheh :)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Pazar sabahı pek erken uyanamadım ve yatakta eşime kahvaltıyı onun hazırlaması gerektiğini çünkü 1 saat içinde tekrar yemek yapmaya başlayacağımı geveledim. Kahvaltı sonrası da hemen yemek işine giriştim. Menüm, (ki bunu yazıyor olmamı Öykücü'den kopya çekiyorum) &lt;a href="http://www.portakalagaci.com/oburcuk/2004/09/mantar_orbas.html"&gt;mantar çorbası&lt;/a&gt;, zeytinyağlı yer elması (mmmm bayılırım ve herkese tavsiye ediyorum), patatesli gül böreği (patatese her zaman biraz kaşar eklerim ki yavan olmasın), salata, salçalı et ve pilavdı. Ayrıca kayınvalidemin derin dondurucuma stokladığı humus ve cevizli biber ile yılbaşında hindi yanında hareket olsun diye aldığım çiğ köfteler vardı. Hoş eğlenceli bir yemek oldu, ancak etim bir felaketti ve sebebini sanırım biliyorum. Misafirler saat 4 gibi gelince, etleri mühürlemeden düdüklüye koyma gafletinde bulundum. O pamuk gibi danacık ayakkabı tabanına dönmüştü - bence. Neyse bıçak kesiyordu :P Yapacak birşey olmadığı için ve onlar iyi olmuş dediği için-ben kötülemeden önce- çok üzülmüyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sonra çay+tatlı faslı, sonra sohbet derken saat 11'e geliyordu kalktıklarında. Güzel hoş sohbet bir gündü, ancak koltuğa oturduğumda farkettim ki leşim çıkmış. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu yazımdan şöyle genele geçeceğim, haftasonlarım 2011'de bana hiç yetmedi. Hafta içi saat 20.15 civarı eve geliyor olmaktan mıdır bilmem, herşey haftasonlarına yığılıyor. Tamiri, alışverişi, misafiri, çayı kahvesi gezmesi... Özellikle de son 2 aydır haftasonlarım tam bir koşturmaca içinde geçiyor. Deli misin kadın, plan yapma o zaman otur evinde diyor olabilirsiniz. O zaman da temizliğe sarıyorum, ne bileyim birşey bulunuyor. Plan yapmadan da ot olunuyor ya da. Hafta içi de erken yatan biri olmadığımdan, koşturmak beni pideye çeviriyor. Yaşlanıyor muyum neyim :)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Size deli dolu geçen Aralık ayımı hala anlatmak istiyorum. Yeni yıla girince ilk unutulan hep Aralık olur, hemen geçsin bitsin bir önceki yıl diye bence. Ama ben çok koşturmuş olsam da unutmak istemiyorum, o yüzden elimden gelirse halen parçalar halinde burada sizinle paylaşasım var.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Haydi herkese iyi seneler! Sevgiler!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;* Ha ben bir de araba aldım Aralık'ta ya :) Yıllardır kafa yorup beceremediğim şey. &lt;a href="http://marieantonia.blogspot.com/"&gt;Şurada blogunu&lt;/a&gt; göreceğiniz arkadaşımdan aldım hem de. Çok eğlenceli oldu, niheh. Onu da anlatırım :)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-8870644594166940156?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/8870644594166940156/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=8870644594166940156&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/8870644594166940156'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/8870644594166940156'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2012/01/2011in-son-haftasonu.html' title='2011&apos;in Son Haftasonu'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-A96iCZWq9uk/TwDcPISW68I/AAAAAAAAAWE/BVGIfmuDQxs/s72-c/foto%25C4%259Fraf%2B%25284%2529.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-488403599606614383</id><published>2011-12-19T22:45:00.003+02:00</published><updated>2011-12-19T23:16:41.543+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güzel şeyler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='içmek'/><title type='text'>"Uluslararasi Portakalli Kahveli Yilbasi Icecegi Hareketi"ne Katılıyorum!</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-3Gh1Qyi5kzs/Tu-iLtBRyAI/AAAAAAAAAVs/Ib7mc_lm2RA/s1600/foto%25C4%259Fraf%2B%25283%2529.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-3Gh1Qyi5kzs/Tu-iLtBRyAI/AAAAAAAAAVs/Ib7mc_lm2RA/s400/foto%25C4%259Fraf%2B%25283%2529.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5687943176339441666" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Beste'nin &lt;a href="http://bestebonnard.blogspot.com/2011/12/noel-hazirliklari-hayallerportakal.html"&gt;sitesinde&lt;/a&gt; okuduğum andan itibaren aklımdan çıkmayan bir tarif vardı: Portakallı kahveli likör. Ne zaman yapsam, nasıl yapsam derken bu işin &lt;a href="http://bestebonnard.blogspot.com/2011/12/uluslararasi-portakalli-kahveli-yilbasi.html"&gt;bir harekete&lt;/a&gt; dönüştüğünü duyunca elimi çabuk tutmaya karar verdim. Ve sonunda malzemeleri tedarik edip şu fotoğrafla belgeliyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Alkol olarak Bacardi'nin beyaz romunu tercih ettim, kocamınsa ufacık kavanoza giden rom miktarını görünce içi yandı :) Çok güzel bir içki olacağına dair vaatlerimle kapağı kapattım ve kavanozu serin karanlık bir yere dinlenip uyuyup güzelleşmeye yolladım.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Aralık çook çok yoğun geçiyor :) Nefes alacak vakit yok. Bir tek portakallı içeceğe vakit ayırabildim.. Çarşamba bir yılbaşı yemeğine, Cumartesi "eller havaya"lı bir doğumgününe, Pazartesi yarı resmi bir yeni yıl kutlamasına ve bitmedi ertesi Perşembe de tam resmi bir yılbaşı partisine katılmam gerekiyor. Yani eğlenmeyeni dövüyorlar anlayacağınız :) Bolca vitamin alıp bu çılgın ayın bitmesini bekleyeceğim. Herkese sevgiler..&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-488403599606614383?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/488403599606614383/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=488403599606614383&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/488403599606614383'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/488403599606614383'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2011/12/uluslararasi-portakalli-kahveli-yilbasi.html' title='&quot;Uluslararasi Portakalli Kahveli Yilbasi Icecegi Hareketi&quot;ne Katılıyorum!'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-3Gh1Qyi5kzs/Tu-iLtBRyAI/AAAAAAAAAVs/Ib7mc_lm2RA/s72-c/foto%25C4%259Fraf%2B%25283%2529.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-3895653508479985634</id><published>2011-12-10T10:20:00.002+02:00</published><updated>2011-12-10T10:20:00.386+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='twilight'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eğlenceli'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tv'/><title type='text'>Güzel ve Çirkin</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-tJmjbPn5JQ4/TuKhWbFH0xI/AAAAAAAAAVU/ZgDsy2N3f0E/s1600/vincent1.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 285px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-tJmjbPn5JQ4/TuKhWbFH0xI/AAAAAAAAAVU/ZgDsy2N3f0E/s400/vincent1.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5684283086293422866" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Dün gece TV'de zaplarken birden tanıdık bir figür gördüm ve koltukta hoplayıp zıplayarak eşime kanalda durmasını söyledim. Kimdi dersiniz? Tabii ki Aslan Adam Vincent!!! Bu dizinin varlığını bile unutmuşum, görünce birden nasıl sevindim anlatamam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güzel ve Çirkin'i izlediğim zamanlar kaç yaşındaydım bilmiyorum ama en fazla ortaokulda olmalıyım. Başlama saatine kadar uyanık kalma iznim olduğunu ve sonuna kadar da yalvar yakar durabildiğimi hatırlıyorum. Ah çok hastasıydım bu dizinin ben.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Catherine'le Vincent'ın asla kavuşamaması, Vincent'ın sürekli kendi kafasına göre belirip sonra da ortadan kaybolması, geldiğinde de genelde Catherine'in hayatını kurtarması. Bunlar her genç kızın izlemeye bayıldığı klişe formüller :) Zaten hatun kısmının sürekli arayan, ne zaman nerede olduğu belli olan tiplerden hoşlandığı nerede görülmüş!&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-rwSoQWU1pwk/TuKiJycOF9I/AAAAAAAAAVg/rDPN3VGXDHk/s1600/ss305773_-_photograph_of_ron_perlman_as_vincent__linda_hamilton_as_assistant_district_attorney_catherine_chandler__from_beauty_and_the_beast_available_in_4_sizes_framed_or_unframed_buy_now_at_starstills__34639_zoom.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 323px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-rwSoQWU1pwk/TuKiJycOF9I/AAAAAAAAAVg/rDPN3VGXDHk/s400/ss305773_-_photograph_of_ron_perlman_as_vincent__linda_hamilton_as_assistant_district_attorney_catherine_chandler__from_beauty_and_the_beast_available_in_4_sizes_framed_or_unframed_buy_now_at_starstills__34639_zoom.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5684283968737646546" /&gt;&lt;/a&gt;Vincent'la Catherine sürekli sarılırlardı bi de. Çünkü sarılmadan pek ileri gidilmezdi o dizide sanırım, yanılıyorsam düzeltin. Beni de sinir eden bişeydi bu, çünkü öpüşme olayını falan yeni görmüşüz sinemalarda. Bekliyorum bekliyorum, Catherine'in günlük yaşantısı bölümleri falan umurumda değil, geçsin de Vincent çıksın diyorum, ama Vincent geliyor bir türlü olaya giremiyor. Ah çok çekingendi bu Vincent, altın kalbi varıdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabi dün izlerken farkettim ne kadar çok etkilendiğimi... Mesela uzun saçlı, cüsseli rakçı çocuklar durumu. Hahahahah anlatırken acayip geliyor ama kocam da bunlardan biri. Sadece artık uzun saçlı değil :) Hatta oldum olası sarı kedileri sevmemi de diziye bağladım birden. Eşim de "Aaa Vincent Miçoymuş" diyerek, benzerliği onayladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Twilight serisinin neden tuttuğunu da (en azından benim tarafımda) izlerken iyice bir anladım. Bir yanda canavar, bir yanda kırılgan kız, canavar kızı hep koruyor, aşıklar ama birleşebilecekler mi, birleşseler bu birliktelikten nasıl bir meyve-ül kebür çıkacak! Ne Güzel-Çirkin masalıymış kardeşim, az ekmek yemediler bundan. Gerçi Twilight'ta kimin güzel olduğu Bella tarafından içten içe sürekli tartışılan bir konuydu heheh :) &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu masalın altından ne çeşit bir bilinçaltı dayanağı çıkacağını merak ediyorum doğrusu. Masalları ve bizde dokundukları yeri yabana atmamak lazım. Güzel ve Çirkin masalına olan bu sevgimizi açıklayabilecek biri varsa da bu platforma davet ediyorum!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Not: Ehem, kuzen, kimse cevaplamazsa bari sen bişey çiziktirirsin...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Vincent Edward kolkola, nice mutlu haftasonlarına!&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-3895653508479985634?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/3895653508479985634/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=3895653508479985634&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/3895653508479985634'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/3895653508479985634'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2011/12/guzel-ve-cirkin.html' title='Güzel ve Çirkin'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-tJmjbPn5JQ4/TuKhWbFH0xI/AAAAAAAAAVU/ZgDsy2N3f0E/s72-c/vincent1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-5075849960610603838</id><published>2011-12-01T00:13:00.001+02:00</published><updated>2011-12-01T00:17:00.462+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eğlenceli'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='internet'/><title type='text'>Tuhaf Aile Fotoğrafları</title><content type='html'>&lt;a href="http://awkwardfamilyphotos.com/2009/11/15/behind-the-awkwardness-the-patriot/"&gt;AwkwardFamilyPhotos.com&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu aralar bu siteye taktım. Her açışımda kendimi kaybetmeme sebep fotoğraflar görüyorum. Etrafımdakilere de sürekli anlatıp duruyorum, ofiste arka masalardan kıkırdamalar duyup döndüğümde baktıklarını görüyorum ara ara... Umarsızca doyasıya gülmek için siz de bakın... Saçmasapan aile fotoğraflarından daha komik ne olabilir ki zaten şu dünyada :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-5075849960610603838?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/5075849960610603838/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=5075849960610603838&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/5075849960610603838'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/5075849960610603838'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2011/12/tuhaf-aile-fotograflar.html' title='Tuhaf Aile Fotoğrafları'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-2250939091499337945</id><published>2011-11-11T23:30:00.000+02:00</published><updated>2011-11-11T23:32:15.811+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gündem'/><title type='text'>Donukluk</title><content type='html'>Bu kadar olan biten varken yazmak çok zor.. Çok saçma. Hayatımız devam ediyor ama nasıl bir hayat bu, uzakta veya yakında depremlerden göz göre hep aynı dramlar yaşanırken, gencecik çocuklar daha gözlerini açamadan şehit olurken, küçücük kızlar toplu fiziksel ve tekrar tekrar ruhsal tecavüze maruz kalırlarken ve bunların hepsi bizim de başımıza her an gelebilecekken. Yazmak çok istiyorum, yazamıyorum ama...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeter! Gerçekten yeter! Etlerim burum burum yaşıyorum. İçerden kıvrım kıvrım acı içerisindeyim. Kapana kısılmışlık beni delirtiyor. Birşey yapamamak beni delirtiyor. Hepimiz toptan bu kadar nasıl aptal olabiliriz ve bize bunların yapılmasına nasıl izin verebiliriz? İnanamıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu burum burum olma hissi çok acayip, bilinçaltım acı hissetmediğimi farkettiğinde zorla acıyı geri getiriyor. Konuyu düşündürüyor. Üzerine çalışmamı istiyor iç dünyam ama bu çalışıp da ilerlenecek gibi bir konu değil ki.... Hayatın çıplaklığı, yalnızlığı, naifliği ve bir an varolup bir an varolmama durumu; eğer buysa çalışmam gereken beceremiyorum. Ölümlülükse kabullenmem gereken ve içe bu yüzden döndüysem şu günlerde, yapabildiğimi söyleyemem. Ben onun yerine evime pek de güvenmediğimi farkediyor ve yeni ev arayışlarına falan giriyorum. Bir teknik ekip bana bu bina sağlamdır diyene kadar beynimin bas bas aksini söyleyenlerin hepsine bağırdığını görüyorum. Tabii yüzlerine bağıramıyorum, siz nerden biliyorsunuz, kime göre neye göre sağlam diyemiyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer çalışmam ve sakince kabullenmem gereken bu dünya düzeninin hep böyle olageldiği, değiştiremeyeceğim şeyleri kabullenmem gerektiği ise, 1000 yıl önce de insanların dünyanın iğrenç bir yere dönüştüğünü konuştuğu durumuysa... Gerçekten çok zorlanıyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-2250939091499337945?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/2250939091499337945/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=2250939091499337945&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/2250939091499337945'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/2250939091499337945'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2011/11/donukluk.html' title='Donukluk'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-6309177663328666706</id><published>2011-10-07T09:40:00.000+03:00</published><updated>2011-10-07T09:40:51.309+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seyahat'/><title type='text'>Pasaport Hadisesi</title><content type='html'>&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;center&gt;&lt;a href='http://photo.blogpressapp.com/show_photo.php?p=11/10/06/3056.jpg'&gt;&lt;img src='http://photo.blogpressapp.com/photos/11/10/06/s_3056.jpg' border='0' width='400' height='400' style='margin:5px'&gt;&lt;/a&gt;&lt;/center&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çipli pasaportlara geçme işini çok ertelemiştik, öyle ki artık bayramda Tayland'a gidemiyoruz çünkü biletler uçmuş. Ben aslında bu biletleri 1 senedir takip ediyordum ve fiyatları hep yüksekti. Ama demek ki ilk baktığım zamanlar ucuz halleriymiş idrakını yeni yaşıyorum. Baah!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bari pasaportumuzu hızla çıkarıp başka bir plan yapalım dedik. Ben nereden bu fikre kapıldıysam, eşler birbiri adına pasaporta başvurabiliyorlar gibi kalmış aklımda. Geçen gün gittim randevuma ve ta-ta! Öyle birşey yokmuş, sakın siz de benim düştüğüm tongaya düşmeyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tablo şu, ben Kadıköy'deyim, eşim 15 günlüğüne şehirden ayrılmak üzere Atatürk havalimanı yolunda, eşimin belgeleri bende ve 15 gün sonra pasaporta başvurursa herhalde vize falan alamayız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir an havalimanına 1 saat içinde ulaşmayı denesem mi diye düşündüm ama eşim beni bu rüyadan uyandırdı. Belgeleri turdaki bir oteline kargoladım. Stres içinde çünkü hepsi çok önemli şeyler... Yanlış otele götürmüş Yurtiçi, neyse ki çözüldü. Bakalım bizimki yoldan bir yerlerden başvurabilecek mi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önceden plan yapamadığımız için ya Hollanda'ya gideceğiz ya da bilmiyorum, vizesiz bir ülkeye... Hollanda'da eşimin çok tatlı bir teyzesi var ve onu görmek çok hoş olacaktır diyorum, bir yandan da Kasım'da orada donarız diyorum... Bakalım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Fotoğraftaki 'foto' bir arkadaşımdan hediye, kendisi harika çekimler yapior ve evet Las Vegas'a hiç gitmedim. Fotoyu asacak bir yer bulabilmek için gözümün önünde olması gerekiyor sadece :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkese iyi cumalar ve iyi haftasonları...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-6309177663328666706?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/6309177663328666706/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=6309177663328666706&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/6309177663328666706'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/6309177663328666706'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2011/10/pasaport-hadisesi.html' title='Pasaport Hadisesi'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-341569468179878186</id><published>2011-10-06T09:19:00.000+03:00</published><updated>2011-10-06T09:20:08.367+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='istanbul'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tiyatro'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şehir'/><title type='text'>Don Juan'ın Gecesi</title><content type='html'>Arada sırada şansı bayağı yaver giden bir insan olarak dün akşam Oyun Atölyesi'nin yeni oyunu Don Juan'ın Gecesi'ni premiyer gecesinde izledim. Salonu tıka basa doldurmayan kalabalıkta pek çok ünlü sima vardı ama tabi isimlerini sorsanız ancak 'şu dizideki çocuk' diyebilecek bilgisizlikte olduğumdan hiç girmiyorum :P&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oyun bence başarılı, kadro çok iyi, Oyun Atölyesi'nin her oyunu gibi bir kapalı gişe mucizesi olacağı belli. İlk yarı çok eğlenceliydi yani bu kadar güleceğimi hiç beklemiyordum. Ah biz kadınlar... Dışardan bakınca gerçekten çok acayip görünüyoruz :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci yarıda akıştaki ağırlığın da zamanla çözüleceğini düşünüyorum. Angelique'i oynayan genç oyuncunun işi ne kadar zor, insan okuldan mezun olup da ilk profesyonel oyununu Haluk Bilginer'e karşı oynar mı... Rüya mı kabus mu bilemedim doğrusu :) Haluk Bilginer'in performansı göz dolduruyor, önce onu bu rolde daha gençken izlemek isteyeceğimi düşünmüştüm ama hayır, bu yaşına daha yakışmış rol sanki. Özetle izlemekten mutluluk duyacağınız, hikayede ilginç bir 'twist' de barındıran tatlı bir oyun bu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yavaş yavaş sezon açılırken hem yeni oyunlar beni heyecanlandırıyor hem de trafik vs yüzünden eskisine göre daha çok üşeniyorum. Bakalım sezon sonunda kaç (iyi) oyun görmüş olacağım. Ey şehir, hem ne güzelsin hem de çok zor! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-341569468179878186?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/341569468179878186/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=341569468179878186&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/341569468179878186'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/341569468179878186'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2011/10/don-juan-gecesi.html' title='Don Juan&amp;#39;ın Gecesi'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-5347662472166614140</id><published>2011-09-22T10:00:00.005+03:00</published><updated>2011-09-22T10:13:26.397+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kitap mitap'/><title type='text'>Yazmamak Bazen Yazmak Gibi...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-TrHKu195c3s/TnpX9TfgUMI/AAAAAAAAAVM/bTbMtqFYoEs/s1600/foto%25C4%259Fraf%2B%25282%2529.JPG"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 299px; DISPLAY: block; HEIGHT: 400px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5654928992833130690" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/-TrHKu195c3s/TnpX9TfgUMI/AAAAAAAAAVM/bTbMtqFYoEs/s400/foto%25C4%259Fraf%2B%25282%2529.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazmayalı 1 ay olmuş hakkaten. Sevgili arkadaşım E. beni uyarınca farkettim. Tik tak ilerleyen bir sayaç da vardı kafamda ama, susturuyordum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında zihnimde buraya sürekli yazıyorum. Derleyip toparlamadan öylece kafamın içinde bırakmak öyle kolay oluyor ki. Düşünceler uçuyor, kelimeler en rahat halleriyle çıkıyor. Konular da sürüsüyle, kimi hoş kimi sıkıcı, kimi de yine ölümcül sansürüme uğrayacak şekilde kişisel... Birileri blogspot'u hacklese harbiden canım sıkılır. Şaka şaka, o yazıları içerde bırakmıyorum tabii ki. Nihah...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zihin akışı şeklinde yazdığım için kusura bakmayın, yatağa koşup uyumak(?) hayır tabii ki okumak için can atıyorum: Steinbeck, Cennetin Doğusu... Şu an bu kitabı övmeye başlarsam yazıyı bitiremem, o yüzden hiç girmeyeceğim. Artık en sevdiğim kitaplar sıralaması yapmayı da bıraktım çünkü aklımda tutamıyorum böyle şeyleri. Listelemek de ne bileyim... Çocukça geliyor. Ama bu kitabı görülesi bir rafta bırakıp tekrar tekrar elime alacağımı düşünüyorum. Bir roman için pek sık rastlanır bir son değil, en azından benim okuduğum romanlardansa :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık serviste eve gelmeden çok önce karanlık çöküyor. Bu akşam gözüm çıkasıya okuduktan sonra bıraktım mesela. Yaz boyunca bütün şartlar idealken o kadar okuyamadığıma şimdi hayıflanıyorum. Bu yaz gerçekten okuma namına pek göz alıcı geçmedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazmaya dönersek, zihnimde dönüp dolanırken pek çok yazının yarısının İngilizce kelimelerden oluşmasına ya ne demeli. Masa başında o dili adam etmeye çalışmak benim için bir işkence. Ki kırparken üzülüyorum. İki dilin birlikte yazılması tabii ki insanlara nahoş geliyor. Aslında sanırım Türkçe gördüğüm eğitimde hep sıkıcılık ve kuralcılıkla karşılaşmam yüzünden oldu bu. İngilizce'yi çok yoğun okuduğum dönemde ise hem yaş itibariyle kendimi dışarıya açıyor hem de bazı kavramları kullanabilir duruma geliyordum, iğneleme vs... Sanırım bu yüzden üniversitede de İngilizce yazdıklarımı hocalar diğer sınıflarında okutmak için toplarlarken, Türkçe yazılarımın yüzüne bakan yoktu. Tabii artık o zamanki gibi yazamam, iki dilde de &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesela bana kalırsa, bu yazının, yani muhteşem geri dönüş yazımın başlığı kesinlikle şu olmalıydı: "Bushy Legs" Geçen Cumartesi'den beri zihnimde dolanan başlık buydu. Sebebini de kısaca yazayım, sonra ufaktan uzayayım:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cumartesi günü lazer için gittiğim güzellik merkezinden çıktığımda hava çok çok sıcak olmasına rağmen, caddede herkesin pantolon giydiğini gördüm. Hem de kot. Öyle bir havada benim için na mümkün bir durum. Belki özlemişlerdir, yeni almışlardır da özenip giymişlerdir gibi saf birkaç düşünceden sonra, kafamda şu ses yankılandı: Bushy Legs.... Ve gülümsedim. Gerçek belki öyle olmasa da, herkesin tatil sonrası kendini saldığı, bakımları aksattığı bir döneme girdiğimiz hissine kapıldım. Kotlu kızlar gördükçe de caddede, içimde küçük bir çocuk pantalonlu kişiyi gösteriyor ve bağırarak zıplıyor bir yandan da "bushy legs, bushy legs" diye bağırıyordu... Çok eğlendim. Kendi kendime :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet bu yazının bir konusu yoktu. Isınma turları diyelim. Kıllar, kitaplar, serviste hemen kararan hava, iki dilde yazabildiğini sanacak kadar aptal olmak. Toplasan bir satır etmez. Dinlediğiniz için teşekkür ederim, bilinç akışımı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Fotoğraf eşimin okunacaklar yığınından. İştah kabartıcı değil mi :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-5347662472166614140?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/5347662472166614140/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=5347662472166614140&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/5347662472166614140'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/5347662472166614140'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2011/09/yazmamak-bazen-yazmak-gibi.html' title='Yazmamak Bazen Yazmak Gibi...'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-TrHKu195c3s/TnpX9TfgUMI/AAAAAAAAAVM/bTbMtqFYoEs/s72-c/foto%25C4%259Fraf%2B%25282%2529.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-4020056441392462252</id><published>2011-08-19T08:59:00.002+03:00</published><updated>2011-08-19T09:11:01.056+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güzel şeyler'/><title type='text'>O Beybi</title><content type='html'>&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 400px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5642444819659123778" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/-4eYB9dR-zsI/Tk39qySGbEI/AAAAAAAAAU8/RQGdvNLAPdI/s400/DS3020.jpg" /&gt;Günaydın ve mutlu Cumalar hepinize.. Bu aralar gündem etlerimi burum burum ettiğinden gündem dışı konular yazarak arada nefes almaya çalışıyorum, ama tabii bütün bu olan bitenleri düşününce bir salak gibi göründüğümün farkındayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Size bu cici şeyi göstermek istedim sabah sabah. Evimde laptoptan müzik dinlemekten gına geldiği için buldum onu. Üzerine iPhone takıp şarj ederken, iPhone'dan radyo olsun mp3 olsun herşeyi dinleyebiliyorsunuz. Dün akşam satıcı çocuğun 'Acele etmeyin isterseniz, biraz araştırın' uyarılarına rağmen gittim aldım. Ve eve gelip kurduktan sonra ne kadar yanlış bir karar verdiğimi anladım: Bu bebeğin kumandası yok. Uzaktan örneğin tv setinin üzerinden size gülümsüyor ve 'kalk radyo kanalını değiştir' diyor. Bu ne saçma iştir!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eh paketi açıp seti kurduğum için iade almayabilirler. O zaman da resmen akılsız başın cezasını ayaklar çeker durumuna düşerim. Alırlarsa eğer, bu bebeğin aşağıda görülen abisine geçmek niyetindeyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 400px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5642445324708689202" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/-2mX8r1GUesI/Tk3-ILvTNTI/AAAAAAAAAVE/tEYozl_JFG0/s400/DS3500.jpg" /&gt;Peki fark nedir? Bluetooooooth. Cihazın üzerine iPhone'u takmadan kullanabiliyorsunuz, hatta bilgisayara da bağlamanıza gerek yok. Ses gene de geliyor. İşin içinde olmasam ne acaip şey derdim :P&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada meraklısına, cihazların ikisini de dükkanda ve birini evde denedim; minicik boylarına rağmen bayağı iyi ses veriyorlar. Yüksek sesleri çok denemedim ama öyle tizleşecek gibi durmuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakalım bu Fidelio brothers ile olan maceramızda kim evdeki o güzel yeri kazanacak... İyi cumalar tekrardan :)&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-4020056441392462252?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/4020056441392462252/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=4020056441392462252&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/4020056441392462252'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/4020056441392462252'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2011/08/o-beybi.html' title='O Beybi'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-4eYB9dR-zsI/Tk39qySGbEI/AAAAAAAAAU8/RQGdvNLAPdI/s72-c/DS3020.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-8199959498927795209</id><published>2011-08-11T09:41:00.002+03:00</published><updated>2011-08-14T14:12:50.972+03:00</updated><title type='text'>Mevsimler</title><content type='html'>&lt;center&gt;&lt;a href="http://photo.blogpressapp.com/show_photo.php?p=11/08/10/5939.jpg"&gt;&lt;img src="http://photo.blogpressapp.com/photos/11/08/10/s_5939.jpg" border="0" width="400" height="400" style="margin:5px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/center&gt;&lt;br /&gt;Herkese günaydın! Havaların bozduğu bugün için işte size bir sabah neşesi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rehber arkadaşım Kat, yazın Avrupa'da tur yaptığı yerlerde havanın berbat olmasından bıkmış ve yeni mevsim tablosunu açıklamış, aynen veriyorum : "The new 4 seasons : Spring, Asshole, Autumn, Winter"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hahah bayıldım doğrusu! :)&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-8199959498927795209?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/8199959498927795209/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=8199959498927795209&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/8199959498927795209'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/8199959498927795209'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2011/08/mevsimler.html' title='Mevsimler'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-4272279761861192346</id><published>2011-08-10T18:55:00.001+03:00</published><updated>2011-08-14T14:13:15.420+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Miço'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güzel şeyler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kedi'/><title type='text'>Yar saçların lüle lüle, yumru sana güle güle</title><content type='html'>&lt;center&gt;&lt;a href="http://photo.blogpressapp.com/show_photo.php?p=11/08/10/1909.jpg"&gt;&lt;img src="http://photo.blogpressapp.com/photos/11/08/10/s_1909.jpg" border="0" width="400" height="400" style="margin:5px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/center&gt;Evet, veterinere gitmeye karar verdiğimiz gün Miço'nun yumrusu kendiliğinden inmeye başladı. Tatlı düşünceli oğlumuz, veterinere o kadar para vermeye gerek yok, beni de yok kutuya koy, yok arabaya bindir, strese sokmayın, hiiiç uğraştırmayın dedi resmen. Kendi kendine halletti... Muhtemelen yumru da son seferde aşı yapılırken çok kıpırdandığı için başımıza geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada ilk kez iPhone'dan post yazıyorum. 2 hafta önce eski telefonum ki o kadar da eski değildi iyice sapıtınca eşimin ısrarlarına ve instagram denen uygulamanın hoşluğuna dayanamayıp gidip bir iPhone aldım. O günden beridir de evdeki bilgisayarı bir kez açtım. Şu an sizlere O2 karayolunun Levent Viyadüğü mevkiinden sesleniyorum örneğin :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgiler, saygılar efem :)&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-4272279761861192346?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/4272279761861192346/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=4272279761861192346&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/4272279761861192346'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/4272279761861192346'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2011/07/yar-saclarn-lule-lule-yumru-sana-gule.html' title='Yar saçların lüle lüle, yumru sana güle güle'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-7807314820436664028</id><published>2011-08-09T11:25:00.002+03:00</published><updated>2011-08-14T14:13:28.847+03:00</updated><title type='text'>Gizli Bahçe</title><content type='html'>&lt;center&gt;&lt;a href="http://photo.blogpressapp.com/show_photo.php?p=11/08/09/361.jpg"&gt;&lt;img src="http://photo.blogpressapp.com/photos/11/08/09/s_361.jpg" border="0" width="281" height="187" style="margin:5px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/center&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Tepe Not: Son birkaç gündür tam bir b*tch &amp;amp; drama queen gibi davranıp hayatı bize çekilmez kıldığımı düşündüğümden, uzun zaman önce yazdığım ancak post etmediğim bu yazıyı yayımlıyorum. Evrene pozitif mesajlar göndererek pozitifin bize geri dönmesini bekliyorum. Aslında herşey pozitif ya; ufak tefek şeylere takılarak mesela haline getiren de benim... Bu aralar... Aşkım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asıl post:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dalyan'da rüya gibi iki gün yaşamıştık... Rüya gibi, evet çok iyi hatırlıyorum, o zamanlarda da bu kelimeyi kullanmıştım. İstanbul'da görüşmek üzere ayrılmıştık, sen turlarına gitmiştin, ben evime. Ekimdi zaten yanılmıyorsam tanıştığımızda, o yaz 6 Ekim'de İztuzu plajında denize girebildiğimi ve plajdayken hayatımda ilk kez beni bir arının soktuğunu çok iyi hatırlıyorum. Yani çok geçmemiştir, kayıt döneminde İstanbul'a dönmüş olmam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepimiz İstanbul'da Anıl'da toplanmıştık, ben mecburiyetten, çünkü okulu tek dersten tam 1 yıl uzatınca yurda kabul etmiyorlardı beni, zaten yazın yurttan ayrılırken de geri dönmemek üzere ayrılmıştım, süren doldu demişlerdi... Ah Anıl'daki bu zorunlu kalışlarım için ona ne minnettarım, ama; şimdi konu bu değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam bir randevulaşma değildi bu, çünkü kendimi tehlikeye atmayı pek de sevmem, teketek randevu yerine grupların kaynaşması her zaman daha garanti gelir bana, korkak ben. "Biz Nevizade civarlarında olacağız, seninle de orada görüşürüz" gibi birşeyler söylemiş olmalıyım, çünkü rahat edemezsem arkadaşların yanına kaçarım diye düşünmüşümdür kesin. Sen tabi bütün o rahatlığın ve cool'luğun ile orada başka arkadaşlarınla takılıyor olacağını söylemiştin bana, görüşürdük, yani bu bir plandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evde kızlar hazırlanıyoruz, bir yandan radyoyu açmışız eksen'dir muhtemelen, Cumartesi gecesi iyi çalardı, bir yandan içki içiyoruz, bir yandan sigara içenler var ve hiç bitmeyen dert: ne giyilecek. Evde birbirinin üzerinden atlayacak kadar çok kız var gibi hatırlıyorum, ama toplasan 4-5 kişiyizdir. Közde bana mor bir bluzunu verdi ve gerçekten çok güzel oldu. Altına kotumu ve converse'imi giydim ama hava serin tabii, üzerine de annemin, ananem hastanedeyken moralim düzelir diye almam için gaz verdiği ve muhtemelen çok da fazla olmayan parasından ayırdığı siyah kadife Mango ceketimi. Bir de yine ananemle hastanede kalırken oyalanmak için aldığım pullardan yaptığım derin ama depderin mor bir kolye, boynuma sıkıca sarılmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkesin bir derdi vardı o akşam hatırlıyorum, kimi sevgilisiyle dertli, kimi piyasa yapmak için çıkıyor, kimi de alkolde kendini unutmak istiyor. İçim kıpır kıpır allahım, ölüyorum seni görmek için ve Dalyan'dan sonra düzgün bir sohbet edebilmek için. Sonuçta şehre döndük ve ayakların bir miktar daha yere basıyor olması gerekiyor ama benimkiler birbirine dolanıyor ve ne mümkün yere basmıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nevizade'ye geliyorum, yanılmıyorsam Akdeniz'in önünde 3-4 arkadaşınla içiyordun. Herhalde aramışımdır gelmeden, çünkü kızların Gizli Bahçe'ye girmelerinden önce seni görmem gerekir, ki üzerindeki "Grupla birlikteyim" etkimi kaybetmeyeyim heheh. Kızlar sokağın ortasında dikilir ve o yaşın verdiği pırıltıyla tüm sokağın ilgisini çekerken seni buldum orada, emin değilim içkini bitirmiş miydin, muhabbetin ortası mıydı, veda ettin ve kalktın benimle geldin. Koca bir grup olarak Gizli Bahçe'ye girdik, biz diğerlerinden belki biraz ayrı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen herhalde barda oturmuştun, biz de kızlarla ayakta ama tam hatırlamıyorum, öyle mutlu olmuş olmalıyım ki seni gördüğüme o aralar hep kayık. Katlar arası yer aramış olabiliriz, çünkü normalde hiç takılmadığım bir katta seninle oturduğumuz bir fotoğraf var beynimde, muhtemelen kalabalık sana basmıştır ve dansedenler, ben de yalnız kalmak için fırsat bu fırsattır diyerek kaçış teklifine uymuş olabilirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok naziktin hep, belimden hafifçe tutmalar, yer bulunca oturtmalar, yorulmamam için beni düşünmeler. Daha önce hiç içmediğim kokteyller ısmarladın bana bütün gece, ki ben sen içirmesen yine de çok içerdim ama öğrenci hali işte bira falan. Sen bir yaz boyunca aralıksız yoğun çalışmış bir rehber olarak tabii ki benden iyi durumdaydın ve cömertliğe bayılıyordun, her zamanki gibi :) Evet üst kattaki barda oturduk bir süre, ben dansetmek isteyince kalkıp iki sallanıyordum ama senden pek uzak kalamıyor hemen yanına dönüyordum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra kızları aramak istedim belki, emin değilim yine, nasıl oldu ama o metal merdivenlerin altında arka tarafa bakan bir minder bulduk. Herhalde kızlara merhaba dedim ve sonra orayı bulduk. Bütün gece konuştuk diyemeyeceğim, pek konuşmazdın ve bu halin beni deli ediyordu, meraktan ölüyordum. Müzik de yüksekti. Merdivenlerin orada daha bir sakin konuştuk ama istiyordum ki sürekli beni öv ve sürekli iltifat et alıştığım gibi, ama sen bunu yapmıyordun ve ben kendimi sana beğendirmek için allah bilir ne saçmalıklar anlatıyordum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir ara elimi tuttun, öptün ve kokladın. Ve hafifçe güldün. Sordum, yok birşey dedin. Elimi koklayınca anladım elimin akşam üzeri sanki gece çıkacak olan bizler değilmiş gibi soğanlı bir haltlar pişirirken koktuğunu ve elimden de bu lanet kokunun halen çıkmadığını anladım. Başımdan aşağı kaynar sular indi. Mutfağa da ilk kez gireli topu topu 5-6 ay olmuş, elimin kokabileceğini düşünmemişim, işe bak, delilik bu. Sen yine güldün ve "Ben severim ama böyle" dedin. Sonra bana sarıldın. Çok sonra öğrendim senin nasıl güzel yemek yapabildiğini ve yemek yapan kadınlara bakışındaki pırıltıyı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gece iyice bulanıklaşırken kızların birer birer toparlandığını hatırlıyorum ama hayır, daha bitmemişti. Buradan Yeni Melek'e geçilecek. Tuhaf Yeni Melek günleri. Bir an Chemical Brothers çalarken bir anda Yeni Melek Düğün Salonu'na dönüşebilen acayip bir yerdi orası. Gittik Yeni Melek'e ama, saat 2 ya da 3'ü bulmuş olmalı. Zaten 4'te tüm mekanlar kapanırdı Taksim'de o zamanlar, ama şimdi nasıldır bilemiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni Melek'te tepindik kızlarla ama sen pek dansetmiyor, kenarda içkine devam ediyordun ve açık kahve fermuarlı hırkan ile enfes fitilli kadife pantalonundan ve beline kadar uzanan kıvırcık arkada topladığın saçlarından ve orada öyle duruşundan ben hiç uzak kalamıyordum. Beni öpüyordun ve tadı inanılmazdı, bırakamıyordum. Sana sarılıp öyle hiç bırakmadan durmak istiyordum, kokuna bayılıyordum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra Yeni Melek kapanıştan önce yaptığı gibi yine tüm programa aykırı bir şarkı çalmaya başladı; Tanju Okan'dan Kadınım... İşte sen orada bir miktar tepki verdin, bilmiyordum Tanju Okan'ı bu kadar sevdiğini, bana sarıldın ve öylece kaldın. Sonra ben şaşırdım ve sen kendi dünyana daldın, biliyordum kadınım derken belki beni kastetmediğini ama mutluydum o an benim yanımda olup önceki kadınların hatıralarını benimle örtüşünü ve benim yanımda oluşunu, onların değil. Mutluydum. Her kimse senin yanında olmayan o kadın, kadınlar, aptaldır dedim; ve olası anılarınız beni dalga dalga kıskançlık olarak sardı, sonra bir öpüşünle hepsi yokoldu... Uçup gitti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dip Not: Ben seni çok seviyorum ya... Hani anlatılmaz yaşanır denir ya, öyle. Hala sana evin içinde rastlayınca seviniyorum. Seni arkadan farkettirmeden izlerken içim içime sığmıyor. Film izlerken beni öpünce "off beni beğendi" diye bir gurur duyuyorum ki kendimle... Sana sarılmak, seninle uyanmak. Eriyorum aşkım. Bazen unutulmuş bir rol çıkar gelir yapışır ya insanın üzerine. Hortlar ya da. İşte ben ufak tefek şeylere çemkirirken ve o rol hortlayıp beni bulmuşken, ve ezberlemiş gibi o sözleri söyler ama ağzımdan çıkanlara inanamazken ve konuya yeni bir bakış açısı getiremezken kesinlikle, bir trafik kazasını izler gibi izliyorum olanları... Ve bir de sen üzerine çok alttan alan, çok sakince bir cevap verince; ah işte o zaman hissettiğim suçluluk çok çok fazla...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seni çok seviyorum ben. Bilesin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-7807314820436664028?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/7807314820436664028/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=7807314820436664028&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/7807314820436664028'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/7807314820436664028'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2011/08/gizli-bahce.html' title='Gizli Bahçe'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-2357854760730535888</id><published>2011-07-02T15:50:00.001+03:00</published><updated>2011-07-02T15:51:26.462+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bisiklet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Miço'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kedi'/><title type='text'>Seni Gidi Yumru!</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-6xWICkJCOlk/Tg8TbiZ9tKI/AAAAAAAAAUE/8jQUX7jugV8/s1600/150320101276.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-6xWICkJCOlk/Tg8TbiZ9tKI/AAAAAAAAAUE/8jQUX7jugV8/s320/150320101276.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5624735823422141602" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;Miço mini minicikken&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;İn-mi-yor! Miço'nun sırtındaki yumru inmiyor. Hatta bana göre hafiiifçe büyürken, eşime göre boyutları ilk günkü gibi. &lt;div&gt;&lt;br /&gt;Bu öğlen 3 saat boyunca koltukta miskince yatarken Miço ile, aslında sadece koltukta miskince yatmıyor, cesaretimi topluyordum: tırnaklarını kesebilmek için. Uzun bir kendini telkin etme, yapabileceğine inanma, eskiden tırnaklarını kestiğim anları gözümün önüne getirerek konuyu görselleştirme çalışması yaptım :) Tırnakları neden kesmek gerekiyor: 1. Yeni traşlatıp cilalattığım parkenin üzerindeki deriiiin çizgiyi görünce insanın içi gidiyor, evdeki o toz ve tiner kokusuyla geçen günleri hatırlayıp. 2. Yumru için veterinere gideceğiz ve Miço tabii ki veterinerde hepimizi paralayacak. Bari kısa tırnaklara maruz kalalım dedim. Bir de sabah sabah &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Dog_Whisperer"&gt;Dog Whisperer&lt;/a&gt; izlemiş ve hayvan profesyonellerinin işlerinin sahipler tarafından kolaylaştırılması gerektiğine karar vermiştim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Bugün mü gitsek yoksa yarın eşim çalışmıyorken birlikte mi gitsek derken, şansım döndü, yarın hep beraber gidiyoruz. Çünkü korkuyorum: Kötü bir haber olursa kendi başıma almak istemiyorum ve kan alma vs gibi durumlar olursa da yine yalnız olmamayı tercih ederim.&lt;br /&gt;Şimdi Miço tatlı tatlı öğlen uykusunu alıyor. Ben de gerginliği yarına ertelemiş biri olarak kuaföre gidip ellerimi ayaklarımı bakıma alacağım, biraz rahatlayacağım. Akşam dışarıda eşimin dönüşünü kutluyor olacağız bir aksilik olmazsa.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun Not: Joanna Godard'ın blogundan güzel bir aktivite. NY'ta etekle bisiklet süren Danimarkalı kadının polis tarafından durdurulmasından sonra, etekle bisiklet sürenlerden güzel bir eylem. Özgürlükler için! &lt;a href="http://joannagoddard.blogspot.com/2011/07/riding-bikes-while-wearing-skirts.html"&gt;Go team riding-bikes-while-wearing-skirts!&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısa Not: Sivas Katliamı'nı unutmadık! Çok çok acı....&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-2357854760730535888?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/2357854760730535888/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=2357854760730535888&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/2357854760730535888'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/2357854760730535888'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2011/07/seni-gidi-yumru.html' title='Seni Gidi Yumru!'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-6xWICkJCOlk/Tg8TbiZ9tKI/AAAAAAAAAUE/8jQUX7jugV8/s72-c/150320101276.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-5819892304374946425</id><published>2011-06-27T23:30:00.001+03:00</published><updated>2011-06-27T23:31:30.390+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bisiklet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güzel şeyler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sevgili'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şehir'/><title type='text'>Bisiklet Sürmeyi Öğrenmek : Check!</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-8pYJg8F82r0/TgjnRBbjc_I/AAAAAAAAAT8/ynvP3rcA0_M/s1600/cycling.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 249px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-8pYJg8F82r0/TgjnRBbjc_I/AAAAAAAAAT8/ynvP3rcA0_M/s320/cycling.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5622998414399861746" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bu akşam saat 9 itibariyle, 31 yaşımda bisiklet üzerinde durabildim, hayatımda ilk defa! 1, 1.5 saatlik bir süre sonunda pedalları çevirip ilerleyebiliyor ve düşmüyordum! Yıllardır aklımda olan ve yapmak istediğim birşeyi gerçekleştirmenin keyfiyle uyuyacağım bu akşam.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu yaşa kadar öğrenmemiş olmamın pek ilginç bir hikayesi yok: Sokaktaki arkadaşların bisikletlerinden tur isteyerek öğrenme çabalarım, biraz sakınan bir çocuk olduğum için ve bisikletim de olmadığı için sonuca ulaşamamıştı. Yazları evde dikiş dikip SEGA oynadığım için de annemlerden bisiklet istemek, bilmem aklıma gelmemiş herhalde. Bir ara kaykaya sarmıştım, çok çok istiyordum ama bir türlü o kaykay gidilip alınamamıştı. Zaten sakınıyordum dediğim gibi, kaykaya nasıl binerdim pek hayal edemiyorum. Kaykay kullanmayı düşlerken, bisiklet arada kaynadı gitti...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Eh sonra ortaokulda yeni taşındığımız sitede popüler bir aktivite değildi, herkes birbiriyle çıkma işlerini düşünüyordu ve lisede de öğrenmek için yeterli hevesim yoktu. Sonra çok geç olduğunu düşündüğüm üniversitede, millet Adalar'da gezip coşarken farkettim ne kadar özgürleştirici birşey olduğunu. Birileri hep "ohoooo ne olacak, gel sana öğretelim Ada'da, bir günde öğrenirsin" dedi ama kimse de kalkıp öğretmedi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Caddebostan sahile gide gele ve tekerlekler üzerinde fiii oraya fiii buraya gezenleri göre göre artık canıma tak dedi. Tabii bu tak deme süreci 4 yıl falan sürmüştür herhalde heheh. Neyse, Mayıs başından beri eşimin beynini yemek suretiyle kıvama getirdim. Dün de çok tesadüf bir şekilde bizi Kadıköy'den arabasıyla alan kardeşimi hazır arabada yakalamışken "yaaaa Metro'ya gidelim bisiklet alalım yaaa yaaa" diye diye bisikletime kavuştum :)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İlk denemelerim felaketti, bayağı şikayet ettim ve söylendim. Eşime "Hmmm ben de tam bilmiyorum nasıl dengede durduğumu, içgüdüsel bişey" dediği için kızdım. Kesin yapamayacaktım zaten. Hem karşı apartmandaki çocuk niye izliyordu ki beni. Hem de yerde bir sürü taş vardı. Camlar da çoktu. Kavga eden çocuklar da kafamı karıştırıyordu. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sonra kafamın çok dolu olduğunu, bunun beni deliye çevirdiğini ve çok fazla düşündüğümü farkettim. Kaç tam tur pedal çevirdiğimi saymaya başladım, bilinçsizce. Ve bu benim hızla konsantre olmamı sağladı: "Biiiirrr.... Biiiiirrr... Biiiiirrrr....Biiirrrkiiii ah... Biiirrr..Biiirrrr... Biiirkiiiiüüüççççaaaaaaaaaaa"&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sanki görünmez bir el arkamdan tutuyordu ve gidebiliyordum. Hala nasıl olduğunu anlamış değilim. Zaten ilk yaptığım sıralarda tekrarlayamıyordum ve bu durum beni daha da zorluyordu: Az önce yaptığın birşeyi nasıl oluyorsa yeniden yapamamak... Yapmıştım ama yineleyemiyordum. Sonra bir baktım, aaa yine yapıyorum, aaa yine yaptım, a aaaaa yine yaptım. Bu sefer yapışlarımla yapamayışlarım arasında dengeli bir oran olmaya başladı. Ve yarın yine gittiğimde yapabilecekmişim hissi arttı, en azından güvenli bir şekilde ayrıldım oradan.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bunu 31 yaşında yazıyor olmam hazin gelebilir kiminize. Dün bisikletin ayarlarını yapıp bana teslim eden yaşlı ustaya öyle gelmişti. Halbuki birşeyi öğrenmek için yaş sınırı yoktur ve ben asla öyle bir sınır tanımıyorum. Bu lafı ettiğimde "Ama şunu öğrenemeyebilirsin, ya da belki bunu" diyerek sinir bozmaya çalışanlara, işte bu yazım kapak olsun.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Siz siz olun, yapmak istediklerinizi hangi yaşta olursanız olun denemekten imtina etmeyin. En azından bir deneyin yani, içinizde kalmaz :) Sevgiler.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-5819892304374946425?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/5819892304374946425/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=5819892304374946425&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/5819892304374946425'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/5819892304374946425'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2011/06/bisiklet-surmeyi-ogrenmek-check.html' title='Bisiklet Sürmeyi Öğrenmek : Check!'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-8pYJg8F82r0/TgjnRBbjc_I/AAAAAAAAAT8/ynvP3rcA0_M/s72-c/cycling.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-1273438900807206705</id><published>2011-06-22T23:36:00.003+03:00</published><updated>2011-06-23T00:07:33.826+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Miço'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kedi'/><title type='text'>Kedi Aşıları</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-I74m6JyuYP8/TgJX6MOpIuI/AAAAAAAAAT0/3So7YFtcm1I/s1600/130320101270.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-I74m6JyuYP8/TgJX6MOpIuI/AAAAAAAAAT0/3So7YFtcm1I/s400/130320101270.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5621151942138471138" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Şu an çok moralim bozuk. Miço'nun sırtında 5 gündür sebebini bilmediğimiz bir yumru var ve henüz hiç inme belirtisi göstermedi. İlk farkettiğimizde önemsemedik ancak geçmemesi sinir bozucu oldu, ve ben üzerine düşündükçe şişliğin aslında Miço'nun son aşılarını olduğu yerde çıktığını farkettim. Ve tabii ki google'a danıştım, gördüklerim çok moral bozucuydu.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Zaten yabancı sitelerde sık aşılanan hayvanlarla ilgili çok sinir bozucu iddialar okuyordum: Bunların tümünün sektörün saçmalaması olduğu ve bu toksik maddeleri alan kedilerin özellikle de allah korusun kansere yakalanabildiklerine dair. Kuru mama ve aşı, beni korkutan iki şey. İkisine de bağımlıyım. Miço resmen ağzımızın içinde yaşıyor, öpmek birlikte uyumak, bunlar hayatımızın bir parçası olunca mecburen aşılar da öyle oldu. Kist aşıları, iç dış parazit işte hepsi düzenli oluyordu.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ama son aşı maceramız çok çok kötüydü, çok. Veterinerimiz eve geldi, çünkü bebeğine bakmak için kliniğini kapatmıştı ve evimize gelebileceğini söylemişti. Bence bir sorun yok ancak Miço tanıdığı ve çok iyi bildiği bir yerde sonuna kadar savaşıyor, asla teslim olmuyor. Tam 45 dakika 3 yetişkin, kediye aşıları vuramadık ve o arada çok stres oldu bebeğim. Çişini kakasını altına kaçırdı. Bağırdı, saldırdı, ısırdı. Klinikte olsa böyle olmazdı, şaşkınlıktan bir şekilde teslim oluyordu.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Şimdi aşısının yerindeki yumruyu görünce en iyi ihtimal stresten kendini kasıp orada aşıyı çevreleyen bir doku oluşturduğunu düşünmeye başladım. Ama aslında hayvanlarda böyle bir durum yaşanıyor mu, hiçbir fikrim yok hatta bunu ben uydurdum diyebiliriz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bugün başka bir veterineri aradım çünkü artık kendi veterinerimize kızgınım. Adam, 3-4 gün yumruyu alkolle silmemizi ama düzelme olmazsa mutlaka görmesi gerektiğini söyledi. Fakat ihtimalleri hiç konuşamadım, ne olabilir nedir diye.... Tabii sonra google'da gördüklerim okuduklarım, beni dibe çekiverdi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Siz aşılar hakkında ne düşünüyorsunuz? Kediniz ve köpeğinizin aşı takvimine ne kadar sadıksınız? Ve endüstriyel kuru mamalar, kedinizi sadece bunlarla mı besliyorsunuz, kendi yediklerinizle mi? Hiç böyle bir yumruya rastladınız mı evcil hayvanınızda? Eğer bildiklerinizi benimle de paylaşabilirseniz, çok sevinirim... Yakışıklı oğlumun da selamı var.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-1273438900807206705?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/1273438900807206705/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=1273438900807206705&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/1273438900807206705'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/1273438900807206705'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2011/06/kedi-aslar.html' title='Kedi Aşıları'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-I74m6JyuYP8/TgJX6MOpIuI/AAAAAAAAAT0/3So7YFtcm1I/s72-c/130320101270.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-7954286951420854622</id><published>2011-06-19T00:50:00.000+03:00</published><updated>2011-06-19T00:50:00.563+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sonisphere'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='istanbul'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='konser'/><title type='text'>"Your Time Will Come"</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-PPkj77dR9pE/Tf0bqe3cPzI/AAAAAAAAATs/fU43ccUYh8k/s1600/sonisphere.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 271px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-PPkj77dR9pE/Tf0bqe3cPzI/AAAAAAAAATs/fU43ccUYh8k/s400/sonisphere.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5619678326682304306" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;"Hand of fate is moving and the finger points to you!!! " der Iron Maiden bir şarkısında. Sonunda bizim zamanımız da geldi. Uzun yıllar boyunca beklemenin sonunda biz de onları canlı izleyebileceğiz! Sonunda :)))&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Iron Maiden ile ilgili hislerimden &lt;a href="http://yazmakiyidir.blogspot.com/2009/05/iron-maiden-flight-666.html"&gt;şurada&lt;/a&gt; size biraz bahsetmiştim. Tekrar kafanızı şişirmeyeyim. Yarın Maçka Küçükçiftlik Park'ta Sonisphere'in 2.si yapılacak, Iron Maiden ise bu festivalin headliner'ı olacak. İki gündür twitter'la yatıp kalkıyorum resmen ve &lt;a href="http://yazmakiyidir.blogspot.com/2009/05/iron-maiden-flight-666.html"&gt;yazımda&lt;/a&gt; bahsettiğim uçakla ne zaman inecek, hangi havalimanına gelecekler, bir türlü ipucu elde edemedik. Kısa mesafelerde uçak kullanmama ihtimalleri bile var.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Artık Ed Force One ismi verilmiş uçağı görme umudumu rafa kaldırdım. Yarın konserde izdiham olmasın, kalabalık olmasın, tek derdim o. Bir de dolabımda giyecek siyah birşey bulabileyim :) Bu yaşta kalkıp Akmar'dan tşört alamayız ya diye gülüştük az önce. Eh, artık grup tşörtü de giymediğimizden dolapta da bişey yok :)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu vesileyle babalar gününü kutlarım tüm babaların ve çocuklarının. Ben de bugün eşime güzel bir kitap aldım, Miço ve benim adıma verdim. Güldü, sen bana en büyük hediyeyi Miço'yu doğurarak verdin dedi. Heheheh.. İyi pazarlar.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-7954286951420854622?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/7954286951420854622/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=7954286951420854622&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/7954286951420854622'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/7954286951420854622'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2011/06/your-time-will-come.html' title='&quot;Your Time Will Come&quot;'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-PPkj77dR9pE/Tf0bqe3cPzI/AAAAAAAAATs/fU43ccUYh8k/s72-c/sonisphere.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-8710461465393875799</id><published>2011-06-09T00:40:00.000+03:00</published><updated>2011-06-09T00:42:50.412+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çalmak / Söylemek İstediğim Şarkılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><title type='text'>Vurursun Patlar</title><content type='html'>&lt;iframe width="480" height="295" src="http://www.youtube.com/embed/dRrIn3y9WcA?fs=1" frameborder="0" allowfullscreen=""&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Çok heyecanlandım. İnsan her gün yapımında ufak da olsa bir katkısı olduğu şarkının klibini izlemiyor ne de olsa:)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Gerçi o şarkı yazılacak, defalarca tekrar yazılacak belki, sonra albüme dönüşene kadar kaç vakit geçecek ve ne kadar emek harcanacak. Kaç toplantı yapılacak. Kimlere kimlere insan kendini anlatmak zorunda kalacak ve müziğini. Sonra albüme dönüşsün diye yine tonla emek harcanacak ve o klip çekilirken işte bu sefer yine ter dökülecek. Birileri oynarken, birileri çekerken ter dökecek. Birileri montaj masasında ter dökecek. Ve işte kızın biri de, gelip blogunda şarkı hakkında ileri geri böyle konuşup duracak :D&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Moda'daki evimde yalnız yaşadığım dönemdi. Yalnız yaşamanın kaç evresi vardır sayamadım ama ben dibini bulmuş durumdaydım. Evde yalnız olmanın gıcık bir yanı, gece kötü bir rüya görme ihtimali ve kimseye anlatamama durumudur. Neyse ki, pek sık kötü rüya görmezdim. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Fakat bir sabah, ağlayarak uyandım. Çok tuhaftı, uykumda kendi sesimi duymuş ve sesime uyanmıştım. Biraz ayılmaya başlayınca farkettim ki, birşeyler söylüyorum. Söylediğim şuydu: "Noolur nolur artık şu evde bir insan sesi olsun, nolur bir çıtırtı bir sese uyanayım"&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Aslında kulağa bu kadar acıklı geldiğine bakmayın, yalnızdım ama havam yerindeydi. Herşeyi kafama göre yaşıyordum, kendi keyfimin kahyasıydım. Gece 11de sokağa çıkar, gezer dolanır, içer canım çekince eve dönerdim :) Komşularım tatlı ve uzaktan kollayıcı tiplerdi, özel hayatıma karışmazlardı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İşte bu olayı yaşayınca ben de şaşırdım. Ve hatta ilk anda kendimi kötü hissederek uyandığım için, ne yapacağımı ve kime anlatacağımı bilemedim. O an çocukken duyduğum birşey geldi aklıma, suya anlatmak. Gittim, banyo lavabosunu açtım ve akan suya yüzümü yıkarken ve ağlarken, ne hissettiğimi nasıl hissettiğimi anlattım. Suyla akıp gitsin diye. İşim bittiğinde çok rahatlamıştım.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu günlerin devamında Onur'la gtalk'ta geyiklerken bu geldi aklıma. Rüya gördüğünden bahsediyordu Onur. Ne fena, kime anlatıcam gördüğüm rüyayı gece gece ben, napim geçen koştum, suya anlattım dedim. A-aa süpermiş, şarkı yapim mi suya anlattım diye dedi. E yap dedim, ama tabi ne bilim yapılacağını. Gelenekle ve büyüyle ve tuhaf şeylerle ilgisi varmış gibi hissettiğimi söyledim. Yok ya, gayet saçma sapan biçimde romantik bişey suya anlatmak, hem yalnızlığın icat ettiği süper bişeymiş gibi dedi. Oyuncak ayına anlatmaktan 7000 kat daha güzel dedi. Hem yalnız değilsen bile kendini yalnız hissettirecek çok güzel bişey gibi dedi. Evet yalnızken yapmaya başladım ki zaten dedim. Bunu çok sevdim ben dedi. Sonra gitti. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Birkaç hafta sonra bişey yolladı bana. Bak dedi, oku bunu. Vurursun Patlar'ın ilk versiyonlarından biriydi. Şöyle bir dizesi vardı, "Niye böyle olduğunu suya soruyorum..." Beynim tavana yapıştı. Tam nasıl oldu, fikir mi vermiştim ilham mı, şarkı hazırdı da o dizede bir laflık boşluk mu vardı, hiçbirini hatırlamıyorum şimdi. Ama şarkının keyfini, her zaman fütürsuz ve herkeslerden farklı yaşadım :D&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-8710461465393875799?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/8710461465393875799/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=8710461465393875799&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/8710461465393875799'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/8710461465393875799'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2011/06/vurursun-patlar.html' title='Vurursun Patlar'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/dRrIn3y9WcA/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-7714425647166211489</id><published>2011-04-26T11:00:00.000+03:00</published><updated>2011-04-26T11:00:04.076+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ev mev'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güzel şeyler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='alışveriş'/><title type='text'>Mobilya İşleri - BİT-Tİ!</title><content type='html'>&lt;div&gt;Heyo heyo heyooo! Öncelikle heyo, evet. Heheh. Eşya olayı halloldu. Tabi bir konuyu bölümler halinde yazmazsam olmaz, o yüzden işte karşınızda "Sessizken Oturdum Mu Sandınız Cicim, Evi Kaldırıp Kopardım" bölüm 1 :D&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Geçici olarak yanımızda kalan kardeşim Mart ayında aniden eve çıkmaya karar verdi. Bekarlık koltuklarımı ve kimi eşyalarımı ona vermeyi planladığımdan taşınma işimiz bayağı yorucu geçti. Daha önce yazmıştım, evlilik telaşına bir de mobilya alışverişi sıkıştırmak istememiştim. Ayrıca bekarlık eşyalarım da iyi durumdaydı. O yüzden evlenince mobilya almadım.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Fakat bu alınmayan ama lazım olan şeyler insanın kafasını meşgul ediyor. Yemek masası örneğin. Neyse kardeşim de tesadüf burada işe başlayıp eve eşya gerekince, herşey yerine oturdu. Koltukları, televizyonluğu, tencere tabak aklınıza ne gelirse verebileceklerimi kardeşime verdim. Aman ne ferahladım heheh. O da neredeyse hiç eşya masrafı yapmadı. Beyaz eşyalar dışında :P Ama bu sefer de evde bize oturacak yer kalmadı :) Ben de eşimin temelli dönüşünü bekleyemeyeceğimi farkettim ve uzun zamandır planladığım işlere koyuldum, iyi ki de yaz gelmeden buna biraz da mecbur olmuşum. 2 senedir kafamızı meşgul eden eşya işi sonunda halloldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kardeşimin taşınmasının ardından kendimi Ikea'ya attım. Dön dolaş, gez bak, 2 senedir öyle çok  da hoşumuza giden mobilyayı bulduğumuzu söyleyemeyeceğim. Bir de tabi kedi dostu koltuk almak durumunda olduğumuz artık belli olmuştu: Kedimiz koltukları tırmalıyor,oraya buraya atlıyor, çok çok pahalı bişeyler almayacağımız artık netleşmişti. Ve kılıfı (ucuza) değişen koltuklar almaya karar verdik.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Şubat sonu - Mart başı yağmurlu bir Cumartesi günü kahvemi koydum, yeni klasik müzik cdlerimi açtım ve mimar arkadaşımızın çizdiği planları buldum. Arkadaşım zamanında tüm odalarımızı ölçmüş, bilgisayar ortamına aktarıp planını çıkarmış ve türlü çeşit eşya yerleşim kombinasyonları önermişti. İçlerinden en hoşuma gideni seçtim. Ve seçtiğim yerleşimin aslında istediğim koltuklarla mümkün olabileceğini farkettim. Bizim salon biraz ufak arkadaşlar. Bir de balkon kapısının önüne eşya koyamıyorduk. Fakat ölçtüm biçtim ve orayı kullanmayı başardım.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sonra alacağım eşyaların yerleşimini gözümde canlandırabilmek için yerlere kağıt bantlar yapıştırdım. Her şeyin yerini değiştirdiğim için bu biraz mecburi oldu. Koltuğu buraya koydum, kapı açılıyor mu, bakalım buradan pencereden ne görünüyor? Sehpa ile dizlerim arasında yeterli mesafe var mı? Evde bir akış var mı? Bunların hiçbirini evlilik öncesi alelacele yapamazdım, emin olun. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Tabii Ikea'nın şöyle bir güzelliği oluyor: Internette gördüğünüz ölçünün son ürün olarak evinize gelecek ürünle aynı olacağından emin oluyorsunuz. Veya rengin ya da tonun. Gıcık Modoko'da böyle bir garanti yok, ölçüyle mobilya yaptırsanız bile... Neyse internet ve katalog yardımıyla yerleşimi oluşturdum. Uzun süredir Ikea ürünlerinin review'larının yapıldığı Amerikan sitelerini inceliyordum: Hangi masanın cilası aslında ıslanınca kalkıyor, hangi koltukta hangi kumaş en kullanışlı, cat-friendly ürünler nelerdir, genel olarak beğenilmeyen ya da tutan ürünler hangileri? Gibi. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kardeşim eve çıkmadan bir süre yerde o bantlarla yaşadık, fikre iyice alıştık. Sonra taşınma günü ben verebileceğim en iyi durumda olan ve onun evine sığan (tabii orada da bir temizlik, ölçme biçme süreci yaşandı, annecim çok yoruldu) ve istediği her şeyi evden çıkardım. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ertesi haftasonu Ikea'da 2 kişinin (kardeşim ve ben) sürebileceği en uzun eşya trenini yarattık. Tren için bir sonraki yazı diyorum ve herkese sevgilerimi gönderiyorum&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-7714425647166211489?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/7714425647166211489/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=7714425647166211489&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/7714425647166211489'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/7714425647166211489'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2011/04/mobilya-isleri-bit-ti.html' title='Mobilya İşleri - BİT-Tİ!'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-5459185008101789317</id><published>2011-04-24T14:50:00.000+03:00</published><updated>2011-04-24T14:52:55.743+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ev mev'/><title type='text'>Deneme</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: left;"&gt;Bir-kii... Deneme sessss..&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Blogger kapatıldığında çok sinirlendim. Zaten sinirlendiğim gündelik pek çok şeye bir de bu eklendi. Ve bende şöyle bir durum vardır: Eğer bir yasak varsa, bunun hayatımı nasıl etkilediğini görmek için önce bir bakarım, sinirimi iyice bir bilerim, öyle hemen yasağı delmem. Harbiden eksikliğini hissediyor insan. Herşeyden önce ofisten kimi yazılımcıların bloglarına giremez oldum, tam mobilya alacağım sırada ilham verici fotoğraflar baktığım dekorasyon bloglarından mahrum kaldım, sonra iletişim için kullandığım arkadaş bloglarına erişemedim, anne olmayı planladığım vakit diğer annelerden nasıl fikir alacağım diye hayıflanmaya başladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi tabii ben de artık giriyorum ancak herkesin üzerindeki bu ölü toprağı bende de mevcut. Gerçi Mart ve Nisan'ın ilk yarısını çok enerjik geçirdim. İki gündür evde mayıştığım için kış modundan hala çıkamadığımı söyleyecektim ama şimdi düşününce yorgunluğum ancak geçiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mobilya ve evdeki inşaat detaylarını yeni bir postta vermek üzere hoşçakalın diyorum. Hava mükemmel değil ama elimizde de bu var, napalım :) Bari kendimi bir dışarı atayım. Herkese iyi pazarlar...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-5459185008101789317?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/5459185008101789317/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=5459185008101789317&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/5459185008101789317'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/5459185008101789317'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2011/04/deneme.html' title='Deneme'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-3250013221025150410</id><published>2011-02-13T01:00:00.001+02:00</published><updated>2011-02-13T01:11:47.056+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Journal-1'/><title type='text'>Yolculuk</title><content type='html'>Uzun bir otobüs yolculuğu olmuştu, hava kararmış halen bir yerleşim yerine varamamıştık. Manzara çöl değil, şehir değil, köy değil.. Durmaksızın tepeler, bomboş kurak tepeler. Neredeyiz, burada ne arıyoruz, amacımız ne... Yolculuğumuzun on üçüncü gününde hepsi iyice belirsizleşmiş durumda. İlk hafta merak ve heyecanla geçmişti, işimiz de kolaydı. Ama şimdi gitgide zorlaşan rotamızda, karada uzun saatler boyunca yolculuk etmek zorunda kalıyorduk. Bir kültürün derinliklerine dalmanın yavaştan hissettirdiği havasızlık hali... Birbirimizi gitgide daha iyi tanıyor olmak güzeldi; aramızdaki yaşlıların gözlerinden, bütün bunların bir an önce bitmesini nasıl istedikleri artık daha rahat anlaşılıyordu... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hava karardığında neşemi de yavaş yavaş kaybetmeye başlamıştım. Otobüs sarsıla sarsıla son ışıkları eriyen yolda ilerliyordu. Yolu yeterince göremiyor olmaktı neşemi kaçıran, güvenliğimiz için otobüsün en ön koltuklarına oturmamızı da istemiyorlardı - sanırım üzerimize ateş açılmasından korkuyorlardı. Belirli aralıklarla durduğumuz kontrol noktaları, Arapça konuşmalar, polislerle bazen gergin bazen kikirdeyerek iletişim kuran şoförümüz. Hepsi tuhaf bir rüyanın parçaları gibi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halbuki gün ışıl ışıl bir denizin kenarında, apaydınlık başlamıştı. Sabah ettiğimiz abartılı kahvaltının ardından, sırt çantalarımızla deniz otobüsü iskelesine seyirtmiştik. Hmm karmaşa. Bu icada nasıl binip ineceğimi bildiğimi sanırdım. Çantaları yerleştirdik, kendimizi yerleştirdik. Yine yine ve yine uyarılıyoruz: Sallanacaksınız, bulantı haplarını kullanmayı tekrar düşünün. Bu panik ve endişe nedir anlamıyorum, hava güzel deniz güzel, rüzgar yok. Açık denizden geçmiyoruz, sadece iki saat gideceğiz. Günlerdir "Belki son dakikada iptal olur, hiç belli olmaz" lafları ile hamur olduk. Bilimden uzak işleyen, şans ve belirsizliklerin fazlasıyla yönettiği bir ruh halinin içine çekilmeye çalıştığımı hissediyorum; ve kendimi olmadığım halde tam bir Batılı gibi: Neden bu kadar endişeliler, radarlarına hava durumu raporlarına bakmıyorlar, önceden bilmiyorlar mı? diye düşünürken buluyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deniz yolculuğu benim için son on küsür yıldır olduğu gibi, çocuk oyuncağıydı. Dalgalarla zıplamaktan yorulduğumda uykuya dalmıştım, mükemmel kaçış noktası. Fakat iş karada bilinmeyen bir süre boyunca yolculuğa gelince - genelde önceden bana söylenen yolculuk sürelerini unutmaya başlamıştım- gerilmemem işten değil. Terörden fazla insanını trafik kazalarında kaybeden bir ülkeden geliyorum; ayrıca trafik burada bizimkinden on kat beter. Eh buna ek olarak önceki yıllarda yaşanan terör olaylarının hatırlatılması hiç işime yaramıyor, havanın kararması da.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam artık bilinmeyene doğru sonsuz bir yolculuğa başladığımızı kabullenmişken, yokluğun içinden beliriveren bir tesise varıyoruz. Aslında burası bir sürü villanın bir havuzun etrafında toplandığı, tuhaf ama çok tuhaf bir yer... O karanlığın ortasında yeşil ve parlak havuz insanı önce kendine çekiyor ama Aralık'ta esen soğuk çöl rüzgarını içinde hissedince, donuk parlak bir taştan başka bir şey ifade etmiyor. Havuz, kötü tuzaklar kuran ışıltılı ama sinsi bir çiçek gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yemeğimizi aslında dev bir çadırdan esinlenilmiş yemekhanede yiyoruz. En azından bana yüksek bir otağ çadırını anımsatıyor burası. Bedeviler gelmişler de, cam ve beton kullanarak yine bu tuhaflığı yapıvermişler gibi. Karşımda Gordon ve Elizabeth var. Gordon uzun saatler boyunca oturduğu için dizlerini ovuşturuyor ve Liz'in kendisine aldığı bastonu kullanmak zorunda kaldığı için kırgın. O, sıcak yünlü ceketinin içerisinde elinde bastonuyla oturup tam bir yaşlıya benzerken, yüzünde yaşlılığı kendisine yakıştıramadığına dair acımtrak bir ifade var... Ya da gerçekten canı yanıyor, bilemiyorum. Fazlasıyla İngiliz duruşundan anladığım, konuşmak istemediği... Yine de nezaketen yemek hakkındaki sorularımı yanıtlıyor. Bunca zamandır birlikte yolculuk etmenin aramızdaki ilişkiyi şöyle değiştirdiğini söyleyebilirim; biz onları ebeveynlerini rahat ettirmeye çalışan çocuklar gibi yakından takip ederken, onlar da bunun konforuna kendilerini bırakmayı kabullenmiş görünüyorlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiç bir konaklama tesisinde yiyemediğim gibi, burada da çorbadan başka kendime uygun birşey bulamıyorum. Karnım aç ama hayır. Tüm vücudum gibi sanırım midem de yorgun bu akşam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yemekten sonra çantalarımızı alıyor ve villalardan bize gösterilen birine yöneliyoruz. Ürperiyorum. Bizimki, ortada gruplaşmış sıradan biraz arkada. Ve villanın hemen arkasında uçsuz bucaksız karanlıklar başlıyor... Ürperiyorum, sevgilimin kolunu arkadan hızlıca yakalıyorum: "Orada mı kalacağız? Orası koca ev. Ve uzakta" Sevgilim gülüyor ama tedirgin. "Gel bakalım, beğenmezsek bir çaresine bakarız. Nasılsa 5 saat sonra uyanacağız" diyor... Bu, biraz tuhafıma gidiyor: "5 saat mi? O zaman... Gece 1 oluyor ama... Gece gece neden uyanacağız ki?" diye soruyorum. Sevgilim sakince birkaç dakikadır grupla bunu konuştuklarını, gece erken kalkıp yola koyulacağımızı herkesin mutsuzlukla öğrendiğini anlatıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Villaya giriyoruz, meğerse burası bir sürü odadan ibaret bir binaymış, kendimi daha da korunaksız hissediyorum. Evin içine girseydik belki iyiydi, üzerimizde bir kapı kapanmış olurdu, ama şimdi odamızın kapısının önünde rüzgarlar uçuyor ve in cin top atıyor olacak. Binada da bizden başka kimse kalmıyor gibi... Tuhaf.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci hayal kırıklığını iki tek yatağı görünce yaşıyorum. Ve soğuk odamızı. Bir ihtimal duş almayı konuşuyor, hemen vazgeçiyoruz. Klima gürültülü ama pek varlık sergilemiyor. Yatakları birleştirmek meşakkatli görünüyor, sonunda tek yatakta ısınmak gözümüze en hoş fikir gibi geliyor. Uyuyakalmakta zorlanıyorum, aşırı yorgunluk ve ısınamamak 5 saatlik uykumdan vakit çalmaya başlıyor. Sonunda daldığımda, dinlendirici olmaktan uzak bir uykuda buluyorum kendimi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arada gözümü açtığımda sevgilimin aslında uyumamı bekleyip yan yatağa geçtiğini görüyorum. İçim sevgi doluyor. Muhtemelen o kadar sıkışık uyumaya çalışmaya daha fazla tahammül edemedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabaha karşı 1de uyandırılıyoruz. 15-20 dakika hazırlık için zamanımız var. Yine bir yarım saat de hızlı bir kahvaltı. Öylesine yorgunum ki, hiç sormadan ve sorgulamadan kahvaltı kuyruğuna giriyorum. Yemek zorundayım nokta. Hafif çantamda su var, olabildiğince kalın giysilerim de üzerimde. Yine otobüse biniyoruz, herkes uykulu, çıt yok. Bu seferki yolculuğumuz çok kısa sürüyor. Önce karanlıkta taştan kemerli bir kapıdan geçiyoruz, milli park gibi bir yere girdiğimizi düşünüyorum. Daha sonra da otobüsün gidebileceği kadar ileri gidip, duruyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gecenin 2si, ay yok, yerleşim yeri yok, sadece otobüsün ışıkları var... Ve bir de yıldızlar. Milyonlarca yıldız. Teker teker otobüsten iniyoruz, biraz yürümemiz gerektiği söyleniyor. Karşımızda yükselen dağı karanlıkta artık seçmeye başlıyoruz. Dağınık bir şekilde yürürken, medeniyetle o an için son bağımız otobüsümüz de geri dönüp bizden uzaklaşıyor. Ona dair son gördüğüm şey, dağı tarayan farları oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;15 dakikalık tempolu yürüyüşümüzün sonuna doğru, artık gözlerimiz iyice karanlığa alışmışken uzaktan bize doğru gelen karaltılar olduğunu farkediyoruz. Muhammed Arapça sesleniyor, karşıdan yanıt geliyor. Yaklaştıkça konuşmalar artıyor, hem kendi aralarında hem de Muhammed'le. Bize yaklaşan gruptan ayrılan biri yanıma doğru seyirtiyor, dostane ve rahat bir yürüyüşü olduğunu seziyorum. Elini kolunu sallaya sallaya geliyor, arada koyu renkli pelerinini düzeltiyor. Gözlerimi iyice kısınca onun bir Bedevi olduğunu farkediyorum. Elinden sarkan urganının devamında ise genç bir deve var. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabahın iki buçuğunda gezegenin bilmediğim bir köşesinde üşür ve arkada yükselen dağın karaltısına endişeyle bakarken, bir Bedevi bembeyaz dişleri ile bana sırıtıyor ve devesini yanıma doğru çekiştirerek oyuncu bir ifadeyle şöyle diyor: "Selamun aleykum"&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-3250013221025150410?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/3250013221025150410/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=3250013221025150410&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/3250013221025150410'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/3250013221025150410'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2010/11/bolum-1-yolculuk.html' title='Yolculuk'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-4631917595951168799</id><published>2011-02-10T00:04:00.000+02:00</published><updated>2011-02-10T00:17:16.435+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='içerlerden'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='film'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iş'/><title type='text'>Boğucu Ocak</title><content type='html'>Basitçe şu cümle durumumu özetleyebilir: Ocak ayında bunaldım. Geçen ayların sıkıntısının üzerine eklenenler oldu, neden böyleydi diye hatırlamaya çalıştığım şeyler oldu. Annemi özledim, göremedim. Kocamı özledim, gördüm ama doyamadım. Sepetim doldu, taştı. Sorumluluk kalemleri artarken, destek görememek canımı çokça sıktı. İçimi bayan bir performans görüşmesinin de etkilerini hala üzerimden atamadım. Üniversiteyi kazandığım ana kadar geri dönüp, kariyerime tekrar şöyle bir bakma isteği uyandıran bir görüşme...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle dönemlerde kendimi çeşitli sığınaklara kapatıyorum. Kurgu dünyaların şeffaf ve koruyucu yaprakları arasına gömülüyorum. Gül yaprakları gibi, damarlı ve geçirgen bir koza içine yerleşiyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son iki yıldır twilight serisine gömüyorum kendimi, ondan öncesinde ise yollarda sürekli hayal kurardım... Bu sefer çok tuhaf oldu, ergen filmlerine sardırdım. Ergen ve akneli çocukların anıra anıra güldükleri; kadınlar yaşlılar ve bütün farklı insanlarla aşırı derece dalga geçen, yaşımıza pek de hitap etmeyen filmlere. Bir kısmı da cra.cker movie dediğimiz, malum bitkinin etkisindeki kahramanların çok olduğu filmler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0478311/"&gt;"Knocked Up"&lt;/a&gt; ile başladım. &lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt1007028/"&gt;"Zack and Miri"&lt;/a&gt; ile devam ettim. Tabii bu arada filmleri 8er kez falan izleyip, gitgide filmlerdeki ergen tiplemeler gibi konuşmaya başladım: "F***, s*it, f***, f***" Bu iki filmin diğer ortak özelliği, tuhaf bir romantizm anlayışını koruyor olması. Hatta bu romantizm anlayışının bana da şaşırtıcı bir şekilde hitap edebildiğini farkettim. Sırada &lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0910936/"&gt;Pineapple Express&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0829482/"&gt;Superbad&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt1197628/"&gt;Observe and Report&lt;/a&gt; var. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonum ne olur bilemiyorum. Ancak geçen gün kendimi bir masa başında elimde içeceğim, üzerimde ütüsüz tshirtümle geyik yaparak ve bolca "f*** s*** f***" kelimelerini kullanarak çalışabileceğim bir iş hayali kurarken yakaladım. Parmak arası terlik de işe dahil olmuştu ve Miami de arkadan göz kırpıyordu sanki...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim böyle konuştuğuma bakmayın. Hayal kurmaya bile pek cesaretim yok son günlerde. Ama bu filmler sayesinde, sıcak ve neşeli bir kapı aralığı açılıyor hayatıma. İçeri tuhaf espriler ve parmak arası terlikli rahat tipler doluşuveriyor...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-4631917595951168799?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/4631917595951168799/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=4631917595951168799&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/4631917595951168799'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/4631917595951168799'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2011/02/bogucu-ocak.html' title='Boğucu Ocak'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-4519841105705909618</id><published>2011-02-06T11:30:00.000+02:00</published><updated>2011-02-06T11:30:00.839+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Miço'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kedi'/><title type='text'>Kediler İçin Diş Perisi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TUsp-pgDSdI/AAAAAAAAASQ/e8gTjPFcB2s/s1600/05062010020.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TUsp-pgDSdI/AAAAAAAAASQ/e8gTjPFcB2s/s400/05062010020.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5569591520442665426" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;Herşeyi ama herşeyi ısırmayı deneyen Miço&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Aslında çok eskiden başladığım bir posttu bu. Herhalde 5-6 aydır oralarda bir yerlerde duruyordu. Bazı kedi sahiplerinin aynı bizim gibi naif bir düşünce içinde olduklarını biliyorum. Aslında yavruşların ortaya çıkmaya başlamaları yakındır, biraz da o yüzden postu tekrar ele aldım. Bilgilendirici post hesaaabı... "Kediler diş mi döker" diye sormayın. Hem de sapır sapır dökerler...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Miço'nun bebeklik (ya da süt) dişlerini döktüğü dönem bir acaipti. 4 aylıkken falan başlayıp koca birkaç ay boyunca sürdü . O aralar bir süredir miniklerin yerini büyüklerin aldığını gözlemliyorduk. Kollarımızda, bacaklarımızda ve esnediği zaman verdiği enfes ağız içi görüntülerde :) Ancak iş öyle bir noktaya geldi ki, yerlerde üst üste dökülmüş dişler bulmaya başladık.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İlkini ben koridorda bulmuştum. Büyükçe bir diş. Keşke fotosunu çekseydim... Çok şaşırdım tabii çünkü kedilerin bebek dişlerini genellikle yuttuklarını ve tuvalete postaladıklarını duyuyordum. Sonra koltukta, halıda orada burada birkaç diş daha buluverdik.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Dikkat edilmesi gerektiğini ise şu olay bize farkettirdi: Bir Pazar öğleden sonrası eşim yatakta Miço ile ısırmalı oyunlar oynuyordu. Çarşafın içine elini sokmuş, Miço'ya hareketler yapıyor, Miço da sürekli elini ısırıyordu. Birden bembeyaz çarşaf kana bulandı. Panikledik, eşimin eli mi kesildi, kedinin ağzına mı birşey oldu (ağzının ayrılması falan gibi çok bilimsel bir hastalık.. gülmeyin, latince adı bile var :P ) Eh dişi bulmamızla konu aydınlığa kavuştu. Dişi oynarken eşim yerinden çıkarmış, diş eti de bayağı bir kanamıştı...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Merak edenler için: Bizim gibi kedinin dişinin yeri bir süre boş kalmıyor, hemen arkasından yeni diş gelmiş oluyor..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;O yüzden kedi almayı planlayanlara sesleniyorum: Kedilerinizin diş dökme zamanında çok fazla ısırmalı oyunlar oynamayın. Diş elinizde kanlı bir top halinde kalabilir :)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkese keyifli pazarlar!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-4519841105705909618?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/4519841105705909618/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=4519841105705909618&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/4519841105705909618'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/4519841105705909618'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2011/02/kediler-icin-dis-perisi.html' title='Kediler İçin Diş Perisi'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TUsp-pgDSdI/AAAAAAAAASQ/e8gTjPFcB2s/s72-c/05062010020.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-1808943456551991100</id><published>2011-02-04T11:15:00.000+02:00</published><updated>2011-02-04T11:15:00.071+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='konser'/><title type='text'>Onor Bumbum - şimdi daha da ünlü</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TUstugjBP9I/AAAAAAAAASY/bTEZvVvOLfY/s1600/1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 200px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TUstugjBP9I/AAAAAAAAASY/bTEZvVvOLfY/s400/1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5569595641207799762" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Onor'dan gelen haberler Şubat ayıyla birlikte daha da güzelleşmeye başladı. Eh, ben de arkadaşımın daimi reklamcısı olarak blogumda bu haberlere yer vermeye devam ediyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk haber, Sevgililer Günü için... Onor Bumbum, 14 Şubat'ta Jay Jay Johansson'un ön grubu olarak Bronx Pi'de sahne alacak. Çok güzel haber değil mi... Melankolik müziğiyle elektronik camiada önemli bir isim JJJ ve Onor için mükemmel bir deneyim yolda gibi görünüyor. Bir sürü tanıtım da cabası.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci güzel haber, fizy'den. Fizy'nin ana sayfasında şu an Onor'un tanıtımı mevcut. Şimdiden facebook grubuna fizy'den gelenler doluşmaya başladı. Heyecanlıı!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bendeniz halen Onor Bumbum Live Band projesini dinleyemedim. O yüzden planım, 9 Şubat Çarşamba Ghetto'da bu eksiğimi kapatmayı düşünüyorum. Konseri de böylece duyurmuş oldum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgiler, mutlu cumalar herkesee!!! Cheers!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-1808943456551991100?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/1808943456551991100/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=1808943456551991100&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/1808943456551991100'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/1808943456551991100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2011/02/onor-bumbum-simdi-daha-da-unlu.html' title='Onor Bumbum - şimdi daha da ünlü'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TUstugjBP9I/AAAAAAAAASY/bTEZvVvOLfY/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-6458639116715189079</id><published>2011-01-20T09:00:00.000+02:00</published><updated>2011-01-20T09:07:15.465+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seyahat'/><title type='text'>Hindistan</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TRXYUMju-kI/AAAAAAAAAQc/wOFFP6AgtZ8/s1600/n501656009_1157650_4814.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 300px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5554583556911462978" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TRXYUMju-kI/AAAAAAAAAQc/wOFFP6AgtZ8/s400/n501656009_1157650_4814.jpg" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;div style="TEXT-ALIGN: center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: left"&gt;Fotoğraf kardeşimin albümünden. 6 aylığına bir staj programı için gittiği Hindistan'dan. Belki o çekmiştir, belki de İspanyol, Arjantinli ya da Fransız ev arkadaşlarından biri. Kim çektiyse bence güzel çekmiş. İnek size de gökten iniyormuş gibi görünmüyor mu burada :) Kimbilir hangi kutsal işini halledip yavaş yavaş iniyor merdivenlerden...&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: left"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: left"&gt;Kardeşimin bu tapınağa gittiğini hatırlıyorum. Ertesinde Skype'ta uzun uzun konuşabilmiştik. Uzun zorlu yolculuklar, bitmeyen merdiven çıkmalar ve tapınakların içindeki taşkın kalabalıkların onu yorduğunu anlatmıştı. Ne macera...&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: left"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: left"&gt;Hala böyle bir maceram olmadı... 6 ay Hindistan. Kıskanmamak elde değil :)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-6458639116715189079?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/6458639116715189079/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=6458639116715189079&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/6458639116715189079'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/6458639116715189079'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2010/12/hindistan.html' title='Hindistan'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TRXYUMju-kI/AAAAAAAAAQc/wOFFP6AgtZ8/s72-c/n501656009_1157650_4814.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-7053748559353800380</id><published>2011-01-17T12:00:00.000+02:00</published><updated>2011-01-17T12:00:09.049+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çalmak / Söylemek İstediğim Şarkılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='içerlerden'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sevgili'/><title type='text'>Dear Loneliness</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TTODZNT_TUI/AAAAAAAAASE/5WPXAbojowY/s1600/1.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 325px; DISPLAY: block; HEIGHT: 183px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5562934433826164034" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TTODZNT_TUI/AAAAAAAAASE/5WPXAbojowY/s400/1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bu sefer sözleri de okumanız gerekecek.. Şarkıyı dinlediğinizi zaten umuyorum. Son zamanlarda kasvetli ofisimde, dışarıya bakacak lanet olası bir pencere dahi yokken, bu şarkıyı mp3 çalarımda açmış kendimi uzaklara bakarken buluyorum. İki jaluzi arasından sızacak bir parça hayat arıyor gözlerim. Ancak tek bulabildikleri, binalar ve daha da fazla binalar oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eşim yok. 6 ay kadar. Askerlik gibi değil mi... Ama değil. İş için gitti kocam. Yalnızım ama aslında fiziksel olarak yalnız değilim. Kardeşim ve eşimin kardeşi de bizim evde. Bir süreliğine...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şarkıyı çalmaya başlayabilirsiniz şimdi bence. Eğer henüz başlamadıysanız. Ben de dinliyorum şu an. Tık tık tık tık... Tık tık tık tık... Goddamn this dusty room... Dave Grohl'un seslendirdiği gelmiş geçmiş en güzel lanet okumayı duyduk işte hep birlikte. Ne içten söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;You were not alone, dear loneliness...You forgot but I remember this.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sürekli ondan bahsederek bir boşluğu doldurmaya çalıştığımın farkındayım. Çünkü telefon ve skype ve emailler, üzgünüm ama yeterli değil. Nasıl olabilir ki ya da. Cuma gecesi arkadaşlarımın beni götürdüğü küçük balıkçıda, ikinci duble rakıdan sonra yaptığım en patetik hareketlerden biri kocam ve kendi ismimi duvara yazıp kalp içine almak oldu. Aslında tüm Cuma işte bu şarkıyı kendine fon yaparak geçmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir miktar içtikten sonra mutlu bir çiftle birlikte geziyor olmak içinizi sızlatabiliyor ve iğrenç hissediyorsunuz utançtan. Hemen kafamı öne eğdim. Bir miktar rakı daha işe yarayabilir gibi gelmişti. Sanırım pek olmadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zamanın çabuk geçmesi için neler yapıyorduk, hatırlamaya çalışıyorum. Ama sonra, tam ben bunu düşünürken zaman hiç geçmiyor. İşte o anda, o anlarda, yani uzay-zaman eksenini yırtmak isteyecek kadar sinirliyken ve ama elimden hiç bir şey gelmezken ben, bu şarkı çok iyi geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;You'll dream about somewhere. A smoke will fill the air... Blogumu okumadığını bildiğim için söyleyebilirim sanırım: Geçen Cuma kaçamak sigara içtim. Ah bana kızmana bayılıyorum. Öyle ciddi oluyorsun ki sigara yüzünden bana kızarken. Ciddiliğini hep kırmaya çalışıyorum ama hiç bozmuyorsun yüzündeki ifadeyi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;I am not alone, dear loneliness. I forgot that I remember this... Böyle yalnız ve beklemede olmak, tuhaf bir his uyandırıyor bende. Yani sürekli birşeyi hatırlamanız gerektiğini unutmaya çalışmanız gibi bir his. Eve gittiğimde evde olmadığını hatırlamam gerektiğini unutmak istiyorum. Gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen ofiste kafamı kaldırıyorum. Dışarı bakacak bir pencere bile olmuyor. İşte o zaman, kendimi şarkıda Grohl'un anlattığı gibi tozlu bir odada hayal ediyorum. Kötü bir motel odasında. Sıcak bir öğleden sonra güneşi sızıyor içeri. Kafamın içindeki odada yatağa uzanıyorum, başucumda yanan bir sigara var. Diyorum ki kendi kendime, "Ben neyi hatırlamaya çalışıyordum? Damn"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=CEIeb85DkCs"&gt;Stranger Things Have Happened - Foo Fighters&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;By: Dave Grohl - David Eric&lt;br /&gt;Goddamn this dusty room&lt;br /&gt;This hazy afternoon&lt;br /&gt;I'm breathing in this silence&lt;br /&gt;Like never before&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;This feeling that I get&lt;br /&gt;This one last cigarette&lt;br /&gt;As I lay awake&lt;br /&gt;And wait for you to come through the door&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oh maybe maybe maybe&lt;br /&gt;I can share it with you&lt;br /&gt;I behave I behave I behave&lt;br /&gt;So I can share it with you&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;You were not alone&lt;br /&gt;Dear loneliness&lt;br /&gt;You forgot&lt;br /&gt;But I remembered this&lt;br /&gt;Oh stranger stranger&lt;br /&gt;Stranger things have happened, I know&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;I'm not alone&lt;br /&gt;Dear loneliness&lt;br /&gt;I forgot&lt;br /&gt;That I remembered this&lt;br /&gt;Oh stranger stranger&lt;br /&gt;Stranger things have happened, I know&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;We'll dream about somewhere&lt;br /&gt;Our smoke will fill the air&lt;br /&gt;As I lay awake and wait&lt;br /&gt;For you to walk out that door&lt;br /&gt;I can change I can change I can change&lt;br /&gt;But who do you want me to be&lt;br /&gt;I'm the same I'm the same I'm the same&lt;br /&gt;What do you want me to be&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;You were not alone&lt;br /&gt;Dear loneliness&lt;br /&gt;You forgot&lt;br /&gt;But I remembered this&lt;br /&gt;Oh stranger stranger&lt;br /&gt;Stranger things have happened, I know&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;I'm not alone&lt;br /&gt;Dear loneliness&lt;br /&gt;I forgot&lt;br /&gt;That I remembered this&lt;br /&gt;You were not alone&lt;br /&gt;Dear loneliness&lt;br /&gt;You forgot&lt;br /&gt;But I remembered this&lt;br /&gt;Oh stranger stranger&lt;br /&gt;Stranger things have happened, I know&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pst: Gece gece bütün sitelere mahkeme kararı aldırmış kapatmışlar. Yutup linki verdim ben de, üzgünüm. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-7053748559353800380?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/7053748559353800380/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=7053748559353800380&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/7053748559353800380'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/7053748559353800380'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2011/01/dear-loneliness.html' title='Dear Loneliness'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TTODZNT_TUI/AAAAAAAAASE/5WPXAbojowY/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-2168773058601116208</id><published>2011-01-12T15:00:00.000+02:00</published><updated>2011-01-12T15:03:47.041+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çalmak / Söylemek İstediğim Şarkılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><title type='text'>Because The Night</title><content type='html'>Bu şarkının çeşitli versiyonlarına 90'larda hepimiz aşinaydık. Ancak Patti Smith'ten şarkının orijinalini dinlediğimde, taşıdığı tansiyona inanamadım. Şarkının aynı anda hem kızgın hem hüzünlü hissettirmesini seviyorum, akıp giden ve çok kadınsı bir tutku barındırıyor içinde. Ve bu duyguların eylemci ve punkçı bir kadından bize geliyor olması da çok hoşuma gidiyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca piyano ile çalınabilecek en kült ve keyifli şarkılardan biri olduğunu düşünüyorum. Kadın yapmış yahu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="250" height="250"&gt;&lt;br /&gt;&lt;param name="movie" value="http://listen.grooveshark.com/widget.swf"&gt;&lt;br /&gt;&lt;param name="wmode" value="window"&gt;&lt;br /&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;br /&gt;&lt;param name="flashvars" value="hostname=cowbell.grooveshark.com&amp;amp;songIDs=12013649&amp;amp;style=metal&amp;amp;p=0"&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed src="http://listen.grooveshark.com/widget.swf" type="application/x-shockwave-flash" width="250" height="400" flashvars="hostname=cowbell.grooveshark.com&amp;amp;songIDs=12013649&amp;amp;style=metal&amp;amp;p=0" allowscriptaccess="always" wmode="window"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-2168773058601116208?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/2168773058601116208/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=2168773058601116208&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/2168773058601116208'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/2168773058601116208'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2011/01/because-night.html' title='Because The Night'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-8815742138243525183</id><published>2011-01-11T12:00:00.002+02:00</published><updated>2011-01-11T12:00:07.524+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ailem'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seyahat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yemek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sevgili'/><title type='text'>Petek Pastanesi a.k.a. Cake Boss</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TStullXYSGI/AAAAAAAAAR8/bCaAloWHE8g/s1600/2010-12-31%2B15.32.10.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TStullXYSGI/AAAAAAAAAR8/bCaAloWHE8g/s400/2010-12-31%2B15.32.10.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5560659756883396706" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TStulN-XyJI/AAAAAAAAAR0/MDsxW0birCE/s1600/2010-12-31%2B15.31.37.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TStulN-XyJI/AAAAAAAAAR0/MDsxW0birCE/s400/2010-12-31%2B15.31.37.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5560659750604490898" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TStrozvVbSI/AAAAAAAAARs/BmL16IxfIHE/s1600/2010-12-31%2B15.33.05.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TStrozvVbSI/AAAAAAAAARs/BmL16IxfIHE/s400/2010-12-31%2B15.33.05.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5560656513746693410" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TStroYzWnvI/AAAAAAAAARk/HXvp46dtUXk/s1600/2010-12-31%2B15.32.40.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TStroYzWnvI/AAAAAAAAARk/HXvp46dtUXk/s400/2010-12-31%2B15.32.40.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5560656506515791602" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TStroF-lIHI/AAAAAAAAARc/pRV7-SiBvNk/s1600/2010-12-31%2B15.29.00.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TStroF-lIHI/AAAAAAAAARc/pRV7-SiBvNk/s400/2010-12-31%2B15.29.00.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5560656501462605938" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TStrn1a74kI/AAAAAAAAARU/132_c60xwQg/s1600/2010-12-31%2B15.21.36.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TStrn1a74kI/AAAAAAAAARU/132_c60xwQg/s400/2010-12-31%2B15.21.36.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5560656497018135106" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TStrnHN_MbI/AAAAAAAAARM/ds3kU2MD28g/s1600/2010-12-31%2B15.20.51.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TStrnHN_MbI/AAAAAAAAARM/ds3kU2MD28g/s400/2010-12-31%2B15.20.51.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5560656484615795122" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;u&gt;&lt;br /&gt;&lt;/u&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TStq_k6xaaI/AAAAAAAAAQ8/yURz0qSQqqE/s1600/2010-12-31%2B15.20.34.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TStq_k6xaaI/AAAAAAAAAQ8/yURz0qSQqqE/s400/2010-12-31%2B15.20.34.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5560655805393496482" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TStq_PCIyoI/AAAAAAAAAQ0/6WRRSlolvlE/s1600/2010-12-31%2B15.20.01.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TStq_PCIyoI/AAAAAAAAAQ0/6WRRSlolvlE/s400/2010-12-31%2B15.20.01.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5560655799518808706" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TStq-89RFOI/AAAAAAAAAQs/Voodw34U-bM/s1600/2010-12-31%2B15.19.34.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TStq-89RFOI/AAAAAAAAAQs/Voodw34U-bM/s400/2010-12-31%2B15.19.34.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5560655794666542306" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TStq-jPQ3GI/AAAAAAAAAQk/1Qw3oTO42TE/s1600/2010-12-31%2B15.19.25.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TStq-jPQ3GI/AAAAAAAAAQk/1Qw3oTO42TE/s400/2010-12-31%2B15.19.25.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5560655787762703458" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Yeni yıla eşimin ailesi ile İskenderun'da girdik. Bu yıl ne Aralık başındaki doğum günümü ne de yeni yılın gelişini idrak edebildim. Doğum günümde kendime bir uçak bileti hediye ettim . (Kasım'da aldığım bir çift çizme ve şimdi ne olduklarını hatırlayamadığım ama kesinlikle doğum günüm olduğu için para harcama izni kullanarak aldığım bazı kıyafetler dışında) 6 aylığına evimizden uzakta olacak eşimin yanına ilk kez gitmek için aldım bileti. Gidişim stresli oldu, hava kötüydü. Yine de bir haftasonu için de olsa birlikte olabilmek çok iyi geldi. Onun yeni "bekar" evinde, kaçamak gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yılbaşı içinse bu sefer eşimin memleketinde buluştuk. Kayınvalidemler sağolsunlar, bizi çok rahat ettirdiler. 31 Aralık günü, çarşıda gezerken meşhur Petek Pastanesi'nde bir şeyler içmeye karar verdik. Ancak pastaneye gittiğimizde, o gün servisin yapılmadığını gördük. Çünkü tüm pastane, yılbaşı pastalarıyla doluydu!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her masanın üzeri, her dolabın içi, birbirinden farklı ve rengarenk pastalarla dolmuş taşmıştı. Ben tabii ki çıldırdım. Kelimenin tam anlamıyla kendimi kaybettim. Dakikalarca oradan oraya koşturduktan sonra, nefes alıp fotoğraf çekmeye karar verdim. Her zamanki gibi hazırlıksızdım o yüzden yine cep telefonuna talim etmek zorunda kaldım. Sanırım o an, yeni bir yıla giriyor olmanın heyecanını kısa bir süreliğine de olsa hissettim...&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ahh o pastalar. Evde büyük bir kutlama hazırlığı olmamasına rağmen dayanamayıp o güzellerden birini satın aldım. Eve onlardan biri yanımda olmadan dönmek istemedim çünkü... İyi ki de almışız, çocuklar da süslemelerine bayıldı ve gece sonunda çocuklar + ben tombala masasında elimizdeki birer şekerlemeyi kemiriyorduk...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Pastane çalışanlarına şakayla karışık falan değil, gayet ciddi, bize de öğretsenize bu işi dedim. Adamlar güldü, ahh hanımefendi keşke biz bir tanesini bile yapabilsek dediler. Meğer Petek Pastanesi'nin pasta ustalarından biri İstanbul biri Ankara'dan "transfer" edilmişler. İyi bir maaşa artı olarak ev kirası, cep telefonu ve faturası vs vs gibi ekstraları karşılanıyormuş. Çok zor ve özen isteyen bir iş dediler. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sonraki günlerde de Petek Pastanesi'ne çeşitli ziyaretler yaptım. Birinde toplam 2 tabak karışık tatlıyı birden test etmeye çalıştım. Şöbiyet, fıstıklı sarma, kuru baklava, halep sarması... Gözlerim yuvalarından uğrayabilirdi ancak dedim ki kızım, an bu andır. Boşver kiloları. Tatlıların hepsi güzeldi. Özellikle halep sarması, hem ofiste hem de evde kapışıldı. Çevrede yaşayanlar mutlaka biliyorlardır ama ilk kez ziyaret edenler için, Petek Pastanesi'ni kesinlikle tavsiye ederim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Not: Künefe için diğer yazıyı bekleyin...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-8815742138243525183?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/8815742138243525183/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=8815742138243525183&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/8815742138243525183'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/8815742138243525183'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2011/01/petek-pastanesi-aka-cake-boss.html' title='Petek Pastanesi a.k.a. Cake Boss'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TStullXYSGI/AAAAAAAAAR8/bCaAloWHE8g/s72-c/2010-12-31%2B15.32.10.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-588487459517269159</id><published>2010-12-30T12:00:00.000+02:00</published><updated>2010-12-30T12:00:04.853+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tiyatro'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sevgili'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='arkadaşlar'/><title type='text'>İkiye Bölünen Vikont</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TRTUB89DH1I/AAAAAAAAAQU/2ijHQD98mRw/s1600/ikiyeBolunenVikont.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 174px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TRTUB89DH1I/AAAAAAAAAQU/2ijHQD98mRw/s400/ikiyeBolunenVikont.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5554297370461806418" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Geçen yıl bu oyunu sevgili arkadaşım N. sayesinde Tiyatro Festivali'nde izleme şansı bulmuştum. &lt;a href="http://www.kumbaraci50.com/"&gt;kumbaracı50&lt;/a&gt;'nin tuhaf uzunlamasına sahnesinde, neredeyse sahnenin içerisindeki koltuklara yerleşince stresim artmıştı. Neden? Çünkü "In yer face" tarzı oyunlardan tırsıyorum. Hele ki seyirci ile interaktif dendi mi, işte orada duruyorum. Bu oyunu izlemeye de böyle bir beklenti içinde gitmiştim. Eh festivalde de her zaman böyle bir risk vardır. Ve oyunu izleyene kadar Italo Calvino'yu da tanımıyordum, Allahım ne büyük kayıpmış!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kontun açılıştaki savaş sahneleri gerçekten çok etkileyiciydi. Sahneleme şekli yüzünden ilk şaşkınlığım geçtiğinde, savaş alanının korkunçluğu ve iğrençliği gerçekten içime işledi... Sahneleme şekli derken, gözünüzde canlanmasını isterim: Kontu oynayan oyuncu atının üzerinde repliklerini okurken ve örneğin alıcı kuşlardan bahsederken, yerlerde yatan ve üstüste yığılmış cesetleri anımsatan diğer oyuncular, hep bir ağızdan o kuşların ve sineklerin seslerini çıkarıyorlar... Çok iyi düşünülmüş ve uygulanmış bir performanstı...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sonrası ise yani kontun yeğeni tarafından anlatılan kısımlar, öyle masalsıydı ki... Zaten anlatım bölümlerini Tomris İncer (mükemmel sesli insan) sahnenin köşesine koydukları yüksek bir koltuk üzerinde yapıyordu. O sesin bir çocuğun naifliğini ve öyküdeki masalsılığı nasıl verebildiğini tahmin edersiniz...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Tabii kontu oynayan oyuncuya da hayran kaldım. Tek vücutta iki kontu birden oynarken vücudunun diğer yarısını sahnede oradan oraya devamlı sürüklemesi ve yüzünün yarısı ile konuşması gerekti. Ayrıca figüran oyuncular da oyunun aslında sürükleyici ögeleriydi bence. Sahne geçişlerinde, şimdi ne yapacaklar diye düşünüp durdum..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Beni şaşırtan bir diğer şey ise, eve dönüp de oyunu eşime özetlemeye çalıştığımda bana bakıp "Sen Calvino oyunu mu izledin?" demesiydi. Meğer Italo Calvino'ya bayılırmış, evdeki 4-5 tane en güzel rafta konuşlanmış kitabını gösterince anımsadım ismini... Her gün gözüme takılan kitapları farketmemişim bile...Sonra çevremde de biraz soruşturunca, cehaletime şaştım kaldım: Italo Calvino'yu bilmeyen yok gibiydi...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Eğer bu sezon bir yerlerde rastlarsanız bu isimlere, kaçırmayın mutlaka izleyin derim. Tekrar izlemek için ben de araştırıyorum ama henüz rastlayamadım.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;N.'ya özel not: "Hasssstalıkk kurakkklıkkkk"&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-588487459517269159?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/588487459517269159/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=588487459517269159&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/588487459517269159'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/588487459517269159'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2010/12/ikiye-bolunen-vikont.html' title='İkiye Bölünen Vikont'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TRTUB89DH1I/AAAAAAAAAQU/2ijHQD98mRw/s72-c/ikiyeBolunenVikont.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-2298628719238784486</id><published>2010-12-28T12:30:00.000+02:00</published><updated>2010-12-28T12:30:00.454+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gelinlik'/><title type='text'>Gelinlik - Gizemle Dolu Bir Yılın Sonunda</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;Blog okuyucularımın hatırı sayılır bir miktarı, gelinlik meselesi ile bağlantılı olarak buraya göz atıyorlardı; bir dönem... Halen tek tük kelime aramaları sonucu gelinlik postlarımı okuyanlar mevcut. Eğer düğün detaylarımla da uğraşsaydım, onları da yazar muhtemelen onları da okunur hale getirebilirdim. Ama uğraşmadım :)&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Gelinliğimin tüm detaylarını burada sorup anlattıktan sonra, bitmiş halini paylaşmadığım için bir çeşit kalleşlik yapmış gibi hissettim hep kendimi. Özellikle de &lt;a href="http://ozguranne.blogspot.com/"&gt;Özgür Anne&lt;/a&gt; hiç üşenmeyip gelinlik ve kuaför fotoğraflarını maille bana göndermişken... Aslında o dönemler fotoğraflarını hazırlamıştım ancak iş paylaşmaya gelince, kendimi bir türlü rahat hissedemedim. Gelinlik kavramı halen çok mahrem ve özel bir şeydi benim için.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ancak geçenlerde gelinliği bir dolaptan başka bir dolaba taşırken, yavaş da olsa meselenin tozlanıyor olduğunu ve mahremiyetin de esnediğini hissettim. Miço gelinliği olabilecek en çekici oyuncak gibi görüp içine dayanılmaz bir istekle atladığında, sinir bile yapmadım :P Hatta hazır içine girdin, dur bakalım deyip onu komik bir erkek gelin kedisi olarak fotoğraflamaya çalıştım ve tabii ki muvaffak olamadım...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Artık gizem perdesini aralamanın zamanı geldi herhalde. Sonuçta, bu da bir elbise, değil mi :D Eğer bir şekilde blogumu 1 senedir takip edebiliyorsanız, geciktiği için üzgünüm ama işte gelinlik fotoğrafları aşağıda :D&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Not: İçinde benim de olduğum fotoğraflar bekliyorsanız, internette kendimi bu kadar kamulaştırmaya halen ısınamadığımı beyan etmek isterim :)&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TRS7dCQ0P6I/AAAAAAAAAPk/Ze4mtm71fvw/s1600/arka1.jpg"&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TRS7dCQ0P6I/AAAAAAAAAPk/Ze4mtm71fvw/s400/arka1.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5554270347952668578" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px; " /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;Bu arka kısmı&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TRS7p30adBI/AAAAAAAAAPs/ltgt-GLpLr8/s1600/arkaDetay.jpg"&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TRS7p30adBI/AAAAAAAAAPs/ltgt-GLpLr8/s400/arkaDetay.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5554270568487482386" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px; " /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;Bu arkadan biraz detay&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TRS8DUKbWqI/AAAAAAAAAP0/jIGfvBVfNkE/s1600/kuyruk.jpg"&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TRS8DUKbWqI/AAAAAAAAAP0/jIGfvBVfNkE/s400/kuyruk.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5554271005592738466" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px; " /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;Arkada ufak bir kuyruk vardı&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TRS8qu0retI/AAAAAAAAAQE/1uuW1374A7s/s1600/OnDetay.jpg"&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TRS8qu0retI/AAAAAAAAAQE/1uuW1374A7s/s400/OnDetay.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5554271682764176082" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px; " /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;Ön taraf&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TRS-X0jtE-I/AAAAAAAAAQM/O10JwRm2x-0/s1600/canta1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TRS-X0jtE-I/AAAAAAAAAQM/O10JwRm2x-0/s400/canta1.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5554273556909331426" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Vee kese olayından hoşlanmadığımı söylemediğim halde -bridezilla olmamak adına - terzimin bana diktiği zarif çanta, ayrıca takı ruj herşeyi içine alabildi, ilgilenenlere tavsiye ederim&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-2298628719238784486?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/2298628719238784486/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=2298628719238784486&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/2298628719238784486'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/2298628719238784486'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2010/12/gelinlik-gizemle-dolu-bir-yln-sonunda.html' title='Gelinlik - Gizemle Dolu Bir Yılın Sonunda'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TRS7dCQ0P6I/AAAAAAAAAPk/Ze4mtm71fvw/s72-c/arka1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-5548790460887345800</id><published>2010-12-25T13:10:00.000+02:00</published><updated>2010-12-25T13:10:01.253+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Miço'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kedi'/><title type='text'>Ateşli Bir Poz</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TREcIgM3qXI/AAAAAAAAAOw/AAhmcCl4FDs/s1600/penguen.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 313px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TREcIgM3qXI/AAAAAAAAAOw/AAhmcCl4FDs/s400/penguen.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5553250747932977522" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Geçenlerde Miço ile şöyle ortalığı sallayacak bir çekim yapalım dedik. Hazırlandık, tüylerimizi tarattır-ma-dık, penguenle yatağa atladık. Penguenleyken çekimimiz daha bir rahat oluyor, atlamalar hoplamalar ısırmalar derken, havaya giriveriyoruz. &lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İşte Miço'nun en sevdiği dekoltesi gerdanı ve bebekliğinden beri kendisine kankalık etmiş olan Penguen'i ile şuh bir poz!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-5548790460887345800?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/5548790460887345800/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=5548790460887345800&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/5548790460887345800'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/5548790460887345800'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2010/12/atesli-bir-poz.html' title='Ateşli Bir Poz'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TREcIgM3qXI/AAAAAAAAAOw/AAhmcCl4FDs/s72-c/penguen.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-1064662270514225103</id><published>2010-12-24T14:00:00.005+02:00</published><updated>2010-12-24T15:14:06.138+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güzel şeyler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='istanbul'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='arkadaşlar'/><title type='text'>Tembel Postu</title><content type='html'>&lt;div&gt;Bu kadar olur :)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TREYfu07XqI/AAAAAAAAAOo/nD3kC6rfb1o/s1600/fener.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 267px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TREYfu07XqI/AAAAAAAAAOo/nD3kC6rfb1o/s400/fener.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5553246748949569186" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Not: Bu güzel fenerle evimi şenlendirdiği için sevgili arkadaşım E'e teşekkürü bir borç bilirim efem :)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;/span&gt;Not2: Bloga eklediğim fotoğraflarımın kadrajının bile bozuk olduğunun farkındayım. Aslına bakarsanız, mükemmel olmayan fotoğraflarıma bayıldığımı da söyleyebilirim...&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-1064662270514225103?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/1064662270514225103/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=1064662270514225103&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/1064662270514225103'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/1064662270514225103'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2010/12/tembel-postu.html' title='Tembel Postu'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TREYfu07XqI/AAAAAAAAAOo/nD3kC6rfb1o/s72-c/fener.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-1178531513571970953</id><published>2010-12-23T12:00:00.002+02:00</published><updated>2011-02-13T01:34:19.814+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seyahat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='içerlerden'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kedi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iş'/><title type='text'>Mükemmel Olmayan Hayata Övgü....</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TREW7Q826XI/AAAAAAAAAOg/ho_-2lUEPYQ/s1600/kahve.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 267px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5553245022942849394" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TREW7Q826XI/AAAAAAAAAOg/ho_-2lUEPYQ/s400/kahve.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kedi sen istemesen de tezgaha çıkmayı sürdürebilir..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Evdeki misafirlikler hiç bitmeyecek gibi gelebilir...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Akşamları eve dönüş yolu hiç geçmeyecek gibi görünebilir...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Pilatesten kaytarmak bazen her şeyden tatlı olabilir...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Almak için uzun aylar düşündüğünüz fotoğraf makinasını keşfetmek için motivasyon bir türlü gelmeyebilir...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sabah erken kalkmalar bir türlü bitmeyebilir...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Arzuladığın gibi bir terfi ufukta hiç olmayabilir...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Çocuk yapmak çok korkutucu görünebilir...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Tayland tatilinin planı kendi kendine bir türlü oluşmayabilir...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Eve koşturarak geldiğinde yemek kendiliğinden pişmeyebilir...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İstediğin gibi bir proje çeşitliliği hayal olabilir...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Üzerine şöyle bir köpüklü kahve içmeye ne dersin? Ohh.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-1178531513571970953?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/1178531513571970953/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=1178531513571970953&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/1178531513571970953'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/1178531513571970953'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2010/12/mukemmel-olmayan-hayata-ovgu.html' title='Mükemmel Olmayan Hayata Övgü....'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TREW7Q826XI/AAAAAAAAAOg/ho_-2lUEPYQ/s72-c/kahve.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-3308724445472634346</id><published>2010-12-22T11:30:00.001+02:00</published><updated>2010-12-22T11:30:00.177+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dünyamız'/><title type='text'>Seninki kaç santim?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TREMe4EcraI/AAAAAAAAAOY/bY42CtPeDcA/s1600/seninki-kac-santim.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 200px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TREMe4EcraI/AAAAAAAAAOY/bY42CtPeDcA/s400/seninki-kac-santim.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5553233540111183266" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://kacsantim.org/"&gt;Greenpeace&lt;/a&gt;'in bu kampanyasından haberiniz olmuştur. Biliyorsunuz, denizlerimizdeki balıklar pek çok farklı sebepten tükeniyor. Greenpeace bu kampanya ile Tarım Bakanlığı'nın yavru balık satışını engellemesini ve yasal balık boylarını bilimsel bir standarda oturmasını istiyor. Evet, konu tabağımızdaki ağlarımızdaki balığa gelince, boyu önemli! &lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Daha fazla bilgi için aşağıdaki kısa notu okuyabilir ve linkteki adrese girip imza kampanyasına katkıda bulunabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://kacsantim.org/"&gt;"2050’de dünyadaki balık stokları tükenecek. Denizleri hala sonsuz bereket kaynağı olarak görüyorsanız çok yanılıyorsunuz. Büyük balıkların %90’ı çoktan yakalandı. Toplam balık stoklarının %60’ı bitti. Geri kalan %40 ise 40 yıl içinde son bulacak. Balıkların bittiği gün deniz yaşamı da bitecek."&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-3308724445472634346?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/3308724445472634346/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=3308724445472634346&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/3308724445472634346'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/3308724445472634346'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2010/12/seninki-kac-santim.html' title='Seninki kaç santim?'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TREMe4EcraI/AAAAAAAAAOY/bY42CtPeDcA/s72-c/seninki-kac-santim.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-3799804142168638336</id><published>2010-12-20T11:30:00.002+02:00</published><updated>2010-12-24T15:14:18.600+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='arkadaşlar'/><title type='text'>Onor Bumbum</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TQ6HVmfCocI/AAAAAAAAAOQ/DAQBkIy51f4/s1600/1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 250px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TQ6HVmfCocI/AAAAAAAAAOQ/DAQBkIy51f4/s400/1.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5552524195772146114" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Bir haftadır myspace.com' un ana sayfasını açtığımda arkadaşımla göz göze geliyorum. Çok havalı değil mi.. Kesinlikle. &lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.onorbumbum.com/"&gt;Onor Bumbum&lt;/a&gt;'un yeni çıkacak albümü için geri sayım başladı. İlk klibi hazır, sanal ortamlarda izlenebiliyor. Şarkıların albüm versiyonları web sayfasında var ve kısa kısa dinlenebiliyor. Bir &lt;a href="http://www.onorbumbum.com/"&gt;tık&lt;/a&gt;'layıp fikir edinmenizi tavsiye ederim. Yeni şeylere açık olmalı insan değil mi... En azından kendisi ile yaklaşık 5 sene kadar önce tanıştığımda ben öyle yapıyordum. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Çoğu şarkısını arkadaş-takipçi kategoryasından biliyor olsam da, beni şaşırtan versiyonlar oldu bu albümde. Ayrıca yepyeni güpgüzel şarkılar yazmış Onur. Örneğin; Aynı Yollar, 4 nolu parça, repeat'e alıp saatlerce araba kullanırken dinleyebilirim. Lütfen girmişken o şarkıya da kısacık bir göz atın.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu güzel parçaları gene gözümüzün içine baka baka, macbook'una basa basa canlı söyleyeceği günleri iple çekiyorum. Bir tarih karmaşası sebebiyle tanıtım konserini kaçırdım. Sonraki konserde bir sürü dinleyici Onur'a ezbere eşlik eder diye kıskanmıyor da değilim. Az bilinen güzel şeyleri paylaşmaktan hoşlanmıyor insan... Ama artık yuvadan uçma zamanı geldi. Apartman dairesinden bozma ilginç mekanlarda verilen tadımlık konserler yerini, elektronik müziğin canlı enstrümanlarla yeniden keşfine bırakacak...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hava dışarda buz gibiyken sizi bambaşka dünyalara ve ruh hallerine sürükleyecek bir müziğe umarım hazırsınızdır. Herkese iyi haftalar...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-3799804142168638336?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/3799804142168638336/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=3799804142168638336&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/3799804142168638336'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/3799804142168638336'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2010/12/onor-bumbum.html' title='Onor Bumbum'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TQ6HVmfCocI/AAAAAAAAAOQ/DAQBkIy51f4/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-5918687072416239462</id><published>2010-12-19T01:14:00.005+02:00</published><updated>2010-12-24T15:14:28.273+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seyahat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='istanbul'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='arkadaşlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şehir'/><title type='text'>Cihangir</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TQ1ENPlZpdI/AAAAAAAAAOA/og0FSkmMcbI/s1600/mariposa_butik.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 267px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TQ1ENPlZpdI/AAAAAAAAAOA/og0FSkmMcbI/s400/mariposa_butik.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5552168909930079698" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Aylar önce gittiğimiz Cihangir kızlar gezmesinden... Hatta üzerinden ne kadar geçtiğini öğrenmek için yarın sabah kızlara sormam gerek. Hisar'daki Nar'da... Ehem... Bir keyif sabahı olması dileğiyle yatağa ışınlanıyorum... Pankek ve iyi pişmiş jambonla günah dolu bir kahvaltı olmasını umuyorum. Sessiz blogum için üzgünüm, yakında dönerim. Sevgiler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-5918687072416239462?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/5918687072416239462/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=5918687072416239462&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/5918687072416239462'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/5918687072416239462'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2010/12/cihangir.html' title='Cihangir'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TQ1ENPlZpdI/AAAAAAAAAOA/og0FSkmMcbI/s72-c/mariposa_butik.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-8504127567178416857</id><published>2010-11-24T10:40:00.003+02:00</published><updated>2010-12-24T15:01:54.609+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güzel şeyler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='içerlerden'/><title type='text'>Annem</title><content type='html'>Gençken benzememek için delicesine çabaladığım kadına şimdi benzediğim için, gururla karışık bir neşelenme hissi yaşamıyor muyum... İşte buna bayılıyorum. Kendimi ters köşe etmiş olmama. Hatta anneme benzemeyi geçtim, annaneme bile benzediğim için kabarık bir gurur duyuyor, teyzeme de benziyor olabilirim diye içten içe araştırıyor; ilgili damardan tüm kadın efradını kucaklıyor ve içselleştiriyorum bir süredir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kedi meselesi örneğin. Annemin de kedisi var, Miço'dan da küçük hatta. Kardeşimin yaptığı bir emr-i vaki diyelim. Son 9 aydır kedili bir insan olarak düşünüp hayıflanıp duruyorum; bir ailemizin kadınlarına bakıyorum, bir de annemle bana yani "şehirli biz"e ve şaşırıp kalıyorum: Bizim evde hayvansız yaşamaya çalışmamız tam bir saçmalıkmış. Annanemin hayvanlarını, teyzemin kedilerini köpeğini ve bütün kedilerinin adının garip bir tesadüfle hep "Garip" oluşunu düşününce. Neyi ispatlamaya çalışmışız bilmem :) Annanem Anadolu yerlisiydi, Manav yani. Bence nesiller nesiller boyu geriye gitsek de tablo değişmez, ailesine ve onun yanında bir de hayvana sahip çıkan, ayağı toprağa basan kadınlar görürüz - gibi geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra daha çekirdek durumlar da var. Annemin pilot kalemleri mesela. Siyah pilot kalem. Evde kağıt okurken, okulda -kimya öğretmeni olduğu için beyaz önlük giyerdi- önlüğünün üst cebinde. Şimdi bir de bana bak: Ofiste pilot kalemsiz hayatta kalamıyorum. Benim de boynuma astığım kimlik kartım var şimdi ve onun ucuna kalemi takmak hoşuma gidiyor, bir toplantıya giderken. Sabah sabah nereden aklıma geldi bunlar değil mi.. Yeni bir kalem aldım geçen hafta, biraz farklı pilottan ama tabii ki siyah mürekkepli. Aa ne güzel, bu tıkanmayacak herhalde son aldığım pilotlar gibi diye sevindim. Pilotu çöpe attım. Bak şimdi bunu söyleyince içimi bir hüzün kapladı. Ama üzülmemeliyim aslında, nesiller arası progresyon böyle bir şey olmalı: Pilot kalem eskir, değiştirilebilir ama siyah mürekkepli kalem saplantısı devam eder. Bizim ailenin şehirli kadınlar kısmında en azından yani :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birinin kağıt üzerinde dalıp gitmiş çalışıyor olması beni hipnotize eder. Her zaman. Birini böyle çalışırken görsem, o kağıt hışırtısının ve beyin dalgalarının menziline girip huzura ermek için can atarım. Bununla ilgili de tuhaf bir tezim var: Evdeki en sessiz en herkesin kendi içine döndüğü kış akşamlarında, sobada odun çıtırdarken ve biz de uykuya doğru yol alırken, annem bir köşede sessiz genelde kağıt okur ya da ders hazırlar olurdu. Beni bu anlara döndürdüğünü düşünürüm, sakince çalışan bir insanın sessizliğinin. Şimdi isterim ki bizim de çocuğumuz böyle akşamlarda sessizlikte kendini bulsun, ama klavye tıkırtısı aynı hissi verir mi bilmem... Bak bu da hüzünlü oldu şimdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nereden girdim, nerelere geldim. Anneciğim, öğretmenler günün kutlu olsun. Bence mükemmel bir öğretmensin. Mesleki olarak da ebeveyn olarak da. İş henüz başa düşmedi ama düşerse nasıl altından kalkacağız bilmem; bütün bu şeyleri çocuğumuza öğretmeyi nasıl başaracağız.... Akşam yemeğinde keyifle bir kuantum mekaniği(!) sohbeti nasıl yapacağız... Ben temel fen'i falan da hep unutmuşum anne!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-8504127567178416857?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/8504127567178416857/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=8504127567178416857&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/8504127567178416857'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/8504127567178416857'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2010/11/annem.html' title='Annem'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-4357137187227912445</id><published>2010-10-26T00:15:00.001+03:00</published><updated>2010-12-24T15:02:18.924+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Miço'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güzel şeyler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kedi'/><title type='text'>Kediler ve Lakaplar</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TMXz0UDTquI/AAAAAAAAANo/TX92nCk2XL0/s1600/20062010036.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TMXz0UDTquI/AAAAAAAAANo/TX92nCk2XL0/s400/20062010036.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5532095797355850466" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kedimizin ismi kolay ve anlaşılır, ama yine de sürüsüne bereket lakabı var. Paylaşmak istedim. İşte Miço'nun lakapları:&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Miçoma&lt;/li&gt;&lt;li&gt;(Alman arkadaşımızın taktığı) Miçi&lt;/li&gt;&lt;li&gt;(Kuzenimin henüz konuşamayan kızının söyleyebildiği) İçço&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Muçaça&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Muçuka&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Oğlum, oğluşum&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Sarı p.pi çamaşır ipi (kısırlaştırmadan önceki haftalarda gündemimiz biraz değişikti)&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Kuşum, balığım&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Kedik&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu kadar farklı isimle seslenmemize rağmen, Miço adını her duyduğunda bakar... Eee pardon, eğer canı isterse bakar :)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Zat-ı muhteremin bir de şarkısı var. Kendisinin hiçbir katkısı olmamasına rağmen, şarkı artık onunla bütünleşti. Hızlı ya da yavaş versiyonları var bu şarkının ve kedimizi özlediğimiz, onunla eğlendiğimiz zamanlarda söylüyoruz (nedense). Ya da örneğin ben mamasını değiştiriyor ya da kutusunu balkona koyacağımı söylüyorum, eşim kediciğimize acıyıp kararımdan vazgeçmem için şarkısını söylüyor... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Miço bazen de bizimle konuşuyor. Nasıl mı? &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bir gün tezgahta salata yapıyordum ve Miço çılgın bir şekilde yanıma geldi. Miyavlamaya başladı, bir şeyler istediği belliydi. Öyle sabırsızdı ki, elimde ne varsa sırayla koklatmaya başladım, belli mi olur belki istemiştir diye. Soğan, ıııımmmpf burun kıvırdı. Domates, hmmm belkiiii.. Ama değil. Marul?! Marul mu haayır. Ama hala miyavlıyor, hala ısrar ediyordu. Artık dayanamadım ve en iyisi kendisine sorayım dedim. Aramızda şöyle bir mono(diya?)log geçti:&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ben:-Asla istemeyeceğini bildiğim halde- "Miço soğan mı istiyorsun? "&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Miço: -Çok kısa ve sert bir şekilde -"Ma!" &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ben: "Domates?"&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Miço: "Ma!"&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ben: "Yemek?"&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Miço:"Ma!"&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ben:"Tavuk?"&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Miço:"Ma!"&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ben:"Su? Miço su mu istiyorsun?"&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Miço: -Kıvrak bir a ile ve kafayı eğerek "Maaaaaaaaaa"&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ben:"Su mu istiyorsun gerçekten?"&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Miço: "Maaaaaaaaaaa"&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Miço az sonra ona verdiğim suyu kana kana içti. Bana da içimde benimle konuşmuş olabileceğine dair derin bir şüphe bıraktı... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bazen koridorda karşısına aniden çıkarız, banyo kapısını açmayız ya da işte, topunu istediği gibi atamayız. Bir şikayet allahım, bir şikayet. Homur da homur, homur da homur. Söylenir gider. Azarlar resmen bazen :) &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Beni ne kadar ısırsan da, babandan ne kadar kıskansan da Miço seni çookk seviyorum. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-4357137187227912445?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/4357137187227912445/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=4357137187227912445&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/4357137187227912445'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/4357137187227912445'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2010/10/kediler-ve-lakaplar.html' title='Kediler ve Lakaplar'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TMXz0UDTquI/AAAAAAAAANo/TX92nCk2XL0/s72-c/20062010036.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-4185685445562575546</id><published>2010-10-24T01:23:00.003+03:00</published><updated>2010-12-24T15:02:38.777+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='film'/><title type='text'>Stranger Than Fiction</title><content type='html'>Bu satırların devamı bolca spoiler içermektedir. O yüzden güzel bir filmi kaçırmak istemiyorsanız, devam etmemenizi öneririm.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Dün gece tnt'de sanırım, bu filmi iki kez, bir seferinde sonundan bir seferinde de başından başlayarak izledim. Son zamanlarda güzel bir kitap okuyamadığımdan olsa gerek, Emma Thompson'ın mükemmel oynadığı yazarı ağzım açık izledim. Ve dinledim. Ne akıcılık... Böyle bir kitaba ihtiyacım var...&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Film de çok iyiydi, pek çok açıdan. Yeniden izlemeye ihtiyacım var; ama yine Emme Thompson'a kapılma riskim çok fazla!! :)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Aşağıdaki sözler filmin son sahnesinden. O yüzden koşarak kaçın diyorum; ofiste ara ara göz atabilmek için not almak istedim buraya... Sevgiler.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;"As Harold took a bite of Bavarian sugar cookie, he finally felt as if everything was going to be ok. Sometimes, when we lose ourselves in fear and despair, in routine and constancy, in hopelessness and tragedy, we can thank God for Bavarian sugar cookies. And, fortunately, when there aren't any cookies, we can still find reassurance in a familiar hand on our skin, or a kind and loving gesture, or subtle encouragement, or a loving embrace, or an offer of comfort, not to mention hospital gurneys and nose plugs, an uneaten Danish, soft-spoken secrets, and Fender Stratocasters, and maybe the occasional piece of fiction. And we must remember that all these things, the nuances, the anomalies, the subtleties, which we assume only accessorize our days, are effective for a much larger and nobler cause. They are here to save our lives. I know the idea seems strange, but I also know that it just so happens to be true. And, so it was, a wristwatch saved Harold Crick."&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-4185685445562575546?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/4185685445562575546/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=4185685445562575546&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/4185685445562575546'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/4185685445562575546'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2010/10/stranger-than-fiction.html' title='Stranger Than Fiction'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-1206048997994515053</id><published>2010-10-18T00:01:00.004+03:00</published><updated>2010-12-24T15:04:02.609+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yemek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='film'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iş'/><title type='text'>Damar</title><content type='html'>Şu an damarlarımda birkaç gündür hayal ettiğim gibi tereyağı koşuyor. Tereyağı ve karidesten kaynaklı kolesterol. Alkol de dört nala koşuyor, sanırım cümlelerimde tekrarlarımın sorumlusu çoğunlukla odur. Behzat Ç.'yi rakı eşliğinde izledik, bir karar değildi ama kesinlikle ileride değerlendireceğimiz bir durum oluşturdu.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Behzat Ç.'yi izleyin. Haftalardır çok da bağırmamaya çalışarak etrafımda bu etkiyi yaratmaya çalışıyorum, ancak artık bağırabilirim: İzleyin la! (La, lan'ın Angara ağzındaki versiyonuymuş. Ben bilmem, ama çok sevdim. Kocam yıllardır kullanırmış ama anlamazmışım.)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;"Ye, Dua Et, Sev" bana hiç iyi gelmedi. İtalya'da takıldım kaldım. Zaten filmin baş kahramanının sonunda aşık olduğu adam rehber çıkınca da (ehem), beni bir rahatlıktır aldı gitti. O günden beridir yemeğe kalite peynir kesmediğim akşam olmadı... Yahut şarap açmadığım.. Acılı kuru fasulye pişirdiğim zaman dışında. Sevgili eşim (tekrar kocam demeyeyim dedim) nasıl da hazır ve kötü yemekten nefret ettiğini anlatır dururdu, algılamam geç oldu ve bittabi ki göbekle geldi bu algılayış.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bir ülkede ve bir şehirde tıkılı kalmak hiç bana göre değil(di). Üniversitede herkes iş güç anlatırdı, ben asla burada yaşamazdım. La noldu o kıza (lan demedim, la dedim). Bir gün ofis kariyer namına herkese tepik atıp bi haltlar edeceğim. Edemezsem de; ne kuduzmuşum diyeceğim. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Tatlı bir Pazar günü oldu. Kardeşimle Moda'ya gittik. Bal gibi bir hava. Ahh eski mahallem. Kokoreççi amca bizim gittiğimiz saatte sanırım bütün tezgahı satıp kaçmıştı, o yüzden çay bahçesinde aç karnına "kötü çay" içtik. Kemal'e gitmedik çünkü Kemal'e gidemiyorum. Yazları ağaçların çok sık olmasından belki havasının çok bunaltması ve her daim bitmemecesine yer bulunamaması, o yeni gelen yer gösteren kızlar, kışın gelen laylonlu oturma alanları... Gidemiyorum artık. Bir zamanlar Pazar kahvaltısı sonrası uyuyakalmıştım o minderlerde. Ehliyet sınavından çıkmıştım galiba. Kucağımda gazete ekleri uyuyakalmışım.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sonra çarşı içinden balıkları, karidesleri ve sebzeleri aldık. Manav beni kazıklamasına rağmen güler yüzle "yine bekleriz" dediği için Kadıköy Çarşı'yı ne kadar özlediğimi farkettim. Eskiden her akşam alışverişimi oradan yapardım e çünkü orada yaşıyordum. Ama tabi eve gelince marulu açtığımda abiye güzelce bir saydırdım, taze soğanı görünce iyice coştum. GS de yeniliyordu hem, salondaki bağrış çağrıştan kimse beni duymadı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yarın işe gidilcek. Şu an karşıya yüzsem enerjim tükenmez (hello tereyağı) . Ama uyumayı başarmam gerekiyor. Son 1 aydır iyice bıraktım, uykusuz takılıyorum. Vücudum ne zaman iflas eder diye bekliyordum ama sandığımdan dayanıklı çıktı kerata. Daha geçen Cuma pes etti. 9'da koltukta uyuyakaldım. Bilmiyorum, bu nasıl bir eksikliktir ancak bende "hadi yatağa gideyim de uyuyayım" ayarı yok. Böyle bişey tanımlı değil. Nasıl tanımlarım?! Yok yani...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-1206048997994515053?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/1206048997994515053/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=1206048997994515053&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/1206048997994515053'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/1206048997994515053'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2010/10/damar.html' title='Damar'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-4088503618372449992</id><published>2010-10-10T01:08:00.004+03:00</published><updated>2010-12-24T15:04:22.111+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Miço'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güzel şeyler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kedi'/><title type='text'>kedili ev</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TLDu5w5rQsI/AAAAAAAAANg/ZvaRCSjzsLk/s1600/IMG_0629.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 267px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TLDu5w5rQsI/AAAAAAAAANg/ZvaRCSjzsLk/s400/IMG_0629.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5526179418930365122" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Havanın yağmurlu olması, kaloriferlerin yanması, ekmeğin üzerinde nutella olması ve bir evin kedili olması ne de güzel bir-şey-dir.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kısa postu büyük fotoyla tamamlayarak kaçıyorum. Uykuya dalmadan önce Kaptan Jack Sparrow'u okulunda isyan çıkarmak için mektupla çağıran küçük kızı düşüneceğim sanırım. Pofuduk yorganların ve buluttan düşlerin arasında...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-4088503618372449992?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/4088503618372449992/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=4088503618372449992&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/4088503618372449992'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/4088503618372449992'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2010/10/kedili-ev.html' title='kedili ev'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TLDu5w5rQsI/AAAAAAAAANg/ZvaRCSjzsLk/s72-c/IMG_0629.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-5001911491013598265</id><published>2010-10-02T00:45:00.004+03:00</published><updated>2010-10-02T00:58:58.276+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çalmak / Söylemek İstediğim Şarkılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><title type='text'>Halet-i Ruhiyemi Takdimimdir</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TKZY_Y7TyFI/AAAAAAAAANI/N2QHXhkZNhM/s1600/zebra.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 250px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TKZY_Y7TyFI/AAAAAAAAANI/N2QHXhkZNhM/s400/zebra.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5523199839062706258" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;object width="150" height="50" align="middle"&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="sameDomain"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;embed src="http://muzicons.com/musicon_v_srv_new.swf" width="150" height="50" menu="false" quality="high" align="middle" type="application/x-shockwave-flash" flashvars="&amp;amp;nomuz=muzicon%20unavailable&amp;amp;site=http://muzicons.com/&amp;amp;icon_pic=44.png&amp;amp;music_file=http://listen.musicmp3.ru/4f9f7fac115e9176&amp;amp;bg_color=ffcc00&amp;amp;type_of_clip=simple_text&amp;amp;text_color=FFFFFF&amp;amp;text_message=Mr.+Zebra&amp;amp;buy_link=http%3A%2F%2Fmusicmp3.ru%2Fartist_tori-amos__album_boys-for-pele.html%3Fref%3D1708%235" wmode="transparent"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Hello Mr.Zebra,&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Can I have your sweater?&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Cause it's cold cold cold&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;In my hole hole hole.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Ratatouille Strychnine&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Sometimes she's a friend of mine&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;With a gigantic whirlpool&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;That will blow your mind&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Hello Mr.Zebra&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Ran into some confusion&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;With a Mrs.Crocodile-dile-dile&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Furry muscles marching on&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;She thinks she's Kaiser Wilhelm&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Or a civilised syllabub&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;To blow your mind&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Figure it out&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;She, she's a goodtime fella&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;She got a little fund to fight for Moneypenny's rights&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Figure it out&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;She, she's a goodtime fella&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Too bad the burial was premature&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;She said and smiled!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Çokça yorgun, gene de neşeli. Biraz üşümüş sarınmış, biraz da serin havayı huzurla kucaklamış. Adaçayı yapmış. Yarısını içememiş. Çikolataları ardı ardına lüpletmiş. Kedi yüzünden beyiyle didişmiş. Ama sonra tatlı tatlı barışmış. Koşuşturmalı bir haftasonu ihtimali gözünü korkutmuş bu sefer. Plansız, her zamankinden beter. Bir moddayım bu akşam. Otursam da hayali piyanomda şu şarkıyı çalsam, hayali çocuğuma...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-5001911491013598265?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/5001911491013598265/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=5001911491013598265&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/5001911491013598265'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/5001911491013598265'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2010/10/halet-i-ruhiyemi-takdimimdir.html' title='Halet-i Ruhiyemi Takdimimdir'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TKZY_Y7TyFI/AAAAAAAAANI/N2QHXhkZNhM/s72-c/zebra.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-8107991815895478688</id><published>2010-09-11T02:10:00.001+03:00</published><updated>2010-12-24T15:04:52.899+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seyahat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='film'/><title type='text'>Ha Ha Ha - Çok Komik</title><content type='html'>Yine bir bayram dönüşü, hava patladı. 13 yıllık İstanbul yaşantımda bu durumu kaç milyon kez yaşadım bilemiyorum. Haritayı büzüştürsen yanyana gelecek iki şehir ama Bursa - İstanbul yolu her sonbahar eziyete döner, taa ki ertesi bahara kadar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alışveriş merkezinde kuzu kuzu gezerken bugün, annem aradı. Deniz patladı, "kuzu"lar göründü, sahilden metrelerce içeriye su taşıyor diye... Hah dedim, negzeeel.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annem heyecanla arayınca, ido'yu iptal seferler için çaldırıp kapatmak farz oldu. ido bana "yine kontürün mü bitti cicim" diye döndü ve iptal seferleri sıraladı: Neredeyse tüm öğleden sonra deniz taşıtlarıyla hop hop etmek yassaktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görev bilinci yüksek olunca, annem bize uyan otobüs şirketlerine de ulaşıverdi ve gördük ki; Cumartesi - Pazar'a bilet yok. Aaaa çok şaşırdım. Tam sinemada ara vermişiz, mutlu mesut &lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt1323594/"&gt;Gru'yu ve minyonlarını&lt;/a&gt; izliyoruz. Uzay üssü gibi bir salon. Sanki roketin içindeyim, tuhaf 3D gözlükler de cabası.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Telefonu sakince kapattım. Filmin diğer yarısını mevzuyu hiç düşünmeden izledim. Zaten başıma gelecek belli -&gt; Cumartesi hava patlar da dönemezsem, bayram dönüşü Pazar günü zor dönerim: Referanduma da yetişemem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu an dışarda manyak gibi rüzgar var. Sanırsın kar fırtına tipi. Sinir stres değilim henüz, ama olmama ramak kaldı. Şu küçücük deniz Marmara'nın yarattığı aksiyona inanamıyorum. Belki de küçük deniz olduğu için durağan değildir - felsefi &amp;amp; fiziki dönderme. Yarın için şansa ihtiyacım olabilir. Sevgili gezegenim Jüpiter'den bekliyorum artık bir güzellik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkese iyi bayramlar! Eve dönüş yolunda da hayırlı yolculuklar!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-8107991815895478688?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/8107991815895478688/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=8107991815895478688&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/8107991815895478688'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/8107991815895478688'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2010/09/ha-ha-ha-cok-komik.html' title='Ha Ha Ha - Çok Komik'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-7998063139886142945</id><published>2010-09-02T00:10:00.000+03:00</published><updated>2010-09-03T00:11:10.758+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='istanbul'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şehir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iş'/><title type='text'>What Part of Forever...</title><content type='html'>Uykusuzluk ve yol... 24 punto ve bold karakterleriyle aylardır üzerimde oturuyor bu ikisi. Kariyerimin de muhtemelen. Gözlerim boş bakıyor. Beynim uyuşuk. Ölen beyin hücrelerimin haddi hesabı yoktur. &lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yollarda perişanım. Servis koltuklarına yapışık yaşıyorum. Koltuklardaki mite'lar ve başka insanların saç telleri en yakın arkadaşlarım.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Taşınma konusunu açmayalım, istemiyorum. Sadece birazcık ama birazcık erken yatabilmeyi öğrenmek istiyorum. Ama kaskatı bir direnç var içerilerde benim, bazı konulara karşı. Oturup ele alıyorum ve sonra gene eskisine dönüyor. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;"What part of forever, don't you understand... " Hem aşkı anımsatıp karnımı gıdıklayan bir şarkı bu. Hem de nedense bitmeyen yolları, bu aralar...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Şimdi bu şarkı ile uyuya kalacağım... Filmlerde hani kahraman koca bir macerayı tamamlar ve neşe ile uykuya dalır ya. İşte öyle :)&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;object width="250" height="250"&gt; &lt;param name="movie" value="http://listen.grooveshark.com/widget.swf"&gt; &lt;param name="wmode" value="window"&gt; &lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt; &lt;param name="flashvars" value="hostname=cowbell.grooveshark.com&amp;amp;widgetID=22389366&amp;amp;style=metal&amp;amp;bbg=000000&amp;amp;bfg=666666&amp;amp;bt=FFFFFF&amp;amp;bth=000000&amp;amp;pbg=FFFFFF&amp;amp;pbgh=666666&amp;amp;pfg=000000&amp;amp;pfgh=FFFFFF&amp;amp;si=FFFFFF&amp;amp;lbg=FFFFFF&amp;amp;lbgh=666666&amp;amp;lfg=000000&amp;amp;lfgh=FFFFFF&amp;amp;sb=FFFFFF&amp;amp;sbh=666666&amp;amp;p=0"&gt; &lt;embed src="http://listen.grooveshark.com/widget.swf" type="application/x-shockwave-flash" width="250" height="250" flashvars="hostname=cowbell.grooveshark.com&amp;amp;widgetID=22389366&amp;amp;style=metal&amp;amp;bbg=000000&amp;amp;bfg=666666&amp;amp;bt=FFFFFF&amp;amp;bth=000000&amp;amp;pbg=FFFFFF&amp;amp;pbgh=666666&amp;amp;pfg=000000&amp;amp;pfgh=FFFFFF&amp;amp;si=FFFFFF&amp;amp;lbg=FFFFFF&amp;amp;lbgh=666666&amp;amp;lfg=000000&amp;amp;lfgh=FFFFFF&amp;amp;sb=FFFFFF&amp;amp;sbh=666666&amp;amp;p=0" allowscriptaccess="always" wmode="window"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-7998063139886142945?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/7998063139886142945/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=7998063139886142945&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/7998063139886142945'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/7998063139886142945'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2010/09/what-part-of-forever.html' title='What Part of Forever...'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-7693149074575325602</id><published>2010-08-12T23:59:00.002+03:00</published><updated>2010-12-24T15:05:17.838+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Miço'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kedi'/><title type='text'>Sıcakh</title><content type='html'>Çalışmanın beni pek mutlu ettiği günler bunlar. Ofiste hırka giyiyorum!!! Öylesine köklenmiş bir klima düzeneği ile karşı karşıyayım. Tutulup kalmamak işten değil.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Oğlumuz kedimiz ayı gibi oldu. Hangi macerasını anlatsam bilemiyorum. Büyümesi yavaşladı - neyse ki - ayrıca olgunlaşma namına bazı emareler de görülüyor. Aynı bir çocuk gibi; yakın zamanda başka bir tantrumu, ergenliği (!) ile uğraşmak zorunda kalacağız. Kaldı şurada 1 ay en fazla...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yatak odasında da kediyle hakimiyet savaşları sürüyor. Artık bazı sabahlar üç kişi uyanıyoruz. Gece Miço yaramazlık yaparsa -uykumda bacağımı ısırmak gibi- yataktan atıyorum, yerde yine yanı başımızda uyuyor. Geçen Cumartesi sıcağın da etkisiyle kendimi öğle uykusuna bırakmıştım;Miço da bana eşlik etti, şahaneydi. Ayaklarımın dibinde uyudu, uyudu uyudu...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Tabii bu hakimiyet savaşlarının baştan kaybedilmiş olduğunu söyleyeniniz çıkabilir. Zira eskiden Miço'nun yatağa girme izni de yoktu. Alan açma konusunda mükemmel ve örnek alınası davranışlar sergiliyor, elim kolum bağlanmış bir şekilde ama takdirle izliyorum :P&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Uyku bu aralar haram herhalde. Gecede 3-4 kez uyanıyorum, sıcaktan, vantilatörün sesinden, zavallı yorgun kocamın homurtularından... Serviste pelte gibiyim. Sabah şirkete vardığımızda araçtan inince, 3-5 adım neredeyim nereye yürüyorum idrak yok, o derece pelte.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Uzunca bir yazamama arası vermiştim. Yetiştirmem gereken bir proje vardı, mesai yaptım bir ay boyunca. Şikayetçi değilim, ekmek parası. O arada yazılacak şeyler ve ifade edilecek duygular birikse de, elimden gelmedi bir türlü. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sizinle aramızı tekrar ısıtmak için Miço'nun bir fotosunu paylaşayım dedim ama dandik Vista bir SD kartı bile okuyup gösteremedi. Hayret bişey. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Herkese iyi uykulaar! En azından Atlantik'in doğu yakasındakilere :)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-7693149074575325602?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/7693149074575325602/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=7693149074575325602&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/7693149074575325602'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/7693149074575325602'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2010/08/scakh.html' title='Sıcakh'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-3293204642299130953</id><published>2010-08-11T22:30:00.004+03:00</published><updated>2010-08-11T08:38:54.890+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sonisphere'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='konser'/><title type='text'>Sonisphere Gün 3 (Obey Your Master)</title><content type='html'>* Haftanın ve konser koşturmacasının yorgunluğu ile felaket sıcak bir güne oldukça geç uyanıyorum. Kim hazırlanıp gidecek şimdi yine yine yine... Sevgilim geç gelecek, çünkü işi çıktı. Ve 3 günlük biletleri almamızın asıl sebebi olan bir kaç grubu izleyemeyecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Sonunda gereken enerjiyi zor da olsa topluyoruz. Bugün üşenmiyor, siyah ojelerimi sürüyor, makyajımı yapıyorum ! Siyah ACDC tşörtü, streç lacivert jean ve kocaman botlarlayım. Kardeşim eski trash'çilere benzediğimi söylüyor. Hakkaten de öyle olmuşum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Karaköy'den İnönü'ye taksi tutmak zorunda kaldık, ben yine tramvay seçeneğini unuttuğum için! Taksici yolda 16 yaşındaki oğluna bu konserlere gitmek için izin vermediğini anlatıyor. Biz iki kardeş, abiyi ikna çabasındayız. Bari seneye izlesin çocuk. Yol ve kuyruk durumunu da taksiciden aldık: Adamcağız tüm gün bu çevrede çalışmış, kalabalığa, trafiğe ve siyah tşört sayısına inanamamış!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Yandaki kapının kuyruğuna Dolmabahçe'den girdik! 5 dakikalığına biletimi kaybettim paniği yaşadım. Of içeri girelim artık. Sevgilimin favori grubu Anthrax içerde çalıyor şu an.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Girdik! Bu sefer eski yerimize değil, biletimizin olduğu yere yöneliyorum. Tabii ki dolu. Mis gibi yeri kapmışlar çoktan. Gidip arıza çıkartıp orayı boşalttırmakla sakince takılmak arasında salındım birkaç dakika. Umursamamaya karar verdim. Yeni yerimiz de güzel..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Kardeşimin arkadaşları da yanımızdalar. Bir sürü yer tuttuk, rahatız. Anthrax bitti. Hiç bir şey anlamadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Megadeth biraz bekletiyor. Bu deneyimi - normalde bütün konserleri çok ayık izlerim - bir bira ile taçlandırmaya karar verdim, fakat açım! Köfte-ekmek ve bira kuyruğunun az olduğu bir yer bulmam lazım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Köfte ekmeğimi kemirerek bira kuyruğunda beklerken, bir bira alana haftaya yapılacak Unirock için iki adet bilet verdiklerini öğreniyorum. O büfeye özelmiş, kimseye duyurmayın, biletler bitene kadar organizasyon şirketinden bir sürpriz! Biletleri kapıyor, bir elimde plastik bira bardağı, ağzım köfte dolu bir elimde de köfte-ekmek varken arkadaşlara rastlıyorum. Hızla beleş bilet olayını anlatmaya çalışıyorum ağzım halen doluyken, aldığım tepki : "Şaka yabmıyosun di mi?!?!" oldu. La git, bak şakayı görürsün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Beleş biletleri kardeşime hibe ettim. Sevinçten göbek attı. Bir haftada iki festival bana fazla. Sağlam gruplar da varmış iyi mi. Bunu duyan kardeşimin bir arkadaşı - biletleri sonra satarım çakallığı ile- 4 bira karşılığı 8 bilet alıp gelmiş. Birden oturduğumuz sırada bira enflasyonu oldu. Du du Megadeth başlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Anaaa Megadeth. De ben hiçbir şey anlamıyorum şarkılardan. Ses çok kötü. Ben de unutmuşum şarkıları. Yok ama ses çok kötü. Kardeşimin 4 bira alıp gelen arkadaşı meğer içki içmezmiş. Yüreğimiz nimetin ziyan olmasına izin vermiyor. Sıcağın alnında gelsin ikinci biralar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Çevredeki herkes beleş bilet kapmış, herkesin kahramanı durumundayım şu an. O yüzden emrettim, iki kişi iki yandan şu an bana bira içiriyor, bir üçüncüsü de fıstıkla besliyor. Megadeth neymiş :PP&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* A Tout Le Monde!!! Sonunda bir şarkının tadına varıyorum. Ah Megadeth, ben senden bişey anlamadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* O kadar içtik, tabii ki tuvalete gitmek icap etti. Yolu bulamadım, yarım saat dolandım, bir geldim tuvalet sırası felaket ve fekat ben öleceğim sanırsam. Kuyruktaki kızlarla isyan ettik ve İnönü stadının erkekler tuvaletlerine daldık. Hepsi siyah makyajlı tuhaf giyimli bu kızlarla isyan etmek çok eğlenceli oldu, ayrıca herkesi ben galeyana getirdim niheh. Bu arada organizasyondan birini yakalayıp haşladığımı ve sonsuz nezaketle karşılaştığımı da belirtmek isterim. Ama çözüm üretilmedi tabii ki. Erkekler tuvaletini de 3 gündür kızların paso kullandığını öğrenmiş olduk böylece, içeride erkekten çok kız var :) İsyan hafif yalan oldu :P&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Slayer. Sevmem. Geçsin bitsin. Amanın sevgilim geldi, yihu yihu!! Onu da doyurmak lazım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Metallica'ya geri sayım başladı. Sevgilimle kuyruktayız. Heyecan dorukta. 99'da Metallica'yı Ali Sami Yen'de izlemiştim, bakalım şimdi nasıl geçecek!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Evet, katılıyorum ki bu adamlar bir başka. Sahne arkasındaki dev ekrandan tutun, konserin yönetmeninin seçtiği görüntülere, alevli şovlara ve setliste kadar! 99'daki konsere çok benzeyen bir setlist bu ama işte Metallica da bununla güzel dinleniyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Çok çok iyiydi. Çok güzeldi. Son anlarda elimizden geldiğince fotoğraf çekmeye çalıştık. Bir ara video bile çektik. Ben headbang yaparken yakalandım. Eşim; "Eveeet ananız böyle kafa sallardı diye gösteririm çocuklara ilerde" diyordu bir ara...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Obey your master, arkadaş! Budur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-3293204642299130953?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/3293204642299130953/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=3293204642299130953&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/3293204642299130953'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/3293204642299130953'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2010/07/sonisphere-gun-3-obey-your-master.html' title='Sonisphere Gün 3 (Obey Your Master)'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-8885013723254176546</id><published>2010-08-09T00:40:00.005+03:00</published><updated>2010-08-09T01:07:44.131+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='içerlerden'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iş'/><title type='text'>Ukte</title><content type='html'>Çocukken, büyüdüğümde hangi mesleği yapmak istediğimle ilgili ilginç bir şey söylerdim: "Bilim kadını olacağım". Bu 5-6 yaş civarı kafama taktığım bir şeydi ve bir süre kendimi bir icat yapmış olarak dergi kapaklarında hayal etmemle ergenliğe doğru sızdı. Madame Curie hastası olduğum bir figürdü, zaten geçen sene Pantheon'daki mozolesini ziyarete gittiğimde de içim bir acayip oldu, eski hayaller depreşti.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ama aralarda, tabii ki farklı şeyler de aklıma takılırdı. Örneğin 9-10 yaşlarındayken, arkeolog olmak istediğime karar vermiştim. Ve doğrusu, diğer düşündüklerim arasında bu o kadar net bir histi ki, hala içimde hatırlayabiliyorum. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sonra nasıl vazgeçtiğimi söyleyeyim. Tabii o zaman - ve halen ama azalarak :/ - istediğim şeyi yapabileceğim hissine sonsuz bir şekilde sahip olduğum için, arkeolog olmakla aramda hiçbir engel yoktu, olamazdı. İstiyorsam olurdum. Fakat annem bana bir gün, ben büyüyüp üniversiteden mezun olup bir kazıya katılana kadar, bütün eserlerin bulunmuş olacağını söyledi!!! Annemin mühendis olduğunu belirtmeme bilmem gerek var mı... Tabii ki hislerim annemin yetişkin sözleri karşısında fazla tutunamadı, başka arayışlara girdim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Taa o zamandan karakterime uygun bir hayal kurduğumu söyleyebilirim, işaretlerini alıyor insan demek ki. Lisede şehrimizi ziyarete gelen yaşıtlarıma türbe ve camileri dolaştırır (!) bu gezilerden çok sıkılmalarına da bir anlam veremezdim örneğin. Ki bu çok sonraydı. Sonuçta bir rehberle evlenmemi de şimdi düşününce hiç şaşırtıcı bulmuyorum :D Hafta sonu gidip güzel mozaikler görelim diye hayal kurmak da bizim ailenin bir rutini oldu artık...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Şu &lt;a href="http://www.hurriyet.com.tr/pazar/15508931.asp?gid=59"&gt;yazıyı&lt;/a&gt; okudum da demin, uktem depreşti. Halen gazetelerde bir kazı haberi okuduğumda, üniversiteden mezun olacağım zamanı ve haberdeki kazıya yetişip yetişemeyeceğimi hesaplar dururum....&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-8885013723254176546?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/8885013723254176546/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=8885013723254176546&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/8885013723254176546'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/8885013723254176546'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2010/08/ukte.html' title='Ukte'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-8847987374068645425</id><published>2010-07-09T11:32:00.006+03:00</published><updated>2010-07-09T11:59:36.481+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='twilight'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='istanbul'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yağmur'/><title type='text'>Forks'a Döndük</title><content type='html'>Kimse yazmadan yazmak istedim niheh. Şehrimiz artık vampirlerin doğal sığınağı olabilecek kadar kasvetli ve güneşten uzak bir yer oldu. ( Hurray!! :P ) Koşun Cullenlar, Volturiler! Siz de Ege sahillerinin, Marmara'nın güzelim adalarının tadına pırıldamadan varabileceksiniz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah servisi kaçırdığımdan toplu taşımalarda bayağı gözlem yapma fırsatı yakaladım. Şemsiyelerimiz geçen bahardan beri resmen evrilmiş! Bu kadar çeşitli ve renkli modeli birarada göreceğimi tahmin etmezdim. Şemsiyem diğerlerinin yanında demode kaldı. Ayrıca kişisel favorim olan kapşonlu sweatshirt de en popüler sezonunu yaşıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıllar yılı üstte marka mont, altta parmak arası terlik yağmura yakalanmış turistin havalı görüntüsünü kıskandık! Artık buna bir son verebiliriz. Halkımız üstte ceket, altta terliğin her formunu doğal bir şekilde kombinlemiş. Ancak unutulmaz kreasyonu; şakır şakır yağmur altında, deri şık sandalet, kapşonlu laci sweatshirt - kapşon takılı- ve güneş gözlüklü gezen abimiz oluşturmuştu bana kalırsa. 10 üzerinden 10 veriyorum yaratıcılığa!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vampirleri madem o kadar çağırdık, şehre bu kasavete yaraşır fon müzikleri temin etmek lazım geldi. Yakında dev hizmetimle karşınızda olacağımı belirtir - daha çok kendime hizmet ama- , yağmurlu yanaklarınızdan çimdiririm.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-8847987374068645425?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/8847987374068645425/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=8847987374068645425&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/8847987374068645425'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/8847987374068645425'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2010/07/forksa-donduk.html' title='Forks&apos;a Döndük'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-3902490406912038226</id><published>2010-06-28T22:45:00.003+03:00</published><updated>2010-06-28T22:50:04.878+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sonisphere'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='konser'/><title type='text'>Sonisphere Gün 2</title><content type='html'>* Yoğun bir gün olacak, hatta bazı randevularımı bir gün önceden ertelemem gerekti. İşte başlıyoruz!&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;* Önce dişçiye gidiyoruz. Karı ve koca. Evliliğe bu tip işleri birlikte yapabildiğimiz için daha bir bayılıyorum. Tek başına dişçiye gitmek bir stresken (evet ne var, sevmiyorum kafatasıma bir şekilde bağlı olan kemiklerin içinin oyulmasını dinlemeyi) yanımda birinin olması süpermiş. Tabii metal müzik dinlemek de belli bir saatten sonra beyninizi oyuyor ama o tercihli. Devam...&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;* Dişçiden (hekim demiyorum inatla bu yazıda farkındaysanız :P ) çıktık, yeni fırçalarımızı aldık. Bize şahane yeni fırçalar yazdılar. Eve yürürken, marangoz bulmamız gerektiğini hatırladık. Son 2 aydır en yüksek öncelikli iş buydu, kuyruktaki işlerin erime hızına bakarsak bu kuyruk hiç bitmez! Yürü marangoza.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;* Marangozu eve getirdik ve ölçüler falan tamam. Fiyat çıkarmak için atölyesine geri dönerken, kediyi de veterinere götürmemiz gerektiğini hatırlayıp Miço'yu da yanımıza aldık. Marangoz bize biraz tuhaf bakıyor ama, aklı başında bir adam, pek takılmadı. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;* Ufak bir sırt çantasının içinde seyahat ediyor Miço, kafası dışarda etrafı izliyor. Ama artık bu yolu kullanamayacağız sanırım, çünkü henüz 5 aylık ve şimdiden 4 kilo olmuş bile! Veteriner tırnaklarını zor kesti, çok kızdı ona Miço. Büyük bir kedimiz olacak! Şişko değil neyse ki :)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;* Eve döndük, yemek yapıp bolca tıkınıyoruz, çünkü stadyumda yemekler kötü ve kalitesine göre pahalı. Üst baş bile değiştirmeden yola çıkacağız anlaşılan, old-time rocker gibi hissediyorum kendimi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;* Vapur süper. Vapurla metal konserine gitmek başka hangi şehir insanlarına nasip olabilir acaba? Çayımı da hüpletirim, hiç affetmem. Konser dürbünü burada çok işe yaradı, vapurun arkasından her yere bakıyoruz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;* Tembel ve evli barklı müzik dinleyicileri olduğumuz için gündüz gruplarını kaçırmışız. Kuyruğa girdik, saat 7'ye geliyor, Hayko Cepkin bile bitmiş. İçeri harala gürele giriyoruz, her zamanki yerimize yerleşiyoruz - her zamanki ehemmm- Diğer tanıdıklar da bizi bulur orada.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;* Şu Sonisphere logosunun üzerinde bir sonraki konsere kaç dakika kaldığını geri sayarak gösteren saate bayıldım. Her baktığımda heyecan kaplıyor içimi!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;* MANOWAR!!! Yihu. Tam bir kız sevinmesi oldu bu :) Geçen geldiklerinde izleyememiştim, şu an çok gazım, ve fakat ses sisteminde mi bir sorun var, bende mi?! Hiçbir şarkıyı nakarata gelene kadar algılayamıyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;* Evet, gerçekten ben hiçbir gitar riff'ini algılayamıyorum, vokalisti -lütfen- duyuyorum arada. Yine de sevdiğim şarkılar çıktıkça tepişiyoruz, tezahurat yapıyoruz, eğleniyoruz. Joey DeMaio'nun uzun ve mükemmel Türkçe konuşması hepimizi çileden çıkardı, gene coştuk ya, allah kahretmesin! &lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/xdui43_sonisphere-stanbul-2010-manowar_music"&gt;Buradan bakınız...&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;* Other bands play, Manowar kills! Bu bir gerçek. Çok keyifliydi, çok iyilerdi. Daha uzun ve headliner olacakları bir konseri iple çekiyorum. Eşim tabii ki saniyesinde Manowar gazına gelip Rammstein'ı sildi kafadan. Ben hala alevli şovun etkisinden çıkamadım.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;* Ve Accept. 45 dakika bekledik, kimileri yıllardır beklemiştir eminim. Şu an çevremde Accept'i ne adam gibi oturup dinleyen var, ne de bir şarkısını hatırlayan. Amcalar çok iyi ses çıkarıyorlar, o ne öyle!!! Bazı şarkıları da oradan buradan tanıdık geliyor bize amaaa... I-ıh. Duramayacağız. Çünkü aklım başka yerde :)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;* Yıllar sonra tekrar Gizli Bahçe'deyiz! Eşimle tanıştıktan sonra İstanbul'da ilk görüştüğümüz yer. Anıları çok ve hoş, bu açıdan. Canım arkadaşım Gizem'in doğumgünü için geldik, iyi ki de geldik, herkesler burada! Eski dostlar, yeni sıcak insanlar. İçimden Gizem'in ne kadar şanslı ve içten biri olduğunu düşünüyorum; gelenlerden hiç tanımadıklarımla bile hemen sohbete koyulabiliyoruz. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;* Çok kalamadık Gizli'de, ama kısa ve tatlıydı. Hediyem de beğenildi - sanırım :)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;* Az müzik yorumlu, bol koşturmacalı bir gün oldu. İnternette bir sürü zaman geçirip, Cuma gününün yorumlarına ve videolarına baktım, yine geç kaldım uykuyla randevuma... Ve yarın dahası var! "Hail! Hail! Hail!" sesleri dönüyor kafamın içinde :) Ve bu hoşuma gidiyor...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-3902490406912038226?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/3902490406912038226/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=3902490406912038226&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/3902490406912038226'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/3902490406912038226'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2010/06/sonisphere-gun-2.html' title='Sonisphere Gün 2'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-5850007944398998005</id><published>2010-06-27T10:00:00.002+03:00</published><updated>2010-06-27T10:00:02.831+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sonisphere'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='konser'/><title type='text'>Sonisphere Gün 1</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TCaYpsyAcDI/AAAAAAAAAMg/1nkgZCI2_ek/s1600/rammstein.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 211px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TCaYpsyAcDI/AAAAAAAAAMg/1nkgZCI2_ek/s400/rammstein.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5487241038160490546" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div&gt;* İşten erken çıkamadık. Stone Sour, Pentagram ve Alice in Chains'ın yarısı kaçtı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;* 3'ten sonra ofiste heyecandan oturamadım. Paso Ekşi Sözlükte içeri girenlerin yorumlarını okudum. Cumaları dolu olan Taksim servisine erken binip yer kapabilmek için ofisten 10 dakika erken çıktım. Ofiste üstümüzü değiştirdik, serviste şirketten konsere gelen kafa tiplerle sohbet edip eski konserleri yadettik.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;* Stone Sour hakkaten kaçtı ya. Bir daha nereden denk gelecekler de burada konser verecekler...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;* Alice in Chains'i Taksim'den aşağıya bir yandan hızlı yürür bir yandan elimizdeki tostları tıkınırken duymaya başlayınca bende nabız iki katına çıktı. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;* Hmmm Alice in Chains... Aslında Layne Staley'den sonra (2002'de uyuşturucudan öldü) yeni vokale sarmadığımı söyleyebilirim. Ama festivl ortamına ısındık. Biralar gelsin, arkadaşlarla selamlaşılsın.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;* Alice in Chains bitti... Sırada Rammstein var. Ve 1 saat boşluk.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;* Rammstein için sahne kuruluyor. Yurtdışındaki sahne şovlarının kaçta kaçını burada yapmaya cesaret edeceklerini düşünüp duruyorum. Ne de olsa, pörnögrafi çizgisini pek seviyorlar. Sahne siyah bir örtü ile kapalı, gizem artmış durumda. Hava kararıyor. Beklendiği gibi yağmur yok.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;* Yeni açık tribünde olduğumuz için yerleşim ya da kalabalıkla ilgili anlatacağım birşey yok. Yerimizde paşa paşa oturup, itişenleri izliyoruz. Saha içi için yaşlıyım ama bundan sonraki konserde bunu tekrar değerlendireceğim :)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;* Motörhead tşörtüm süper. Ama siyah makyaj konusunda hamlamışız. Elektrik mavisi ojelerimi sürmeyi çok düşündüm bir gece önce, ve fekat tabii ki üşendim. Ofiste havalı olurdum gerçi...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;* Dürbünümüz var. Süper bişey. Sahneyi herbir yeri görebiliyoruz. Ayrıca yarım dürbün gibi, tek göz için olduğundan kendimi Jack Sparrow gibi hissediyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;* Rammstein çıkıyor. Siyah perde hala kapalıyken vokal ve müzik hafiften başladı. Saha içinde çok fazla cep telefonu ile kayıt yapan var, uzaktan ateş böceği gibi çoklar. Saha içinde olsaydım beni sinir, hayır hayır deli ederdi. Bundan uzak olduğum için memnunum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;* Rammstein hala çıkıyor. Birden siyah perde düştü. Altından sahneyi hala tamamıyla kapatan dev, arkadaşlar DEV bir Alman bayrağı çıktı. Herkes herkes kudurdu, hepimiz çok gaza gelmiş durumdayız. Neden bilmiyorum! :)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;* Bayrak da indi. Ateşler ve patlamalarla. Sanırım Rammstein herşeyiyle gelmiş İstanbul'a :)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;* Bu sırada Alman arkadaşımız Kat'i bol bol anıyoruz. Buraya yazamayacağım bir esprisi sebebiyle... Off bu espriyi asla unutmamalıyım :DD&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;* Yukarda anlattığım girişi izlemek isteyenler &lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/xdtu6y_sonisphere-turkiye-rammstein-konser_music"&gt;buraya&lt;/a&gt; bakabilirler. Hayır, ben çekmedim. Girişten sonrasına tahammül etmeye uğraşmayın, ses kötü.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;* Bayrağı toplayıp götüren minik adamcıklar var. Yani eğildikleri için pek minikler. Çok organize :)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;* Yine Almanca öğrenmiş olmayı istiyorum. Rammstein'ı çok dinlemedim, ama çok çok iyiler. Ondan ayrı olarak, sahnede devamlı bir haltlar oluyor. Arkası dev ve ürkütücü bir fabrikayı andıran çok katlı bir stage kurmuşlar. Her yerden devamlı alevler patlıyor, fişekler uçuşuyor, solist elinde alev makinası ile orayı burayı yakıyor. Her şarkıda savaş çıkıyor sanki; dumanlar, dumanların arasından sızan spot ışıklarıyla ürkütücü güzellikte. Gülüyoruz eğleniyoruz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;* Sahneye -sahte- bir seyirci fırladı. Solist de (Till) onu alev makinası ile bir güzel yaktı. Dublör tamamıyla alevler içinde oraya buraya kaçıştıktan sonra, bir kenarda söndürüldü. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;* Klavyeci (Flake) çok acayip bir adam. Demin Till ile kavga ettiler, Till onu koca pis bir küvetin içine koyup 5 metre yükseğe çıkarak - uçarak diyeyim - üzerine yanan bir sıvı döküp tutuşturdu. Flake küvetin içinde yandı, bitti, kül oldu. Sonra küvetten içeri atıldığında üzerinde olan siyah cübbe yerine yıldızlar gibi parlayan bir kıyafetle çıktı. Klavyesinin başına döndüğünde, artık onun için zemin yerine bir yürüyüş bandı vardı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;* Flake artık klavyesini yürüyerek, çoğunlukla koşarak çalıyor. Bant üzerinde. Manyak bu adam...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;* Sahneden fırlatılan havai fişekler üzerimize doğru gelirken, ses kulelerinin orada başka havai fişekleri tutuşturup çok güzel bir görüntü oluşturdular. Hep gülüyoruz. Sanırım biraz da sarhoşum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;* Adını yazmasam iyi olacak şarkıyı çalıyorlar. Till bacaklarının arasına devasa bir hmmm... pembe bir... İşte ondan aldı. Tüm VIP'leri "köpüğe" buladı. Herkes yine kudurdu. Bayrakta yaşadığımız kudurmayı da bu şekilde açıkladım sanırım, "bu ne cüret" hissi insanı dellendiren. Devamında "Muhahahahaha iyi ki yapmışlar" oluyorsun.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;* Düşünüyorum da, Metallica'yı Kreator'u Dio'yu (rahmetlik) ve daha pek çok grubu canlı izleyebilmiş biri olarak düşünüyorum da... Böyle bişey yok!!! "Paramızın hakkını daha ilk gecede verdiler, gerisi beleş yıh yıh" şeklinde bir laf geçiyor kafamdan.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;* Sahneden indiler. Aslında kısaydı ama, değdi hakkaten. Ve inmeden önce, grubun sahnenin önüne gelip herkesin önünde saygıyla eğilmesi neydi o öyle. Bu hallerinden çok etkilendim. Seyirciye şovla gerçek hayatın çizgisini nerede çektiklerini gösterdiler, seyirciye nasıl gerçek bir çeşit saygı duyduklarını gösterdiler - Zira konser boyunca küfür, dayak ve sembolik olarak yakılmaktan kurtulamamıştık.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;* Uzun bir haftasonuna güzel başladık. Eski günlerdeki gibi herşey... &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-5850007944398998005?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/5850007944398998005/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=5850007944398998005&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/5850007944398998005'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/5850007944398998005'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2010/06/sonisphere-gun-1.html' title='Sonisphere Gün 1'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TCaYpsyAcDI/AAAAAAAAAMg/1nkgZCI2_ek/s72-c/rammstein.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-8617751429735110370</id><published>2010-06-24T23:24:00.005+03:00</published><updated>2010-12-24T15:05:39.108+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tv'/><title type='text'>Zayıf Final</title><content type='html'>Aşk-ı Memnu' nun finali için bu akşam Pina Bausch'un Nefes'ini ektiğime inanamıyorum. Bir daha dizi izlersem beni uyarın. Bütün kış bu saçmalığa her Perşembe -merakla- tahammül edebildiğime inanamıyorum.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Güzeldi aslında, yaşanmamışlıklar, ifade edilememiş duygular, kızgınlıklar ve Firdevs Hanım + hesaplarını düşünülünce keyifle de izledik. Fakat an itibariyle final için sarfettiğim lafları burada yazabileceğimi sanmıyorum, terbiyelerimiz müsaade etmez.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Beklerdim ki;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;* Adnan sonunda kendini ifade edebilsin. Aylardır evin içinde anlayamadığı o dönüp duran olaylardan hissettiklerini kelimeleriyle ifade ede ede akıtsın.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;* Behlül, Bihter ve Adnan bir kez yüzleşsin. Senaristleri mutluluktan coşturacak sahnedir bu derdim hep, kaç bölümdür bekliyordum. Bu mudur?! Önünüzde patlayan bir silaha bir adım dahi atamaz mısınız? O eve nasıl ambulans çağırılır? Bir insan nasıl elinizde ölür? Bu kadarcık mı?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;* Nihal... Behlül'le son bir kez göz göze gelebilmesini dilerdim. Eee halinden anladığım kadarıyla kendisi de dilerdi bunu :P&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;* Behlül'e kemale ermiş, Kadir İnanır olmuş, saçı sakala karışmış, kendinden nefret eden adam havası vermeyeceklerdi! Bunun sonu bildiğimiz üzere bir balıkçı kasabasında Perihan Savaş ile mutluluğa ermektir. Behlül o toprakları ağzına yüzüne sürecekti, utancından vicdan azabından bir gram okuyamadım ben yüzünde. Yoksa Kıvanç kardeşimizin daha çok fırın ekmek ve hatta fırınların kendisini de mi yemesi gerekiyor?! Aaa yoo yoo, o kadar yemesin, yanları çıkabilir!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;* Beşir'in sadece final değil tüm dizi boyunca en büyük gerzek olduğunu düşünüyorum. Ha son bölümlerde sanrılarından dolayı dakikada bir karar değiştirdiğini varsayarsak, bir mantığa oturtabiliriz. Ama değilse de bu ne perhiz bu ne lahana turşusu. Ya konuş ya sus be adam.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;* Matmazel'in Adnan'ın yüzüne "Behlül ile Bihter" diyebilecek cesareti artık bir an olsun bulabilmesini dilerdim. Gitti gene "Behlül Nihal'i aldatıyor ama bilemiciim tam kimdir nedir" tribine girdi yaa. Ha belki sahnenin görünmeyen kısmında demiştir ama istedim ki ağzından duyabilelim. Bi cesaret Matmazel!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Beğendiğim bişey: Nihal! Ne şanslı kızsın. Yaslanacak dağ gibi bir baban var şu hayatta. Ben sanırdım ki Ednan'ın kalbi tekleyecek, Nihal aileyi çekip çevirmek zorunda kalacak. Ama yook, Adnan ki bunu nasıl atlattı. Atlatmış görülebiliyor ya da... Toparlanmış, çocukları için planını yapmış, uygulamaya koyuyor. Hemen, anında, sapasağlam. Hayran kaldım, inanamadım. Anne-baba olmanın nasıl da zor olduğunu okudum gözünde adamcağızın...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Of neyse, bitti artık. Kurtulduk. Dizi izlemek ne bela bişeymiş. Aman iyi ki bitti. Üzgünüm Pina teyze :)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-8617751429735110370?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/8617751429735110370/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=8617751429735110370&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/8617751429735110370'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/8617751429735110370'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2010/06/zayf-final.html' title='Zayıf Final'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-1332656659057460795</id><published>2010-06-08T20:00:00.002+03:00</published><updated>2010-06-08T20:00:02.121+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Miço'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kedi'/><title type='text'>Eski Dostum Battaniye</title><content type='html'>Kedimiz olur da vukuatları eksik kalır mı... Anlaşılan bu yazıların hatırı sayılır bir kısmını Miço'ya ayıracağım bundan sonra.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Akşam eve yağmurları selleri aşarak geldiğimde, manzara hiç iç açıcı değildi. Evin durumundan ziyade eşimin suratı binbir şekle girmişti diyelim. Meğerse kedimiz pencerenin kenarındaki güzelim saksımı devirmiş, tüm gün kendisine aktivite olarak da o toprakları yaymayı bellemiş. Çiçeğin dallarını yapraklarını parça parça ettiği yetmiyormuş gibi, çıkan toprağı da halıya iyice sürmüş. Ortaya çıkan bitkisel karışımı da yerlere ve halıya yedirmek suretiyle görevini ifa etmiş.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ben tabi ki biliyordum bir gün o saksının ineceğini ama, gittiği yere kadar teknolojisini kullanmak istedim açıkçası. Burasıymış meğer o çiçek için yolun sonu :/ Ama olan akşam yorgun argın gelip de evi o halde bulan sevgilime oldu.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Eve vardığımda eşim bir esmiş gürlemiş, kediyle iyice dalaşmıştı. Odasında cezalı takılan pisicik bir yanda, ortalığı temizleyip çamaşır sulayıp "halıyı nasıl çıkarıcam" diye düşünen eşim bir yanda... Halıya da ben el attım, eşim gelip gidip sinirini kediye homurdanarak gösterdi, olay bitti.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ama tabi Miço ile tekrar içli dışlı olmak hemen istemeyen eşim, çalışma odasında takılan ben; kedinin tepişme ve oyuna devam etme isteklerini tatmin edemedik. Baktım şimdi, bizden hayır gelmeyeceğini anlayınca uyku için yerini hazırlamış bizimki. Onun için de en eski battaniyesini seçmiş.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Havalar ısınınca battaniyesini çok sıcak olmasın diye bir kenara tıkıştırmıştık. Şimdi Miço gitmiş o bayıldığı daracık köşede yerini yapmış fosur fosur uyuyor. Muhtemelen uyandığında canımızı çıkarmak için gerekli enerjiyi topluyor :)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-1332656659057460795?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/1332656659057460795/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=1332656659057460795&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/1332656659057460795'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/1332656659057460795'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2010/06/eski-dostum-battaniye.html' title='Eski Dostum Battaniye'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-6912709948112327956</id><published>2010-06-07T21:33:00.003+03:00</published><updated>2010-12-24T15:05:56.940+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şehir'/><title type='text'>Maslak</title><content type='html'>Dün akşam alışveriş merkezinin (yağmurlu bir pazar için en güzel aktiviteydi) bilgilendirici &amp;amp; eğlendirici billboardunda şöyle bir yazı okudum:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Gündüz şehir gece köy&lt;br /&gt;İstanbul'un Maslak ilçesinde (ilçe?) gündüz nüfus 1,5 milyon olarak tahmin edilirken gece bu rakam 1857 olmaktadır!"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi bu bilginin şaşırtıcılığı bir yana, önce doğruluğunu sorguladım. Ehh orda yurt var;  400 kişi eder en az :) Hepsi bu mu yani?!? Bir yandan da Maslak'ın ıssızlığını bilen bir kişi olarak (Sevgiler &lt;a href="http://annevebebisi.blogspot.com/"&gt;Anne ve Bebişi&lt;/a&gt;) olabilemez mi diye düşündüm.. E hani oralara bir sürü rezidans yapılmıştı...&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;"Zaten ilçe diyerek patlamışlar" demeyin. Semt de yazıyor olabilir ama sanki ilçe gibi hatırlıyorum. Bu bilgi gerçekse çok şaşırtıcı, bu bilgiyi bulabilmek iyice bir şaşırtıcı ama biri de gidip bunu bir tarafından atarak yazdı ise işte bu en bi şaşırtıcı olaydır benim için arkadaş!!!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Maslak'takiler?!?! Parmak kaldırın, sayıcam...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-6912709948112327956?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/6912709948112327956/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=6912709948112327956&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/6912709948112327956'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/6912709948112327956'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2010/06/maslak.html' title='Maslak'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-5080143941625889442</id><published>2010-06-04T21:56:00.006+03:00</published><updated>2010-12-24T15:06:25.066+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ev mev'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Miço'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kedi'/><title type='text'>Pisi Pisi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TAlWKIws7EI/AAAAAAAAAMY/sRnTOS4AAnw/s1600/DSC04528.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TAlWKIws7EI/AAAAAAAAAMY/sRnTOS4AAnw/s400/DSC04528.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5479005153823353922" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Hayatta tahmin edemezdim bir gün bir kedim olacağını! Ama işte var!!!  Benim bir kedim var. Yihhuuu!!!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;3 aydır "Şimdiden yazarsam &lt;a href="http://yazmakiyidir.blogspot.com/2009/05/aglamak-istiyorum.html"&gt;şurdaki&lt;/a&gt; gibi rezil olabilirim" endişem sebebiyle yazamıyordum. Ama deneme süreleri vsler bitti çoktan, balayı da geçti. Artık ben bir kedi anasıyım :D&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Oğlumuz gezegendeki en yakışıklı kedi bence. Ayrıca hep de istediğim gibi sarmanın teki. Annesi balkonun altında yavruladığı zaman, sapsarı yavruları gördüğümde bunun bir işaret olabileceğini düşünmüştüm :)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kısaca kendisinden bahsedeyim:&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Çok temizdir. Eve ilk getirdiğimizde kumunun kokusu yabancı geldiği için tam 2 gün tutmuştu yavrum tuvaletini. Sonra eşim de ofisindeki kedinin kumundan getirip karıştırdı, kokusunu tanır tanımaz hemen gelip yapmıştı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sabahları çok dakiktir. Yatak odasından saatimin alarmını duyar duymaz kapının önüne gelir ve miyavlamaya başlar. Hem de öyle böyle miyavlama değil, bence konuştuğunu düşünüyor, kesik kesik kelime söyler gibi miyavlar. Dayanamayıp açarım, hemen guruldayarak içeri girer, sevilmek ister.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Veterinerinin söylediğine göre, çok büyük bir kedi olacakmış :) Öyle hızlı büyüyor ki, 23 Nisan'da tatile gittiğimizde 3 günde bile tipi değişmişti.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Çok meraklıdır. Sanırım her kedi gibi. Her tıkırtıya fışırtıya kıpırtıya kulak kabartır. Gider bakar, gerekirse pati atar.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Fazlasıyla enerjiktir. Evinde şu ana kadar 3-4 kedi yetiştirmiş bir arkadaşım, bunun kadar oyuncu bir kedi görmediğini söylemişti. Isırır da terbiyesiz. Ama zarar vermez, biraz çizer. Büyüyünce geçeceği hayali ile yaşıyorum, başka türlü terbiye edemedim :/&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bana hayvanları "gerçekten" sevebilmeyi öğretmiştir. Bu güne kadar uzaktan, dokunmadan hayvanlara karşı iyi duyguları besleyerek (ama uzaktan) geçti hayatım. Şimdi gördüğüm her kediyi tutup sıkmak, evi yavru köpeklerle doldurmak, 8-10 kedi daha bakmak istiyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hep çocuğumu evcil hayvanın olduğu bir evde yetiştirmek istemiştim. Ama tabi bunu yapabilmek için insanın önce kendisinin bunu becerebilmesi gerekiyor değil mi :)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Çok mutluyum kararımdan. İnşallah Miço da öyledir. Evimizin yeni ferdi, genç adam! (oldu bile)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-5080143941625889442?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/5080143941625889442/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=5080143941625889442&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/5080143941625889442'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/5080143941625889442'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2010/06/pisi-pisi.html' title='Pisi Pisi'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/TAlWKIws7EI/AAAAAAAAAMY/sRnTOS4AAnw/s72-c/DSC04528.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-9058902089975954385</id><published>2010-05-08T14:00:00.000+03:00</published><updated>2010-05-08T14:00:04.625+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çalmak / Söylemek İstediğim Şarkılar'/><title type='text'>Taze</title><content type='html'>Tekrar şarkılı türkülü bir post ile karşınızdayım. Anneler Günü için bir şarkı seçecektim ama taze ve pırıl pırıl Cumartesi'yi atlamak olmazdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine Tori Amos. Çok popüler olmayan bir şarkısı bu. Nedense konserlerinde de fazla çalmaz. Bence mükemmelin şarkıda şekil bulmuş tanımıdır. İlk saniyesinden itibaren beni ritmiyle alıp, bulunduğum her ortamda tavanın yükselmesine sebep olur sanki, öyle havadar öyle ferah genişleyen bir şarkı. &lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;"Particle by particle, she slowly changes" Sözlerini kimileri pek güzel yorumlamasa da, ben severim. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu şarkıyı çalmak isterdim. Piyanonun ritmik girişi, bas'ın eşliği için. Tavsiye edilen dinleme modu: Vapurda üst kata çıkın ama açığa değil. Yazın vapurda üst tarafındaki karşılıklı kapıları açarlar ve harika bir esinti olur. Bu iki kapının ortasında bir yere oturun ve iki yandan da boğazı izleyin. Sevgiler...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="250" height="194"&gt; &lt;param name="movie" value="http://listen.grooveshark.com/widget.swf"&gt; &lt;param name="wmode" value="window"&gt; &lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt; &lt;param name="flashvars" value="hostname=cowbell.grooveshark.com&amp;amp;widgetID=21081038&amp;amp;style=metal&amp;amp;bbg=FFFFFF&amp;amp;bfg=F6D61F&amp;amp;bt=377D9F&amp;amp;bth=FFFFFF&amp;amp;pbg=377D9F&amp;amp;pbgh=F6D61F&amp;amp;pfg=FFFFFF&amp;amp;pfgh=377D9F&amp;amp;si=377D9F&amp;amp;lbg=377D9F&amp;amp;lbgh=F6D61F&amp;amp;lfg=FFFFFF&amp;amp;lfgh=377D9F&amp;amp;sb=377D9F&amp;amp;sbh=F6D61F&amp;amp;p=0"&gt; &lt;embed src="http://listen.grooveshark.com/widget.swf" type="application/x-shockwave-flash" width="250" height="194" flashvars="hostname=cowbell.grooveshark.com&amp;amp;widgetID=21081038&amp;amp;style=metal&amp;amp;bbg=FFFFFF&amp;amp;bfg=F6D61F&amp;amp;bt=377D9F&amp;amp;bth=FFFFFF&amp;amp;pbg=377D9F&amp;amp;pbgh=F6D61F&amp;amp;pfg=FFFFFF&amp;amp;pfgh=377D9F&amp;amp;si=377D9F&amp;amp;lbg=377D9F&amp;amp;lbgh=F6D61F&amp;amp;lfg=FFFFFF&amp;amp;lfgh=377D9F&amp;amp;sb=377D9F&amp;amp;sbh=F6D61F&amp;amp;p=0" allowscriptaccess="always" wmode="window"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-9058902089975954385?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/9058902089975954385/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=9058902089975954385&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/9058902089975954385'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/9058902089975954385'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2010/05/taze.html' title='Taze'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-429129004502746845</id><published>2010-05-07T08:45:00.006+03:00</published><updated>2010-12-24T15:40:21.491+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şehir'/><title type='text'>Taksiciler ve Ben</title><content type='html'>Sanırım artık bindiğim taksinin şöförüyle kavga etmeden indiğim çok azdır. Dün gecekinden sonra sorunun bende olabileceğini kabul ettim galiba.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabahın 06.45'inde kalkmış, çalışıp didinip bir de arkadaşlarım kırılmasın diye aktivitelerine katılmışken, dönüş yolunda ayakkabılarımın vurması sonucu korkunç bir 45 dakika geçirmiştim. Saat geceyarısını vurmak üzereydi. Aktarma yapacağım yerdeki taksiye atladığımda tek isteğim eve bir an önce ulaşmaktı. Fakat ben ki, hayatımın en korkunç hatasını yaparak bir taksiciyi bir çöp arabasının arkasında bıraktım. Daha 10 saniye geçmedi beklememiz, adam neden buraya girdiğimizi sordu. Bilmiyorum, belki normal bir soruydu. Ama o ayakların acısı yok mu... Evde bekleyenlerin düşüncesi. Neyse oldu artık, devam ederiz girdik bir kere diye geçiştirmeye çalıştım, çünkü çöp arabasından kurtulup devam etmemize 5 metre ya var ya yoktu. Şöförün bu akşam biraz asabisiniz demesiyle irkildim. Bakın taksicilere hak vermeye çalıştığım şu yazımda dahi, yine sinirleniyorum: Hiçbir taksici bana gelip de biraz asabisiniz galiba diyemez kardeşim! İşte tabi ki kopardım attım ipleri. İçimi tek rahat ettiren konu: Şöför bana sabahın 11'inden beri çalıştığını söyledi. Nihahah, ben sabahın kaçından beri çalışıyordum acaba. Oradaki zafer duygumu tarif edemem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra tabi gecenin o saatinde giyilen asabiyet bir türlü çıkmıyor insanın üzerinden. Eve geldim, kedi tepeme çıktı. Tahammülüm yoktu, resmen kavga ettim kediyle de. Var gücüyle ısırıyor bu hayvan, kıyafetler inceldi, etime sokuyor resmen dişlerini tşörtlerin üzerinden. Varsa bir allahın kulu bilen, anlatıversin hayvanın bu huyunu nasıl düzelteceğiz... Sonra tabi ev halkının geri kalanı da, 3 dakikalık taksi maceramdan paylarına düşeni aldılar. Gereksiz yere.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah, taze, yeni bir gün. Geceki gerginliğim yorgunluk olarak kalmış üzerimde. Ama bugün herşey farklı olabilir. Bir daha hiçbir taksiciyle dalaşmamanın bir yolu olmalı. Eşimin en yeni ayakkabımın üzerine kendi ayakkabısını koymaması için ona bir raf açmalıyım. Kedinin ısırıkları içinse bir çözüm vardır elbet (Buna ben de inanmadım nedense heheh)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gereksiz kızgınlıklara hayır diyorum. Taksici milletiyle savaşımı burada sonlandırıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzyıl Sonra Gelen Edit: Farkettim ki, taksici veya değil, beni tanımayan herhangi bir insanın "biraz asabisin galiba" demesi pimimi direkt çekiyor. Kimsenin gününü, geçmişini, ya da son 10 dakikasını bile bilmeden birine böyle bir laf edilemeyeceğini düşünüyorum. Ama tabii, bir davranışla birbirini etiketlemeye hazır insanoğlu, ne kadar kolay bu lafı edip sıyrılmak. Aslında asabi olmakla suçlanmak değil, ne olup bittiğini anlamaya çalışmadan hakkımda peşin hüküm verilmesi beni sinirlendiriyor...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-429129004502746845?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/429129004502746845/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=429129004502746845&amp;isPopup=true' title='9 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/429129004502746845'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/429129004502746845'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2010/05/taksiciler-ve-ben.html' title='Taksiciler ve Ben'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-46951326060212845</id><published>2010-04-28T23:36:00.004+03:00</published><updated>2010-12-24T15:12:09.208+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seyahat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güzel şeyler'/><title type='text'>Tatil - İki</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/S9idn2XgsMI/AAAAAAAAAMQ/QhuM495Bh3c/s1600/wutheringHeights.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5465291455748681922" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 325px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/S9idn2XgsMI/AAAAAAAAAMQ/QhuM495Bh3c/s400/wutheringHeights.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bişey yazamiciim. Sadece geri dönmek istiyorum. Çocukken olduğu gibi; elime ananemin yaptığı ekmeğin kabuğunu almak ve bir köşede oturup geleni geçeni izlerken onu kemirmek istiyorum. Rüzgar essin ve üzerimizden şehir aceleciliğini alıp götürsün istiyorum.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-46951326060212845?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/46951326060212845/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=46951326060212845&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/46951326060212845'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/46951326060212845'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2010/04/tatil-iki.html' title='Tatil - İki'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/S9idn2XgsMI/AAAAAAAAAMQ/QhuM495Bh3c/s72-c/wutheringHeights.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-5465850149183216810</id><published>2010-04-27T00:02:00.004+03:00</published><updated>2010-12-24T15:12:43.679+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seyahat'/><title type='text'>Tatil</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/S9YBYwFWjvI/AAAAAAAAAMI/7D6bnnE-CwI/s1600/DSC04712.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5464556722596515570" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 240px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/S9YBYwFWjvI/AAAAAAAAAMI/7D6bnnE-CwI/s320/DSC04712.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Mükemmel bişey... Gün batımına yakın cenneti bulduğumu düşündüm. Ayrılamadım. Kulaklarınızı daha fazla duymak için iyice açıp, kuş seslerinden başka bir ses duyamadığınıza şaşırdınız mı hiç? Sonra tanıdıklarla sokakta çekirdek çitledik. Güneş hala batmamıştı, inanılmaz. Ve rakı sofrası. Cenneti bırakmak için daha iyi ancak birkaç tane daha sebep yazabilirim sizlere. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-5465850149183216810?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/5465850149183216810/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=5465850149183216810&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/5465850149183216810'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/5465850149183216810'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2010/04/tatil.html' title='Tatil'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/S9YBYwFWjvI/AAAAAAAAAMI/7D6bnnE-CwI/s72-c/DSC04712.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-307066496804349666</id><published>2010-04-16T00:30:00.002+03:00</published><updated>2010-12-24T15:13:13.455+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='içerlerden'/><title type='text'>Perşembe Kazıntısı</title><content type='html'>&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Öğleden sonra açan güneş, &lt;/li&gt;&lt;li&gt;94.5 Rock Fm'in süper gaz şarkıları, &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Hızla kod yazmak zorunda olmak,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Test aktarımı telaşesi &lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;arasında bana sevdiceğimi hatırlatan bu şarkıyı sizlerle paylaşmak isterim.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Lise 2 yazıydı. Üniversite sınavına hazırlanıyordum. O yaz çok sıcaktı. Sıcakta bu kaseti teypte öyle çok dinlerdim ki; kasetin bantı artık esneyip uzamıştı :) Hep bir aşk şarkısı gibi gelmişti bana bu şarkı, hala da öyle gelir. Rahat, kafaya pek çok şeyi takmayan, ona buna takılmayan, iki ahbap çavuşun aşkı sanki.. "Laid back" işte. Bulamadım güzel çevirisini. Tiplerin de kafalar oldukça kıyak tabii :)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Şimdi eşimin de benim de en sevdiğimiz gruplardan olan Therapy?'nin bu güzide eserini sizlere sunuyorum. Böyle bir aşk hayal eden pek olur mu bilmiyorum ama işte benim genç kızlık hayalim buydu :)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Not: Eğer yarın hava güzel olursa, akşam 5'ten sonra Kuledibi'nden İstanbul'a şöyle bir bakış atmayı planlıyorum. Şanslıyım, toplantı için ofis dışındayım.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;object width="250" height="160"&gt; &lt;param name="movie" value="http://listen.grooveshark.com/widget.swf"&gt; &lt;param name="wmode" value="window"&gt; &lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt; &lt;param name="flashvars" value="hostname=cowbell.grooveshark.com&amp;amp;widgetID=20803437&amp;amp;style=metal&amp;amp;bbg=B2C2E6&amp;amp;bfg=FBF5D3&amp;amp;bt=012C5F&amp;amp;bth=B2C2E6&amp;amp;pbg=012C5F&amp;amp;pbgh=FBF5D3&amp;amp;pfg=B2C2E6&amp;amp;pfgh=012C5F&amp;amp;si=012C5F&amp;amp;lbg=012C5F&amp;amp;lbgh=FBF5D3&amp;amp;lfg=B2C2E6&amp;amp;lfgh=012C5F&amp;amp;sb=012C5F&amp;amp;sbh=FBF5D3&amp;amp;p=0"&gt; &lt;embed src="http://listen.grooveshark.com/widget.swf" type="application/x-shockwave-flash" width="250" height="160" flashvars="hostname=cowbell.grooveshark.com&amp;amp;widgetID=20803437&amp;amp;style=metal&amp;amp;bbg=B2C2E6&amp;amp;bfg=FBF5D3&amp;amp;bt=012C5F&amp;amp;bth=B2C2E6&amp;amp;pbg=012C5F&amp;amp;pbgh=FBF5D3&amp;amp;pfg=B2C2E6&amp;amp;pfgh=012C5F&amp;amp;si=012C5F&amp;amp;lbg=012C5F&amp;amp;lbgh=FBF5D3&amp;amp;lfg=B2C2E6&amp;amp;lfgh=012C5F&amp;amp;sb=012C5F&amp;amp;sbh=FBF5D3&amp;amp;p=0" allowscriptaccess="always" wmode="window"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;&lt;i&gt;Let me try on your dress&lt;br /&gt;It turns me on when we're a mess&lt;br /&gt;Something's kickin' in&lt;br /&gt;I smell the summer on your skin&lt;br /&gt;I'm sick of being down&lt;br /&gt;We're coming up so let's go out&lt;br /&gt;We won't live forever now&lt;br /&gt;So let's make the most of it somehow&lt;br /&gt;Your body is loose - And you're going down&lt;br /&gt;Your body is loose - You're going down&lt;br /&gt;Your body is loose - And you're going down&lt;br /&gt;Today&lt;br /&gt;I don't care where you're from&lt;br /&gt;Whatever planet you think you're on&lt;br /&gt;Cos you're my space cadet&lt;br /&gt;I'll go anywhere with you&lt;br /&gt;Yeah&lt;br /&gt;Maybe you're still lonely&lt;br /&gt;but I love you you're my best friend&lt;br /&gt;We look like sister and brother&lt;br /&gt;According to all our friends&lt;br /&gt;Your body is loose - And you're going down&lt;br /&gt;Your body is loose -  You're going down&lt;br /&gt;Your body is loose - And you're going down&lt;br /&gt;Today&lt;br /&gt;There's no guns firing now&lt;br /&gt;Big yellow cranes hold up the clouds&lt;br /&gt;And this season's changed me&lt;br /&gt;I've fallen into a different skin&lt;br /&gt;We make quite a pair&lt;br /&gt;And we look stupid and we don't care&lt;br /&gt;We need no explanation&lt;br /&gt;Just keep on taking the happy pills(!)&lt;br /&gt;Today&lt;br /&gt;Your body is loose - And you're going down&lt;br /&gt;Your body is loose - You're going down&lt;br /&gt;Your body is loose - And you're going down&lt;br /&gt;today&lt;br /&gt;Let me try on your dress&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-307066496804349666?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/307066496804349666/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=307066496804349666&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/307066496804349666'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/307066496804349666'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2010/04/persembe-kazintisi.html' title='Perşembe Kazıntısı'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-4182950318603204175</id><published>2010-04-15T10:19:00.003+03:00</published><updated>2010-12-24T15:13:28.335+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ev mev'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='içerlerden'/><title type='text'>State of Mind</title><content type='html'>Birisi, hayatınıza karışmaması gereken birisi sırf "Yapma" ya da "Aaa ama olur muuu" dediği için bir şeyi şiddetle yapma isteği duydunuz mu hiç... Daha önceden çok iyi tartmadığınız, henüz karar da vermediğiniz niyet de etmediğiniz bir şeye tutkuyla sarılmanıza sebep oldu mu hiç birileri...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir süredir kafamda dönen taşınma ihtimalini işte böyle bir grup eleştiri sayesinde 3 dakikada gerçekleşebilecek bir resme dönüştürdüm. Yer, bütçe, zaman... Hepsi oturdu. Adrenalin zihni açar derler ama öyle gerçekçi ve olabilir görünüyor ki şu an her şey gözümde, taşınmamamız saçmalık gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabii hepsi ince iplerle birbirine bağlı fazla hızlı yapılmış bir planın parçası olduğundan, biri tutmadığında diğerleri ne olur bilemiyorum. Zaten belki de tepkisel olarak duyduğum bu istek, bekleyip sakinleşsem ve kendimi dinlesem kalmayacak da.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama insanın hayatına da karışılmasın. Yolu ben çekiyorum, uykusuz ben kalıyorum, şehirde ben helak oluyorum. Sonra da bu hallerimin dinlenmesi ve anlayış gösterilmesi yerine "Aa nasıl yani" tepkisi verilince işte böyle gaza geliyorum. Dakkasında :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-4182950318603204175?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/4182950318603204175/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=4182950318603204175&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/4182950318603204175'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/4182950318603204175'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2010/04/state-of-mind.html' title='State of Mind'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-3990249790967545521</id><published>2010-04-01T23:55:00.005+03:00</published><updated>2010-04-02T01:07:21.286+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çalmak / Söylemek İstediğim Şarkılar'/><title type='text'>Mutlu Cumalar</title><content type='html'>Blogumun çok önemli bir eksiği vardı uzun zamandır. Kafamda evirip çevirip de konumlandıramadığım. En sonunda zihnimden geçtiği gibi yayınlamaya karar verdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilen bilir, müzik hayatımın önemli bir parçasıdır. Fazla iyi bir dinleyici oldum yıllar yılı. Çalmak ve söylemek ise hep hayallerde kaldı. Şimdi sizinle işin bu kısmını paylaşacağım; gün içinde aklımdan müzik dinlerken geçen en saf düşünceyi: Keşke burasını çalabilseydim' i... Ya da keşke burasını söyleyen ben olsaydım'ı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Muhtemelen bu konu yine benden başka kimsenin ilgisini çekmeyecektir ancak ben bunu öyle sık düşünüyorum ki; artık yazılması gerekiyordu.(Belki de artık gerçekten çalmayı denemem gerekiyor) Şarkılarla veya müzisyenle ilgili tek tük laflarız yanında da, eğlenceli olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Aslında çok iddialı bir şarkı seçebilirdim; ama gecenin sessizliğine bu uygun düştü. Tori Amos malumunuz, arı kraliçe. Kendisi birkaç sene önce ciddi bir kişilik bölünmesi yaşadı ve evdeki Anne Tori'yi evde bırakıp; içinden çıkan sanatçı, savaşçı, yaralı, tutkulu kadınları serbest bıraktı. Bu kadınlar ortalıkta farklı farklı peruklarla gezmeye başladılar, kıyafetleri uçuk kendileri cüretkardı. Sonra bu kadınlara nasıl başardıysa şarkılar söyletti, hatta bazılarıyla düet yaptı. Ortaya &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/American_Doll_Posse"&gt;American Doll Posse&lt;/a&gt; albümü çıktı. Albüm tanıtım fotosunda Tori, Amerikalı bir banliyo kadını gibi giyinmiş asfaltın ortasında duruyordu, sağ elinde İncil tutarken sol elinde 'Shame' yazıyor ve bacağının iç kısmından kan sızıyordu.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Neyse fazla uzatmayalım, ablalar asileştikçe tepemize çıkarlar (iyi anlamda). Biz de bayıla bayıla dinleriz (belki aynı şarkıyı üstüste 8 defa?) Tori Amos da bu ablalardandır. Bir şarkısının ufacık en basit piyano solosunu bile çalamadığım halde, şarkılarını baştan sona çalabildiğimi hayal ederim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kaç yaz önceydi bilmiyorum. Olimpostaydım, yalnız tatil yapıyordum. Denizden dönüyordum yorgun ama inanılmaz mutlu. Kolumun altına sıkışmış bir havlu, ayaklarımı tozuta tozuta, Huckleberry Fin yürüyüşü hani... Kafamı kaldırdım, hani toprak yol biter de artık Türkmen'in oralarda mıcır başlar, dağların orada bir dönüşü vardır. Kafamı kaldırdım, dağlarla göz göze geldim, tam o sırada bu şarkı girdi kulaklıktan. Kulübemin yolunu falan nasıl buldum hatırlamıyorum, sanırım o andan sonrasını uçarak tamamladım..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;"Beauty Of Speed"i sırf bu an ve girişinde piyano ile çalınan aksak melodi için seçtim; ve davuldan gelen sert vuruşlar. Ah o melodiyi çalabilmek için neler vermezdim. Ve aşağıda yapıştırdığım sözleri için. Tatilim bittiğinde koşa koşa İstanbul'a döndüm ilk kez. Sabah eve vardım, biraz uyukladım, öğlen evden çıktım ve gece Tori Amos'u festivalde bu şarkıyı söylerken canlı dinledim :)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="290" height="40"&gt; &lt;param name="movie" value="http://listen.grooveshark.com/songWidget.swf"&gt; &lt;param name="wmode" value="window"&gt; &lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt; &lt;param name="flashvars" value="hostname=cowbell.grooveshark.com&amp;amp;widgetID=20664028&amp;amp;style=grass&amp;amp;p=0"&gt; &lt;embed src="http://listen.grooveshark.com/songWidget.swf" type="application/x-shockwave-flash" width="290" height="40" flashvars="hostname=cowbell.grooveshark.com&amp;amp;widgetID=20664028&amp;amp;style=grass&amp;amp;p=0" allowscriptaccess="always" wmode="window"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:verdana;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:x-small;"&gt;"&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style=" color: rgb(39, 50, 71); font-style: italic; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:x-small;"&gt;Smacked up side of the head&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style=" color: rgb(39, 50, 71); font-style: italic; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:x-small;"&gt;with the harsh of daylight&lt;br /&gt;So simple last evening&lt;br /&gt;The beauty of speed&lt;br /&gt;Afraid we've been changin'&lt;br /&gt;in a way I wasn't lovin'&lt;br /&gt;Feel those colors changing&lt;br /&gt;the beauty of speed&lt;br /&gt;I'm comin' back for more&lt;br /&gt;out of a black and white world&lt;br /&gt;Past a shooting star&lt;br /&gt;the beauty of speed&lt;br /&gt;See the colors changing"&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"   style="font-family:verdana;color:#273247;"&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"   style="font-family:verdana;color:#273247;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: normal;"&gt;* Yazının başlığını sonradan değiştirdim. Umarım yarın hava şarkıma eşlik edecek güzellikte olur!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-3990249790967545521?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/3990249790967545521/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=3990249790967545521&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/3990249790967545521'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/3990249790967545521'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2010/04/duyuru.html' title='Mutlu Cumalar'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-1189330021516800365</id><published>2010-03-28T22:20:00.004+03:00</published><updated>2010-12-24T15:07:08.679+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güzel şeyler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yemek'/><title type='text'>Severim...</title><content type='html'>&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Kırmızı şarabı yemekte ayaklı kadehte değil, küçük ucuz kalın su bardağında içmeyi...&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Yeşil salatayı taze naneli yapmayı...&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Makarnayı kendinden geçene kadar pişirmeyi...&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Omlete süt karıştırıp kocaman şişmesini beklemeyi...&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Emirgan'da bal kaymaklı kahvaltıda taş fırın ekmeği ve beyaz peynirin de tadına varabilmeyi...&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Mücveri yeşil soğanlı ve sarımsaklı yapmayı, bazen kabak kullanmamayı...&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Et soteyi mantarlı yapıyorsam bolca karabiber koymayı...&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Öğleden sonra yumurtalı ekmek ve vişne reçeliyle yapılan çay saatlerini...&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Zeytinyağlı yer elmasını ve daha önce hiç tatmamış insanların tepkilerini izlemeyi...&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Brokoli salatasını tulum peyniri ve sarımsaklı sosla yemeyi...&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div&gt;Bahar geliyor. Cemreler düştü. Yeni tatlar arıyor damağımız. Kış sebzelerini uzun bir süre göresimiz yok. Domatesi özlemekten içimiz kurudu. Yaz meyvelerini saymıyorum bile. Hadi bahar, gel artık. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-1189330021516800365?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/1189330021516800365/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=1189330021516800365&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/1189330021516800365'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/1189330021516800365'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2010/03/severim.html' title='Severim...'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-5285490261209702865</id><published>2010-03-14T01:05:00.009+02:00</published><updated>2010-12-24T15:07:41.820+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='film'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kitap mitap'/><title type='text'>Çikolata Tadında Şubat</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/S5wjgO17bPI/AAAAAAAAAL8/OwvBlOJn40Q/s1600-h/500DaysOfSummer.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5448268685858532594" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 300px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/S5wjgO17bPI/AAAAAAAAAL8/OwvBlOJn40Q/s400/500DaysOfSummer.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Geçen ay yoğun bir aşk teması vardı havada. Ayın on dördünün etkisinden değil de, öyle denk geldi sanırım. Bizim eve.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir süredir ertelediğim Elif Şafak "Aşk" romanını aldım önce elime. Sevgili eski oda arkadaşım &lt;a href="http://annevebebisi.blogspot.com/"&gt;Anne ve Bebişi&lt;/a&gt;'nden taa o zamanlar ödünç alarak okuduğum Bit Palas'tan beri Elif Şafak'ı severim. Ama her işini de okumadım, itiraf edeyim. Aralara serpiştirdiklerim oldu diyelim. "Aşk" fena değildi, ama teslimiyet ve sevginin arka odalarını keşfettiğim bu dönemde algılayabileceğim bir romandı sanırım. Genelde romandaki kahramanla çeliştiğim zaman iç sesim hep itiraz eder bir şeylere, pek azdı bu sefer. Ilık güzel hislere kendimi bırakabildiğim bir roman oldu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O sırada "500 Days of Summer"ı aldım. Çok tatlı, ama inceden inceden işleye işleye insanın içini oyan bir film. Gerçek hayatın ta kendisi, "eh evet galiba ben de yaptım" dediğim anları çoktu. Bayıla bayıla izlediğim tatlılıkta sahneleri de. Romantik filmler artık böyle olsun, kadınlar da erkekler de yanlış fikirlere kapılmasınlar şu ilişkilerle ilgili, dediğim bir film :) Tavsiye ederim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alain de Botton'un "Aşk Üzerine" kitabını o sıralar yığına eklemiştim, bunların üzerine iyi gider diye düşündüm. Yazarın ismini aslında söyleyemediğimden, kitapçılarda büyük zorluk çekiyorum :) Rafların arasında arayıp tarayıp bulunduğu yeri bir şekilde bulmaya çalışıyorum . Fransızca mı İngilizce mi söyleneceğini bilmediğim bu ismi, bana yardımcı olması gerekirken meseleden pek de birşey anlamayan bir tezgahtara anlatma işkencesini düşünmek bile beni hayattan bezdiriyor. "Statü Endişesi" çok iyi bir kitaptı, özellikle benim gibi filozofları hatmetmemiş, öyle yalayıp yutmamış ama merak eden ruhlar için iyi bir okumaydı, o dönemler takıldığım bir konuda "Aaa ama hakkaten de öyle" dememe sebep olmuştu, "Aşk Üzerine" de sık sık aynı hisleri yaşatıyor. Neyse, sizinle bu kitaptan oldukça hoşuma giden birkaç satırı paylaşmak istiyor ve iyi geceler diliyorum:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Aşk bizi bize yansıtıyorsa, o zaman yalnızlık, ayna kullanmamaya ve yüzümüzde olduğunu bildiğimiz bir kesik ya da sivilcenin nasıl birşey olduğunu sezinlemeye benzer. Ne kadar zarar verirse versin, ayna en azından bizi bize gösterir bir şekilde, hayal gücünün sınırlarını çizmemize yardımcı olur.."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Ama Chloe'nin aynası olmak o denli kolay değildi. Çünkü gerçek aynaların aksine, metaforik aynalar edilgen olamaz. Ötekinin imgesini bulmak zorunda olan, arayan, gezinen, bir başkasının kişiliğinin olağanüstü karmaşıklığının boyutlarını yakalamanın peşinde olan hareketli bir aynadır. Kendi ilgi alanları ve özellikleri olan ve titrek bir elin tuttuğu bir el aynasıdır bu- bulmayı umduğumuz imge, gerçekte varolan bir imge midir? Akıl, &lt;em&gt;Onda ne buluyorsun?&lt;/em&gt; diye sorar aynaya: Yürek ise, &lt;em&gt;Onda ne bulmayı istiyorsun?&lt;/em&gt; diye sorar."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-5285490261209702865?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/5285490261209702865/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=5285490261209702865&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/5285490261209702865'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/5285490261209702865'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2010/03/cikolata-tadnda-subat.html' title='Çikolata Tadında Şubat'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/S5wjgO17bPI/AAAAAAAAAL8/OwvBlOJn40Q/s72-c/500DaysOfSummer.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-5885807508396881279</id><published>2010-03-09T21:54:00.005+02:00</published><updated>2010-12-24T15:13:56.669+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='arkadaşlar'/><title type='text'>Sayın Bakan</title><content type='html'>Sizin de sevdiğiniz insanlar gay olsa. Canınız kadar çok sevseniz yani. Bu insanlar sizden benden normal olsa. Bayaa böyle bildiğimiz normal. Baksanız, etseniz siz de bizim gibi bir hastalık falan görmezdiniz. Tanımamaktan, sevmemekten, henüz öyle birine tesadüf etmemektendir herhalde, diye düşünmek istiyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu insanlar mutlu olsunlar, hayat kursunlar, çift olsunlar, eş olmak istiyorlarsa eş olsunlar; biz şahsen gözlerinin içine bakıyoruz. Nasıl düğün yaparız, onu bile düşündük :) Ama tedavi etmeyi ya da değiştirmeyi düşünmedik.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-5885807508396881279?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/5885807508396881279/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=5885807508396881279&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/5885807508396881279'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/5885807508396881279'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2010/03/sayn-bakan.html' title='Sayın Bakan'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-5205044510901869339</id><published>2010-03-04T23:20:00.002+02:00</published><updated>2010-12-24T15:16:20.612+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bozuk'/><title type='text'>Sessiz</title><content type='html'>Bugün gencecik bir adam, gencecik karısını şu kış günü soğuk toprağın içine bırakıp evine geri döndü. İkisini de pek tanımıyorum. Aslında kızı uzaktan tanıyordum. Bebek gibi güzel, bakılası bir kız. İnanamadım. Haberi aldığımda o mu değil mi diye saatlerce düşünüp, yakıştıramadığımdan o olmadığına karar vermiştim... Çocuğun hislerini ise tahayyül bile edemiyorum. Bu ruh halinden çıkıp evdekilerin yanına dönemiyorum. Ölümü anlamakta her zaman olduğu gibi zorlanıyorum... Allah kimseye böyle acı vermesin. Allah gani gani rahmet eylesin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-5205044510901869339?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/5205044510901869339/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=5205044510901869339&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/5205044510901869339'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/5205044510901869339'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2010/03/sessiz.html' title='Sessiz'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-8533933877286765300</id><published>2010-02-14T22:40:00.011+02:00</published><updated>2010-12-24T15:17:15.804+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ev mev'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sevgili'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iş'/><title type='text'>Değişim Yılı</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/S3hgVodJf3I/AAAAAAAAALY/bfS-oJE0ukw/s1600-h/140220101236x.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5438202474803068786" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 291px; CURSOR: hand; HEIGHT: 221px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/S3hgVodJf3I/AAAAAAAAALY/bfS-oJE0ukw/s400/140220101236x.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Geçen sene bugünlerde nişanlandık sevgilimle. Kısa bir zaman sonra şu an yaşadığımız evi satın aldık ve taşındık. Ağustos'ta resmen evlendik, Ekim'de de düğünümüz oldu. Yine Ekim'de uzun yıllardır çalıştığım ancak son 1,5 senesi benim için resmen işkenceye dönüşmüş işimden ayrıldım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;Bir önceki postta da kendimce ipucunu verdiğim üzere, 2009 bitmeden de yeni bir işe girdim. Ve evet geceleri yemek yapıyorum genelde :) Annemin eskiden çalıştığı zamanlarda yaptığı gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;2009 baş döndürücüydü. Güzel ve yoğundu. Bana değişimin içinde hatta tam merkezindeyken, hayat durağanken olduğumdan daha güçlü olduğumu hatırlattı. Kendimi suya, hayatın akışına bırakıvermenin; durup beklemek, düşünmek ve değerlendirmekten daha net sonuçlar elde etmemi sağladığını gördüm. Ve çok daha fazla tatmin edici olabildiğini...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yeni işimden gayet memnunum. Gelirim iyileştiği gibi, tuhaf bir şekilde hep hayalini kurduğum ama farkında olmadığım şirkete girivermişim. Hatta üniversitede benden birkaç dönem büyük olan bir kız vardı; bana çok inek gelirdi söylemesi ayıptır :P Fakat çalıştığı yeri duyunca çok etkilenmiştim, "Keşke ben de orada çalışsam, en azından bundan sonraki adım olarak benim için iyi olurdu" demiştim. "Ama beni hayatta da oraya almazlar" demiştim. Arada sırada bunun hayalini bile kurmuştum: Bilmeden bir çeşit secret yapmışım herhalde. Yani aslında bu benim sığlığım olabilir, piyasada çalışmak için zilyon tane güzel firma olabilir, ancak nedense gözümün önüne getirebildiğim bir tek bu olmuştu :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her ne ise, iş hayatı belli olmaz, şartlar birden değişiverir. Bu da eski işimde dumurlar eşliğinde öğrendiğim bir ders. O yüzden hep temkinli konuşuyorum, hatta hislerimi bile temkinli yaşamaya çalışıyorum :) Oldukça somut ve göz ardı edilemez bir gerçek var ki; o da işle ev arası yolumun çok uzun olduğu. Neredeyse şehrin iki uzak ucu. Evi de yeni aldık :P Taşınmak içimizden gelmiyor. Şimdilik alıştım, hayatımı bu duruma göre düzenledim, fena gitmiyor. Yemekleri hafta sonundan yapıyorum genelde, hafta içi de bir akşam ben ya da eşim bir şeyler pişirince yetiyor bize. Yollarda uzun zamandır okuyamadığım kadar çok okuyorum. Müzik dinliyorum. Uyuyorum :)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Geçen sene 14 Şubat'ta nişan şaşkını idim. Bu seneyi evde diz dize, yanak yanağa geçirdik eheh :D Allah ağzımızın tadını bozmasın. Hepinizin sevgililer günü kutlu olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Fotoğraf, yeni İspanyolca öğrenmeye başlayan eşimin eve getirdiği buzdolabı magnetimiz.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-8533933877286765300?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/8533933877286765300/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=8533933877286765300&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/8533933877286765300'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/8533933877286765300'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2010/02/degisim-yl.html' title='Değişim Yılı'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/S3hgVodJf3I/AAAAAAAAALY/bfS-oJE0ukw/s72-c/140220101236x.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-4616450329815960291</id><published>2010-02-10T00:04:00.006+02:00</published><updated>2010-12-24T15:17:34.790+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yemek'/><title type='text'>Gece Aşçılığı</title><content type='html'>Brokoli çorbası ve tavuklu kereviz yemeği yaptım yarına. Gece gece.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Ben de bu iki cümleyle anlaşılabilecek bir sürpriz sakladım buraya, hadi bakalım anlayın. İşte Öykücü, çemkirmekten sonraki silahımı çektim! :) Sürprizimi yakında açıklarım, çok uçuk şeyler düşünmeyin bu arada rica ediciim...)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu brokoli çorbasının mama gibi olmayanından istiyorum artık. İnternetten denediğim kaçıncı tarif bu. Ben blendırdan geçip yemyeşil ve koyumsu kıvama dönmemiş olanını seviyorum. Yani hatta içinde minnacık brokolileri hala arada seçilebileninden. Ve suyu hala beyaz - krema rengi olanından. Bilen varsa buna yakın bir tarif gönderirse çok sevinirim. Şunu azalt bunu artır yapabilecek kadar güvenmiyorum halen kendime :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kereviz tarifini de sonra yazarım belki. Süper yemektir, candır kandır. Kereviz mi ıyyy diyerek bana gelmeyin, çocukken ben de nefret ederdim. Annem patates ile karışık pişirirdi, aradan kerevizleri seçer ayırırdım tek tek. Patatesleri lüpletirdim. Ama büyüdüm ve bir noktada iyi pişmiş kerevize hakkını vermem gerekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada Anne ve Bebişi'nin talep ettiği tarif postunu da yazmaya çalışıyorum. Kaynaklar hep internet olduğu için toparlamam vakit alıyor. Zaten tariflerde bir numara da yok ama, şu noktada göndereceğim herşey denenmiş olacak :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-4616450329815960291?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/4616450329815960291/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=4616450329815960291&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/4616450329815960291'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/4616450329815960291'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2010/02/gece-asciligi.html' title='Gece Aşçılığı'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-679308673306257129</id><published>2010-02-03T23:50:00.003+02:00</published><updated>2010-12-24T15:18:06.013+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ailem'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='içerlerden'/><title type='text'>Heidi</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/S2nwFXwfCaI/AAAAAAAAALI/o4EMCMXl91g/s1600-h/heidi2.gif"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5434138400466602402" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/S2nwFXwfCaI/AAAAAAAAALI/o4EMCMXl91g/s400/heidi2.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bambaşka bir yazı vardı aklımda. Ama tabii ki yine ve yine, olan ve biten, aktüel olan değil; arkasında bıraktığı duygusal tortu benim için daha ilgi çekici oldu. Yine ona odaklandım. Ve yine onu yazacağım :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nereden başlayacaktım, onu anlatayım önce: Meg Ryan gelmiş ya. Estetikleri kötü görünüyordu. Bu ameliyatların kadınları nelere dönüştürdüğünü düşünüyordum, Singapurlu bir arkadaşımın facebook sayfasını karıştırırken az önce, Meg Ryan'a baktıktan sonra. Fotolardaki Singapurlu kadınlar 45-50 arası, tamamen ütülenmiş gibiler bu fotolarda, yine de fotoların altındaki yorumlar "Botox'a ihtiyacım var" modunda, arkadaşım bir düğüne gitmiş orada çekilmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oradan aklıma Heidi Montag geldi. Bu kızcağız, bir TV karakteri. MTV'nin bir reality show'unda varolmuş, biraz müzik yapmayı denemiş biri. Bu kız da son günlerde geçirdiği seri estetik ameliyatlarla kendini bir nesneye dönüştürme çabası içinde; henüz 23 yaşında..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıza duyduğum tek ama tek samimiyet ismi yüzündendi, eskiden. Bunu düşündüm kafamda yazıyı çevirirken. Sonra işte orada, duygu alemlerine daldım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Samimiyetim yarı adaş olduğumuz için belki de :) Adım Heidi değil, fakat neredeyse olacakmış. İşte burada babamın hikayesine geçiyoruz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babam genç bir oğlanken Heidi romanını okuduğunu anlatmıştı. Kitabı okumuş, tabii çok sevmiş. Aynı benim gibi, kızarmış peynir burnunda tütmüş. Sonra 18-19 yaşında, İsviçre'de yaşayan bir mektup arkadaşı olmuş. Arkadaşı babama Alpler'den bahseder, babam mektupları okur okur gözünde canlandırmaya çalışırmış. İşte o zaman karar vermiş; kızım olsun, Heidi gibi kırmızı yanaklı olsun, adı da Heidi olsun demiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabii babam aynı benim gibi bir hayalperest olduğundan, nüfus kanunu falan umurunda değilmiş. Yıllar sonra ben doğmuşum. Bilmiyorum babam gidip bir nüfus memuru ile adımın Heidi olması için didişti mi. Ama ben hep kırmızı yanaklıydım, hep komik takma isimlerim oldu, her takma isim sohbeti açıldığında da babam aynı Heidi gibi bir kız çocuğu dilediğini hep anlattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O yüzden şu an bence mükemmel bir isim taşısam da -egoya gel- Heidi ismi ile nedense hep bir duygusal bağım oldu. O gıcık kadından da şu güzelim anektodun başında o yüzden bahsettim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu konu yıllar içerisinde ara ara yine karşıma çıktı. Birbirinden alakasız insanlar beni çizgi filmdekine benzettiler. Hiçbir şeyden haberi olmayan eski patronum, şu an kendisine olan kızgınlıklarımı hala taşıdığımdan birşey hissetmesem de, bir zamanlar baba gibiydi, beni yanına çağırmıştı bir gün. Kısa kestirdiğim saçlarım için "Yakışmış" dedi, "Heidi'ye benzemişsin".&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babannem son zamanlarda iyice yaşlandı, ne zaman beni görse "Sen çocukken öyle neşeli bir çocuktun ki, hep gülerdin hep, şimdi o kadar neşeli değilsin" diye hayıflanıyor. Belki de birilerinin yanında çok çok neşeli olmak artık tuhaf kaçıyor, bilemiyorum bir filtre var gibi. Neşe biraz kapalı kapılar ardında mahrem yaşanıyor sanki bu yaşta. Eşimi de beni umarsız ve çocukça bir neşeye boğduğu için seviyorum bir açıdan.. Ve kendisi de öyle olduğu için. Evde ne kadar gerizekalı olduğumuzu görseniz, inanamazsınız :D&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazı da buraya bağlandı. Gene aklımda olmayan bir şekil. Çağrışımın gücüne bayılıyorum :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Pek de bağlayamamışız ama, idare ediniz okurlar&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-679308673306257129?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/679308673306257129/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=679308673306257129&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/679308673306257129'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/679308673306257129'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2010/02/heidi.html' title='Heidi'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/S2nwFXwfCaI/AAAAAAAAALI/o4EMCMXl91g/s72-c/heidi2.gif' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-658439599604510873</id><published>2010-01-13T23:22:00.003+02:00</published><updated>2010-12-24T15:18:34.611+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ev mev'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sevgili'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kitap mitap'/><title type='text'>Kurutma Makinasına İthafen</title><content type='html'>Şekerim,&lt;br /&gt;Şimdi program bittiği için civ civ civliyor uyarı sesin. Dakikada bir herhalde. Ammaaa, güzelim başucu ışığımda okumalarımı yaparken, seninle illah billah ilgilenemem. Bey çalışma odasından çıkarsa belki bir şansın olabilir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkese merhaba,&lt;br /&gt;Kurutma makinası süper bişey. Bizim balkonumuz olsa da -hem de 3 tane- çamaşır sallandırmak için kullanamıyoruz. Giriş kattayız, donlarım adamların göz hizasında sallansın istemiyorum. Kapalı balkonun içinde kışın hiçbir şey kurumuyor, evde serilmiş eşyalar eninde sonunda hafif de olsa nem kokuyor. Ayrıca şehirde balkona asılan kıyafetler bana hep gene pislenmiş gibi gelir. Bir de ben çamaşır toplamayı bilmem, unuturum, 5 gün sonra kazık gibi toplar-d-ım onları, geri makinaya atar-d-ım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu meret ilaç gibi geldi. Yurtta da vardı zaten. Şimdi çıkar makinadan, hop buna, doldu mu çalıştır. 2-3 saatte işim bitiyor. Katla, ütüle ya da dolaba kaldır. Herkeslere tavsiye ederim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okumalarım: Penguen'in bu haftaki sayısı, Arkeo Atlas'ın eki "Gökyüzünden Arkeolojik Türkiye" -pek okuma sayılmaz aslında, bolca foto yanlarında kısa açıklamalar :P-, bir de Twilight'ın kapanışı Midnight Sun, softcopysi tabii...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer becerebilseydim, geçen ay içinde yaşadığım Twilight manyaklığını size aktarabilirdim belki. Ama becerebileceğimi sanmıyorum :) Şimdi bütün o çılgınlık geçti, unutmuşum Midnight Sun'ı yarıda bıraktığımı, geri döndüm hafifçe.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kurutma makinasını boşaltan sevgili eşime de burdan saygı ve sevgilerimi yolluyorum. Bir başka programımızda buluşmak üzere, sağlıcakla kalın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-658439599604510873?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/658439599604510873/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=658439599604510873&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/658439599604510873'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/658439599604510873'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2010/01/kurutma-makinasna-ithafen.html' title='Kurutma Makinasına İthafen'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-3776492444104341120</id><published>2010-01-09T22:55:00.004+02:00</published><updated>2010-12-24T15:19:13.111+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='içerlerden'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yemek'/><title type='text'>Dar Alanda Kısa Pırtlaşmalar</title><content type='html'>Saçma başlık için üzgünüm; ama hoşuma giden bu oldu :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://oykucu.blogspot.com/"&gt;Öykücü&lt;/a&gt; okuyordum, dönüp ona daha yorum bırakacağım, ama hızla yazayım istedim. Ne pişireceğini yazıyor ya o, ben de ne pişirdiğimi yazıcam şimdi hehe.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu akşam eve 2. kez yemeğe misafir aldım. Bütün o bekar evindeki arkadaş yemekleri, normalde burada yine arkadaşlarla yediklerimiz dışında "davetli" olarak düşünüp çağırdığım ikinci grup. Kayınvalidemin kankası ve ailesi :) O yüzden biraz gergin bir durumdu. Şimdi eşim  onları yolcu ediyor, ben de çalışma odasına bir bardak çay aldım. &lt;a href="http://www.ikea.com.tr/urundetay/10145192/torbjorn_donen_sandalye.aspx"&gt;Yeni sandalyenin&lt;/a&gt; ve çalışma masamızın tadını çıkarıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Menüm şöyleydi: -Öykücü'ye yine selam :P- yoğurtlu kesme çorbası, fırında kestane mantarlı tavuk, patates püresi, pilav, salata ve zeytinyağlı olarak da barbunya. Bir de çay için pasta. Basit ve sade olsun dedim. Zaten onlar yöresel yemeklerde o kadar aşmış durumdalar ki, ben ne yapsam yavan kalıyor :P&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün IKEA'ya gittik. Arkadaşım götürdü sağolsun. Sandalye oradan. Diğer aldığımız ciciler de yerleşmeyi bekliyorlar. Ufak tefek zilyon tane zırtapoza bi sürü para verdik. Hep asıl gerekenler kalıyor :( O arada arkadaşımı ve eşini eve kahveye davet ettik. Fakat eşim Safari ikram etti, arkadaşımın eşi pek seviyor :) Biz de onlara eşlik edelim derken, bizi çarptı mı içki. Daha yemek yapacağız. Elim koluma dolandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse ki yemeklerin yarısını dün geceden yaptığımdan, herşey erken erken yetişti. Tabii misafir gelirken olan o "özenince herşeyin normalden çirkin olması" durumu hep var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de biz daha yemek odası takımı almadık. Benim bekarlık masamda takılıyoruz. Daracık masada yemek çok zor. Kaç kez tıkış tepiş, onu oradan uzat, bunu buradan çevir, yemek yedik burada. Neyse ki bu gelenler yakınımız, hiç umursamadılar. Kayınvaldemin kankisi de beğenmiş yemeklerimi, pek sevindim. Beğenmese de bir insanın böyle demesi ne hoş, pek seviyorum böyle insanları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başarılı bir gündü. Koşmaca koşturmaca, herşey yetişti. Belki film izleriz şimdi. Mısır da iyi gider :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Araba istiyorum. Bu seneki bütün doğumgünü pasta kesişlerimde bunu diledim. Benzin fiyatları öyle yüksek ki; "be careful what you wish for" durumu olacak heralde.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-3776492444104341120?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/3776492444104341120/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=3776492444104341120&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/3776492444104341120'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/3776492444104341120'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2010/01/dar-alanda-ksa-prtlasmalar.html' title='Dar Alanda Kısa Pırtlaşmalar'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-5502525834137413804</id><published>2010-01-06T22:33:00.004+02:00</published><updated>2010-12-24T15:19:31.835+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='içerlerden'/><title type='text'>Bu Ne Şimdi?!!!</title><content type='html'>On - Yirmi - Ottuz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beş - On - Onbeş - Yirmi - Yirmibeş - Ottuz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir - İki - Üç - Dört - Beş - Altı - Yedi - Sekiz - Dokuz - On - Onbir - Oniki - Onüç - Ondört - Onbeş - Onaltı - Onyedi - Onsekiz - Ondokuz - Yirmi - Yirmibir -Yirmiiki - Yirmiüç - Yirmidört - Yirmibeş - Yirmialtı - Yirmiyedi - Yirmisekiz - Yirmidokuz(?) - Ottuz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu da ne şimdi?! Aralık'ın ikinci haftasında bir vakitlerden beri, 30 yaşımı doldurmuş 31 yaşımın içerisinde ilerliyorum. BU DA NE DEMEK OLUYOR ULAAAN!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha fazla yazamiyciim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-5502525834137413804?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/5502525834137413804/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=5502525834137413804&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/5502525834137413804'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/5502525834137413804'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2010/01/bu-ne-simdi.html' title='Bu Ne Şimdi?!!!'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-6322707216133886475</id><published>2009-12-27T15:47:00.009+02:00</published><updated>2010-12-24T15:19:41.877+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='içerlerden'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kitap mitap'/><title type='text'>Ernest Hemingway</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SzdpwRtYivI/AAAAAAAAALA/ZolqqW-2SEU/s1600-h/hemingway.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 385px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SzdpwRtYivI/AAAAAAAAALA/ZolqqW-2SEU/s400/hemingway.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5419916954672073458" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Şöyle bir sözü olduğunu duymuştum vakt-i zamanında:&lt;br /&gt;"Yazabiliyorken masadan kalkarım, tıkandığım zamanlarda değil."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zihnimin derinliklerine böyle bir stil işlemiş. Belki Hemingway böyle birşey söylemedi, belki benzer birşey söyledi ama bana böyle geçti. Özetle, ne zaman birşey yaparken tıkansam, aklıma gelir. Tam masadan kaçacakken, kalıp sorunu çözmemi sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Masadan "yazabiliyorken" kalkarsanız, döndüğünüzde devam edecek bir noktanız olur. Ama "tıkanıklığı" gidermeden kaçarsanız, döndüğünüzde mevzu aynı sıkıcılığı ile orada duruyor olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocukken aklıma yapışan ve üzerinde tuhaf uzun çocuk saatleri boyunca düşündüğüm, sonra bir gün birşey yaparken dank! diye ne demek istediğini anladığım bir laf. Şimdi yan tarafta aslında birşey yapmaya çalışıyordum, mola vermek istedim, yine aklıma geldi. Ama gördüğünüz gibi bu sefer kaçtım çünkü buraya yazıyorum :P&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PS: Quotes yazarak birkaç arama yaptım, o söze en yakın bu çıktı karşıma. Belki de yanlış anlayıp kendimi mi kandırdım yıllar yılı :) Ama güzel bir yol, hoşuma gidiyor buna kanmak. Çalışmaya devam etmek için Hemingway'i düşünmek :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"I learned never to empty the well of my writing, but always to stop when there was still something there in the deep part of the well, and let it refill at night from the springs that fed it."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-6322707216133886475?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/6322707216133886475/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=6322707216133886475&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/6322707216133886475'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/6322707216133886475'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2009/12/ernest-hemingway.html' title='Ernest Hemingway'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SzdpwRtYivI/AAAAAAAAALA/ZolqqW-2SEU/s72-c/hemingway.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-110031137454711995</id><published>2009-12-25T22:20:00.006+02:00</published><updated>2010-12-24T15:20:09.923+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seyahat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='içerlerden'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yemek'/><title type='text'>3</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SzUgSigHTGI/AAAAAAAAAK4/Ln3f7zVa53g/s1600-h/3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5419273229481495650" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 300px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SzUgSigHTGI/AAAAAAAAAK4/Ln3f7zVa53g/s400/3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;Bir yerlerdeyim. Kiminde koşuşturuyorum, kiminde sakin eşya toparlıyorum. Bir telefon geliyor ya da bir haber... Gelinliğini al gel diye... Eee nasıl yani diyorum. Düğünün var diyorlar. Eşim yanımda hepsinde, dönüyorum, aaa nasıl yaa daha düğün mü var, iki tane yaptık ya diyorum. O da bana, elinden birşey gelmeyeceği ifadesi ile, naapalım, insanları üzmeyelim, hem bitçek gitçek kıvamında birşey söylüyor. Ben aa yeter ama, bir düğün daha çekemeyeceğim diye isyan ediyorum - İsyan ettiğime pek memnun oluyorum. Ama gene de tıpış tıpış gelinliğimi toparlıyor, gitmeye hazırlanıyorum. Bir keresinde 3. düğünüm bari kilisede olsun, kilisede hiç yapmamıştık dedim. Arkadaşım Kat'ı nedimem yaparım dedim. Ee yeter ama dedim. Bu nasıl iş, 3 düğün mü olurmuş dedim...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu tuhaf paragraf balayımızdan sonraki haftalarda gördüğüm ve bir hafta içinde 3 kez, farklı şekillerde tekrarlanan ama ruh hali ve teması aynı olan rüyalarımı anlatıyor. Sizi bilmem ama ben bu rüya fırtınasını çok matrak buldum! Yani hadi bir gördüm, üzerinde düşündüm; iki gördüm hmm dedim; üç gördüm artık ben buna gülmeyeyim de ne yapayım, bilinçaltım bari kilisede nikah yapaydın da hiçbir şeyden mahrum kalmayaydın kuzuummm diyerek resmen benimle dalga geçiyor diye pek bi keyiflendim. Düğünlerin yoruculuğu ve sıkıcılığının bir şekilde çıkmasını bekliyordum, bilinçaltımı gene ve gene çok sağlıklı bir tepki verdiği için alnından dudaklarından öptüm. Nitekim anlatırken bile gülünecek bir tortu bıraktığı için de bu rüya işine pek keyiflendim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Fotoğraf Paris Centre Pompidou'daki bir..bir... Ne olduğunu tarif edemeyeceğim bir odadan :) Modern sanatlar merkezi olan ve aslen mimarisiyle şaşırtan bu binanın bir katında, böyle bir odaya girmiş bulunduk. Kimse yok içerde. Garip, melodisi belirsiz karmaşık bir piyano sesi geliyor fondan. Bu garip heykelimsi oluşum da, yerden 3 metre falan yüksekte o ahşap duvarın üzerinde duruyor. Altında gezinebiliyorsunuz. Fakat o burun var ya... O burun arkadaşlar, 4 metre en az ileri uzanıyor. Hakkaten devasa birşey. Ben burnu yandan çekemedim, çünkü ya bu sanat değilse ve rezil olursam endişesi taşıyordum ahahaha :DD Ama tabii içeri girer girmez, artistik ama ufacık odadaki bu orantısız sanat aman pardon burun ve müziğin saçmasapanlığı beni pırt ettirdi. Yani pııııırrrtttt diyerekten birden gülmeye başladım :) Zaten modern sanat düşkünü değiliz, Centre Pompidou'nun acayip binasını görmüşüz ve önündeki meydanda performans yapan sokak sanatçıları bize yetmiş. Haydi hızla bir içeri bakalım dediğimiz ve nereden başlayacağımızı bilememenin, yönsüz kalmanın ve foşur foşur sanata akan halkların arasında kuzu gibi yalnız hissetmenin hüznüyle bu odaya dalmıştık, vallahi de bana yetti. Dedim hadi gidip ucuz şarap, et ve crème brûlée yiyebileceğimiz, garsonlarının hiçbiri İngilizce konuşamayan ama güzel servis yapan bir yere gidelim, ki alışveriş için enerjimiz olsun :)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hepinize iyi haftasonları, iyi eğlenceler!&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-110031137454711995?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/110031137454711995/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=110031137454711995&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/110031137454711995'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/110031137454711995'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2009/12/3.html' title='3'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SzUgSigHTGI/AAAAAAAAAK4/Ln3f7zVa53g/s72-c/3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-5136971736831023656</id><published>2009-12-17T23:44:00.008+02:00</published><updated>2010-12-24T15:20:33.732+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seyahat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sevgili'/><title type='text'>Paris, Kırk İki Dragon Sokağı</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SyqkDkkpMXI/AAAAAAAAAKU/7IWKqofS3cA/s1600-h/4.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5416321883130376562" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SyqkDkkpMXI/AAAAAAAAAKU/7IWKqofS3cA/s400/4.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SyqkDViL3oI/AAAAAAAAAKM/wElVq6KtzLY/s1600-h/3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5416321879093534338" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 198px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SyqkDViL3oI/AAAAAAAAAKM/wElVq6KtzLY/s400/3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SyqkDMRr7ZI/AAAAAAAAAKE/KhGrTrx0-So/s1600-h/2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5416321876608413074" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 199px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SyqkDMRr7ZI/AAAAAAAAAKE/KhGrTrx0-So/s400/2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5416321893959700562" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 199px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SyqkEM6jkFI/AAAAAAAAAKc/MwhdMRBuGTk/s400/5.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SyqkC8K8YyI/AAAAAAAAAJ8/e7qv-QyyJbw/s1600-h/1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5416321872285164322" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 199px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SyqkC8K8YyI/AAAAAAAAAJ8/e7qv-QyyJbw/s400/1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5416323453737038514" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 198px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/Syqle_ic8rI/AAAAAAAAAKk/MLfI0zTHeqA/s400/6.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;Balayımız için kiraladığımız daireyi paylaşmak istedim sizinle. Birşey Paris'i hatırlattı bana bu gece... Bilmiyorum nedir. Koltukta birlikte kıvrılmak mı sevgilimle, Şebnem Ferah'ın yeni albümünü -Benim Adım Orman- dinlerken duyduğum akordiyon sesi mi... Yoksa pencerenin önündeki ağacın sokak lambasının altında ıslanışını sevimli bulmam mı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi farkettim; Paris'te hiç akordiyon sesi duymadım. Sandığımdan çok farklı bir şehirdi; gencecik, enerjik yine de ritmi dingin. Öksürmekten bitap düşmem gerekirken, gece 11lere kadar sessiz ıslak sokaklarda deliler gibi yürüdüğümüz şehirdi Paris. Soğuk ama ML'in dediği gibi, insanın içini ısıtan... Her köşe başında bir sürprizle bizi karşılayan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fotoğraflar daireyi kiraladığımız şirketin sitesinden. Şirketle hiç sorun yaşamadık ve hizmetlerinden memnun kaldık, ilgilenenler &lt;a href="http://www.clickappart.com/"&gt;http://www.clickappart.com/&lt;/a&gt; sitesine bakabilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı Aşklar... Bu şarkıyı sevdim. Bu akşam. Ama kim bilebilir ki; yüzlerce kez dinledikten sonra en sevdiğim şarkı hangisi olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Boynunun omzunla buluştuğu&lt;br /&gt;Hem serin hem ılık çukurdan&lt;br /&gt;Yavaş yavaş yudum yudum su içtim&lt;br /&gt;Sonra kayboldum"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Bazı aşklar yarım kalırlar, küskün kalırlar" demiş gerisinde şarkının. Sevgilime sordum, "Ben bu şarkıyı çok sevdim, ama yarım kalırlar küskün kalırlar kısmını almadan sevsem olur mu" dedim.. "Olur" dedi... Duvarlarımı kısıtlamalarımı aşabildiği esnetebildiği için gene sevdim sevgilimi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-5136971736831023656?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/5136971736831023656/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=5136971736831023656&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/5136971736831023656'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/5136971736831023656'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2009/12/paris-krkiki-dragon-sokag.html' title='Paris, Kırk İki Dragon Sokağı'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SyqkDkkpMXI/AAAAAAAAAKU/7IWKqofS3cA/s72-c/4.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-2069255324044323581</id><published>2009-12-07T00:05:00.001+02:00</published><updated>2010-12-24T15:20:47.445+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gelinlik'/><title type='text'>Gelinliğe Nasıl Sığamadım?!</title><content type='html'>Her yerden bu tip hikayeleri duyarız ama asla başımıza geleceğini düşünmeyiz değil mi... Ben de düşünmemiştim. Kuzenim evlenirken aceleci yengesi -çok da sevdikleri bir kadın değildir- fermuarı içteki kopçaları takmadan çekince cort! Fermuar patlamıştı. Oturup diktiler sonra, gelin arabasıyla eşi de yakındaki caddede 8-10 tur atmıştı herhalde...&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hiç olmayacak bir hikaye... Sonuçta fermuarı kopçaları taktırmadan çektirmeyeceğim. Öğrendim. Angut değilim ya. Peki bu gelinliğin sırtında zilyon tane düğme varsa ve hiç fermuar yoksa?!?! Aksiyona gelin.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Olaylar şöyle gelişti:&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Gelinlikçim elindeki ölçülere %100 güvenerek benimle görüşmeden gelinliğin sırtını kesti, düğmeledi. Kızmadım çünkü geç kalmak üzereydik. Biraz işgüzarlık yapmıştı fakat detaylara takılıp stres yaratacak durumum yoktu. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Elbiseyi ilk giydiğimde ölüyorum sandım. O dehşetle kendi kendimi panik atak krizine sokmak üzereydim ki; sakinleşmemi çünkü gelinliğin kumaşının her halükarda esneyeceğini söylediler. Sakinleşmek derken, bir solucan gibi elbiseden pörçlememek için nefesimi kontrol etmekten bahsediyorum :) Şansa ufak bir provamsı daha vardı, orada da yarım saat kadar giymem gerekti gelinliği: Hakkaten esniyordu. Rahatladım. Esnemeye başladım :P&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sonra annemlerin oradaki düğün için memleketime geçtim. Sadece 4 gün içinde bu kadar kilo almış olamazdım değil mi... 10 yıldır ibre +1,-1 o da mevsim değişikliklerinde oynar. Tamam çok zayıfım demiyorum ama sağlıklı kiloda olduğuma inandığımdan, gelin diyeti falan denen şeylere itibar etmedim. Sonuçta sabit kilomdan biraz zayıflasam hemen aynı kiloya dönüyordum, aynı şekilde alınca da böyle oluyordu. Çabalarım vücut direncimle karşılaştıkça sinirimi bozacaktı, gerek görmedim. En son ergenlik çıkışı diyet yapmıştım. Bundan 10 kilo zayıfken!!!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Neysecime kuaförden eve geldiğimde -evde giyinmeye karar vermiştim- her gelin gibi programımın gerisinde kalmak üzereydim. Ki 12 yıldır herhangi bir yere yetişebilmiş değilim, kelimenin gerçek anlamıyla. Bu sefer manyaklık bu ya bütün işlerimi çok erken halletmiştim. Fazlasıyla erken gittiğim için de kuaför olsun makyajcı olsun, rehavetin dibini bulup beni geciktirmişlerdi. Sorun değil, bu sefer gerçekten erkenciydim...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Eve geldim ve sakince beni giydireceklere mevzuyu anlatmaya başladım. Katman katman giyindim, allahım gerçekten teferruatlı bir iş, sabredebilmem bir mucize. Son hamle, gelinliğin sırtındaki en üstteki ilk düğme iliklenmesi en zor olanı, sonrası çok kolay. Bizimkiler kasmaya başladı...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;5 dakika sonra bana kötü haberi verdiler. Bu arada 37 farklı pozisyon denemiştik: Gelinliğin sırtı iliklenmiyordu, iliklenmediği gibi resmen kocca bir karış aralık vardı iki düğme arasında. Fakat önü ise bomboldu. Bu kadar kiloyu 4 günde nasıl almış olabilirdim... Elbiseyi üzerime oturtamadıkları barizdi. Bu noktada modellik vs de yapmış eşimin bir akrabası işi ele aldı. Daha doğrusu kaburgalarımı... Resmen elbisenin altında kaburgalarımı avuçladı, arkaya doğru ittiriverdi. Elbisenin üzeri de düğmeler de iç organlar da her bişey de oturdu. Ben rahattım fakat bu stres beni bitirmişti. Kimseye bağırıp çağırmadan, olay çıkarmadan kimseyi kırmadan mevzuyu atlatabildiğime inanamıyordum... Tabe düğün öncesi- fotoğrafçı sonrası beyle çaktığımız birer kadeh cin tonik de hem alkol kokmamamızı hem de gayet neşeli bir düğün geçirmemizi sağladı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İkinci düğünümüz için -evet 2 düğün, 1 nikah, 1 bekarlığa veda partisi, 1 şirket kutlama yemeği- bir çare bulmalıydım; ya yine kapanmazsa paniği aldı beni. Kuzenimi çağırdım, gelinliği topladım kutuladım, kalktım gelinlikçiye gittim. Gelinlikçim kuzenime bütün detayları öğretti. Diğer düğünde de, kuaförde bir 3 dakikalık cebelleşme yaşansa da - bu sefer gerçekten kilo almış olabilirdim, güneyin yemekleri bir harika oluyor- kuzenim meseleyi bir çırpıda halletti. Ona da hatıra hayat boyu unutamayacağı iç giyimli görüntülerim kaldı. Ehem.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sizlere tavsiyem, yanınızda eğitimli &amp;amp; tecrübeli birini bulundurun. Sadece dinlemekle öğrenilmiyor bu iş, gelinlikçinizin eşliğinde yapsın bu kişi elbiseyi kapatma işini. Ayrıca bir gelinlik sırtı kapatılamama yazısı yazaraktan ne kadar banal olduğumu an itibariyle farkettim. Olsun, bira kafası + facebook'taki bitmeyen evlilik fotoları insana neler yaptırıyor!!!&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-2069255324044323581?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/2069255324044323581/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=2069255324044323581&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/2069255324044323581'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/2069255324044323581'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2009/12/gelinlige-nasl-sgamadm.html' title='Gelinliğe Nasıl Sığamadım?!'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-5597065696804248344</id><published>2009-12-01T23:59:00.003+02:00</published><updated>2010-12-24T15:21:14.171+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='alışveriş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='film'/><title type='text'>Adam Rifkin is a Woody Allen Wannabe</title><content type='html'>But a very bad one!!! The movie "Homo Erectus" sucks!!!&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bunu enternasyonel olarak algılanabilen bir dilde yazdığım iyi oldu. Belki biri bir gün görür de film kariyerini sonlandırır. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bugün çok salakça bişey yaptım. Bir göz kapatıcı ile bir pudraya kucak dolusu para verdim. Ama gerçekten yanlışlıkla oldu. Fiyatını sormadan kasaya gitmiş bulundum, sonra da yiğitliğe toz kondurmamak için aldım çıktım.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İçime oturdu tabii. Ben bişey pahalıysa ondan soğurum: Pudramdan şu an nefret ediyorum. O paraya şimdi kocamla ben GS-Panathinaikos maçına bilet aldık iki kişi. Gözüm döndü bu aralar. Tutamıyorum kendimi. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Alışveriş merkezlerinden nefret ediyorum!!!&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-5597065696804248344?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/5597065696804248344/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=5597065696804248344&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/5597065696804248344'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/5597065696804248344'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2009/12/adam-rifkin-is-woody-allen-wannabe.html' title='Adam Rifkin is a Woody Allen Wannabe'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-7220500491188477721</id><published>2009-11-28T09:00:00.002+02:00</published><updated>2010-12-24T15:21:33.965+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='arkadaşlar'/><title type='text'>Teşekkür Postu</title><content type='html'>&lt;a href="http://ozguranne.blogspot.com/"&gt;Özgür Anne&lt;/a&gt;; bağlantıyı koparmadığın ve yazma temponla ilham verdiğin için...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://anneve%20bebisi.blogspot.com/"&gt;Anne ve Bebişi&lt;/a&gt;; halen kadim dost olduğun ve yorumlarını esirgemediğin için...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daisy; zilyon tane yorumuna halen güzel bir cevap yazamadığım halde yorum yazmayı inatla bırakmadığın için...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://oykucu.blogspot.com/"&gt;Öykücü&lt;/a&gt;; her tür saçmalık içeren yazımı desteklediğin ve okumayı bırakmadığın için....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepinize yazmam konusunda verdiğiniz cesaret için çok çok teşekkürler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve tüm diğer sessiz izleyici ve okuyuculara, size de teşekkürler. Biliyorum ve görüyorum, geliyorsunuz okuyorsunuz. Hepsini görüyorumm. Ohhhmmmm!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve tuhaf google aramalarıyla gelip sitede gezinen kişilere de teşekkürler! Siz de neşeme neşe katıyorsunuz analytics raporlarını okurken her akşam...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepinize iyi bayramlar!!!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-7220500491188477721?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/7220500491188477721/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=7220500491188477721&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/7220500491188477721'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/7220500491188477721'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2009/11/tesekkur-postu.html' title='Teşekkür Postu'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-7042425018230956656</id><published>2009-11-22T00:07:00.010+02:00</published><updated>2010-12-24T15:23:56.415+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='içerlerden'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='film'/><title type='text'>Beklentiler ve Gerçekler</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SwhjJpJ9VOI/AAAAAAAAAJ0/qRCtPvvft3k/s1600/LN.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5406680369975874786" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 214px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SwhjJpJ9VOI/AAAAAAAAAJ0/qRCtPvvft3k/s320/LN.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Biliyorum, benden okkalı düğün yazıları bekliyorsunuz. Öncelikle, herşey çok güzeldi çok, içiniz rahat olsun. Ben de süper çok güzeldim niheh. Ve fekat, bu yazı beklentisi durumu bende acayip baskı yarattı. Kendi zihnim tabi bunu yapan, sizlerin bir suçu yok.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Gidiyorum geliyorum yazamıyorum. Gerçekten vaktim de olmadı. Azıcık vaktimde yorumlarla dönmeye çalıştım blog alemlerine. Sırf bu baskı hissini azaltmak, tabiri caizse motoru tekrar ısıtmak için yazıyorum şu yazıyı. İnsan zorunda hissettiği işi de yapamıyor, yazıyı da yazamıyor anacım... &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Size geçen hafta izlediğim bir filmdeki bir karakterden bahsetmek istiyorum bu kez: Filmin ismi "Away We Go". Afişini Paris'te metroda görmüştüm, o zamandan aklımda kalmış bu "kız" filmi. Geçen dvdcide buldum aldım. Eşime izletene kadar da akla karayı seçtim ama sonuçta beğendik ailecek :) &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Şimdi bu filmde bir kadın var: LN. Asıl adı Ellen ama kendisine LN diyor. Üniversitede hoca ve 2 çocuk annesi bir hmmm nasıl desem, yeşilci annelerden. Yani sling kullanıyor, organik yediriyor, çocuğunu emzirmeye derinden inanıyor falan. Fakat bu karakter aslında new-age kadın ve annelerin tam bir parodisi durumunda. Saldırgan falan da bişey. Yani bu metodlara karşı değilim, çoğunu (anne olmadığım halde) ilgiyle izliyorum ama bu LN var ya bu.. Filmin asıl karakterleri buna bir bebek arabası hediye ediyorlar, parasının yetmediğini düşünerek saflıkla. Ama tabi LN arabadan nefret ediyor. Olaylar ısındıktan sonra bir sinirle "I don't want to PUSH my babies AWAY from me" diye öyle bir kükrüyor ki... Bebek arabasına yüklenen anlama gel, çay demle demek istiyorum. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;İtiraf anı: Bu alternatif kadınların metodları falan hep fazlasıyla (gerçekten) ilgimi çekse de, bende eksik performans hissi yaratıyorlar. Beni eksik kadın hissettiriyorlar. Yani sanki o aktiviteyi o şekil yapmazsam kadınlığımın derinliklerindeki mühim noktalardan birine erişemezmişim gibi. Ya da bilemiyorum... Yani sanki erişmem gereken bir hedefmiş gibi oluyor öyle düşününce. Hedef olunca da performans kaygısı giriyor işin içine. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ben de Jung'dan, kırmızı başlıklı kızın farklı okumalarından, kadınlığımın derinliklerine yaptığım yolculuklardan, toprağa çıplak ayakla basmaktan ve hint işi eteğimin yazın ayaklarıma dolanmasından hoşlanıyorum. Ben ayrıca streç zımbalı kotumu ayaklarıma geçirip, siyah montum ve siyah makyajımla, topuklarımın üzerinde yükselerek Taksim'deki salaş heavy metal barlara gidip, o erkek ortamında bir kadın olarak varolmaktan da hoşlanıyorum. Ayrıca sinirli bir günümde mutfağa girip, ocağı fırını ovalamak ve o sırada kendimi kaybetmekten de hoşlanıyorum. Muhtemelen annemin evde gergin bir üslubu olduğundan, ben bu olmayacam diyerek kendi kendime, bir vakitler çocukluğumda-ilk gençliğimde, bu kadınları ikonalaştırdım gözümde.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İşte bu new-age kadınlara dair performans kaygısı aklıma üşüştüğünde, dalga geçip unutmamı sağlayacak bir karakter oldu LN. Kendi dünyasındaki doğrulara inanan bir insandan kime zarar gelir tabii ki ama, benim kadınlığımı koydukları zor hedeflerle tırtıklamaya kalktıklarında, işte orada dur demem lazım. En azından kendi kendime dur demem lazım...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Not: Yazının ses tonu gıcık, halbuki hiç öyle değilim ben. Neşeliyim gayet ve yeni keşfettiğimiz bir dizinin son bölümünü izlemeye gidiyorum şimdi. Çekirdek de iyi gider heaa. Hangi new-age anne çekirdek çitler allasen :P&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-7042425018230956656?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/7042425018230956656/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=7042425018230956656&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/7042425018230956656'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/7042425018230956656'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2009/11/beklentiler-ve-gercekler.html' title='Beklentiler ve Gerçekler'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SwhjJpJ9VOI/AAAAAAAAAJ0/qRCtPvvft3k/s72-c/LN.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-3954640748662392746</id><published>2009-10-26T23:01:00.003+02:00</published><updated>2010-12-24T15:24:14.175+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seyahat'/><title type='text'>Paris'ten İlk İzlenimler</title><content type='html'>Evet blogcular, bir önyargıyı yıkmaya geliyorum: Şu ana kadar iletişim kurmam gereken yaklaşık 5-6 Fransızdan edindiğim izlenim odur ki; Fransızlar iğrenç değillerrr!! Hatta oldukça yardımsever ve sevimliler.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Uçakta yanıma oturan, köh köh öksürüp devamlı uyuklayan Fransız kız, birden bire bize sorular sormaya başlayıp Paris'te gidebileceğimiz yer önermek için email adresini bile verdi. Uzaktan baksanız biz yorgun ve tedirgin halimizle Fransız o sıcakkanlılığı ile bir Türk gibiydi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Pasaport kontrolündeki polisler! Sizleri de seviyorum. Ben "Merci" deyince bana "Thank you" diyen bir Fransız bulabileceğime inanamazdım şu dünyada!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Daha sonra metro istasyonlarında 8 kez yolumuzu kaybettikten sonra eve 1 saat geç kaldığımızda; bizi mükemmel tatlılıkla ve evliliğimizi kutlamak için bir şişe şampanya ile karşılayan ev sahibimiz Yaniv! Sana da selam olsun!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sonra market kasasındaki Hintli teyze! Sebze poşetlerini bağlamadığımız için kasaya dökülen sebzeleri toparlarken bize "Bir daha olmasın" bakışı attın ya! Bak dersimizi hemen aldık. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu akşamlık yorgunluktan öldüğümüz için kendimizi gün battıktan sonra eve attık ve evde takılmaya karar verdik. Markette bulabildiğimiz en tuhaf mantarlarla uyduruk bir Çin yemeği yaptık. Orta karar bir Fransız şarabını yarılayamadan koltuğa serpiştik.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Şu an etrafımızda kıpır kıpır Paris kimbilir neler peşindeyken, komşularımızın penceresini hafif dikizleyerek evde pinekliyoruz. Ve evet çok yorgunuz. Yarın neler yapacağımıza karar vermemiz gerekiyor. Bir de benim ara vermeden yolculuk jurnalime yazmam lazım. İyi geceler herkese!&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-3954640748662392746?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/3954640748662392746/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=3954640748662392746&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/3954640748662392746'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/3954640748662392746'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2009/10/paristen-ilk-izlenimler.html' title='Paris&apos;ten İlk İzlenimler'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-8679453752458122513</id><published>2009-10-25T21:20:00.002+02:00</published><updated>2010-12-24T15:24:52.650+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seyahat'/><title type='text'>Kısa Bilgi Notu</title><content type='html'>Dün akşam itibariyle bütün telaşımız bitti. Diyelim. Yarın sabahın köründe Paris'e uçmak ve 5 gün oralarda sürtmek dışında bir işimiz kalmadı. (Allaam allaaam çok merak ediyorum dairemiz nasıllll! Paris nasıl!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Az önce İstanbul'a indik. Bey maça koştu. Ben öksürdüğüm için domuz gribi endişelerimi evde kendi kendime dinlemek istedim. Yoksa maçta olmalıydım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yok yok d.g. değilim. Herkes öyle dedi :P Olmadığımı. Yani grip değilim, öksürüyorum sadece. Boğazım tahrişlenmiş bir şekil. Deli etti beni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu vesileyle sevgili okuyucu, seni ihmal ettiğim için özür dilemek istedim. Sana sen dememe kızmadın, di mi?! Şimdiiii, anlatmam gerekip de atladıklarım;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Kopuk bekarlığa veda partim. Bilmem kaç zamandır bu kadar eğlendiğimi hatırlamıyorum. Kurtlar dökülmeye dökülmeye meğer ne çok birikmiş. Kız arkadaşlar meğer ne çok özlenmiş. Kız kıza eğlenmek ne şahaneymiş! Bizim kızlar meğer ne manyak ve ne yaratıcıymış nihahah!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Gelinlik son durum. Foto gerekir heralde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Annemin memleketindeki düğünümüz &amp;amp; kınamız. Ve bununla da bitmiyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Asıl düğünümüz. Eşimin memleketindeki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kadar düğün aktivitesi benim miydi, halen inanamıyorum. Bir kez daha evrene diyorum ki, gene yaptın yapacağını, büyük konuştuğum için aldın intikamını. Gizlice evlenirim, kimseyi çağırmam der misin... Düğüne doydum. Ama en sonda olan bir ufak aksilik dışında, her şey gayet güzeldi. Mükemmel - çok güzel arasındaki bir skalada serpişiyordu yani olan bitenin kalitesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet yemeksepeti'cim. Halen bekliyorum, gelen giden yok. Eve en yakın alışveriş merkezinin içinden sipariş verdim ki, sıcak gelsin. Şimdi patatalar hamır olmuştur. Zaten GS'de gol yedi. Yorgunum ooof.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;à bientôt!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-8679453752458122513?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/8679453752458122513/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=8679453752458122513&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/8679453752458122513'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/8679453752458122513'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2009/10/dun-aksam-itibariyle-butun-telasmz.html' title='Kısa Bilgi Notu'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-8842462266356906173</id><published>2009-10-16T09:52:00.003+03:00</published><updated>2010-12-24T15:25:11.815+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gelinlik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güzel şeyler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sevgili'/><title type='text'>Tarlatanla İlk Dans Denemeleri</title><content type='html'>Daha giriş müziği bulacağız. Dün akşam oteli aradım, pasta vs birşeyler dediler. Anlamamıştım. Daisy senin de yorumundan sonra uyandım, biz pasta için de mi müzik vereceğiz?!?!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün akşam tarlatan ve ayakkabılarla dans etmeyi denedik: Fena değildi, özellikle flört döneminde hiç dansetmemiş iki insan için fena sayılmazdık. Fakat güzel dansettiğimizde ben kendimi romantizme kaptırdığım için provaları hep bozdum! Ya ayağına bastım sevgilimin ya kikirdemeye başladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim ilk dans müziği hafif ve neşeli, biraz da sek.si (Ehem!) . Ama genelde giriş müzikleri belgesel müziğini andırıyor ya da bir huşu durumu oluyor. "The Way You Look Tonight"a altlık olacak giriş müziği nereden bulurum bilemiyorum... Hele pastaya eşlik edecek müzik nasıl birşey olmalı, hiçbir fikrim yok!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-8842462266356906173?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/8842462266356906173/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=8842462266356906173&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/8842462266356906173'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/8842462266356906173'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2009/10/tarlatanla-ilk-dans-denemeleri.html' title='Tarlatanla İlk Dans Denemeleri'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-8461006283630215828</id><published>2009-10-15T17:41:00.003+03:00</published><updated>2010-12-24T15:25:30.556+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gelinlik'/><title type='text'>İlk Dansımız</title><content type='html'>Son dakikaya bıraktığımız bir iş daha. Önce Elvis Presley'in "Can't Help Falling in Love"ında dansedecektik. İkimiz de çok müzik dinleyen insanlarız ama bilinen bir şarkı olsun, insanların gözleri dolsun istedik acımasızca nihehe. Ve fekat Elvis'im, çok yavaş olmuş o şarkı, dansedilmiyor, sevdiğimiz daha hızlı bir cover'ını da bulamadık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi havadaki romantizmin de etkisiyle, "The Way You Look Tonight" ta karar kılmak üzereyiz. Yani az önce sevgilimi aradım, ofisçek oturmuş şarkı arıyorlardı, içki de içilmiş anlaşılan, arkadan bu şarkı geliyordu ve sevgilim "Budur" diyordu. Herkesi havaya sokmuş herhalde ofisteki hehehe :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Farklı versiyonlarından birini seçeriz, çok uzun olmasın, çok yavaş olmasın, şimdilik merak edenler yutüp'ten Rod Stewart'ın yorumladığını dinleyebilirler. Çok romantik çook :) Aklımda uygun bir cover var benim, akşama deneriz bakalım. Çok uzun gelirse elimizdekiler aile büyüklerini dansa kaldırır, kurtarırız diye düşünüyorum :D&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün gelinliğimi aldım. Uçuyorum sanırsam. Nasıl bir hismiş bu! Detaylar daha sonra geliyoor!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-8461006283630215828?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/8461006283630215828/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=8461006283630215828&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/8461006283630215828'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/8461006283630215828'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2009/10/ilk-dansmz.html' title='İlk Dansımız'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-4306310034382763176</id><published>2009-10-14T12:00:00.001+03:00</published><updated>2010-12-24T15:26:02.716+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seyahat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='arkadaşlar'/><title type='text'>Buzzz</title><content type='html'>Çok soğuk. Markete gittim geldim, mübarek Kuzey Buz Denizi'ne daldım çıktım. Hava çok güzel, temizlenmiş; dünkü lodosun bütün izleri yıkanmış. Gece yarısı yağmurda yürümek için gaza gelmiştik ancak yeni mahallemizi daha keşfedemediğimizden cesaret edemedik. Ahh Moda ah, geri geleceğiz bir gün... Moda'da olsak, gece 3-4 çekinmez yürürdük.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün pasaportları aldık. Gıcır gıcır şengen. Fotoğraflı filam. Oradan damatlığı teslim almaya gittik. Şok olduk: Smokin istemeyen sevgilime, siyah şık bir takım beğenmiştik. Yakası ve düğmeleri saten kaplanacak, gömlek üzerine oturtulacak, pantolon çok az açılacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gittik mağazaya, yaka saten kaplı ancak siyah saten yerine böyle üzeri gri biyeli parlak garip bir şey! Düğmeler plastik ve taşlı(!) , acayip kokoş. Gömlek yapılmamış, ölçü iğneleri üzerinde duruyor. Mağazada bizimle ilgilenen bey de şok oldu, hiç haberim yoktu diyerek. Bugün yine gideceğiz. Bu teslimatı erkene aldırmak benim isteğimdi, o da 1 gün sadece. "Bir sorun olursa düzeltecek vaktimiz olsun" diye düşünmüştüm. Hakkaten de oldu. Bir an için böyle düşünerek bu sorunu çağırdığım hissine kapıldım, bu kadarını ben bile beklemiyordum :P&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün artık koşturmacaya bir ara vermek ve kendime zaman ayırmak istiyorum. Ancak işler bitmiyor: Kuru temizlemeye verilecek kıyafetler var, elektrikçi gelecekti, bekliyoruz halen kıl bişey.  Davetiye verilecek akrabalar var, an itibariyle onları da kargoya verme hissi içimi kapladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Off gitmem lazım. Gelinlikçiden telefon geldi, 11'de randevumuz varmış ve unutmuşum. 3'e onu aldılar, o saatte Kat ile buluşacaktık, kızı da çağırdım gelinlikçiye ama sesi pek bitkin geldi, tekrar arayayım. Hadi çüz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-4306310034382763176?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/4306310034382763176/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=4306310034382763176&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/4306310034382763176'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/4306310034382763176'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2009/10/buzzz.html' title='Buzzz'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-5972341940378726963</id><published>2009-10-12T21:00:00.001+03:00</published><updated>2010-12-24T15:26:22.664+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seyahat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sevgili'/><title type='text'>Balayı Güncellemesi</title><content type='html'>Yuhuuu vizeyi aldım. Aldık yani ehehe. Eşimin bir sorunu yoktu tabii, 3-5 kere EU girişi olduğu için.&lt;br /&gt;Bu vesileyle hiç şengenim olmadığı halde görüşme bile yapmadan vize almamı sağlayan Pronto Tur'a, beni kanatları altına alarak ev hanımı statüsünden başvurmamı sağlayan eşime sevgilerimi yollarım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-5972341940378726963?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/5972341940378726963/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=5972341940378726963&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/5972341940378726963'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/5972341940378726963'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2009/10/balay-guncellemesi.html' title='Balayı Güncellemesi'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-1929046252805485503</id><published>2009-10-12T03:19:00.001+03:00</published><updated>2010-12-24T15:26:39.972+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seyahat'/><title type='text'>Bal ve Ayı</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/StJ1DCeJHpI/AAAAAAAAAJs/IREIdyG53UI/s1600-h/eiffel.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5391500398979260050" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 173px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/StJ1DCeJHpI/AAAAAAAAAJs/IREIdyG53UI/s320/eiffel.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;div align="justify"&gt;İki yazıdır ayılar aldı götürdü bizi :P Bu seferki romantik olanından ama... &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Aslında düğün öncesi balayında gibiyiz. Çalışmıyorum, onun işleri hafifledi. Sürüsüne bereket iş olsa da, nazar değmesin, pambık bir haldeyiz. Dinlendim de, oh! Ama daha tadına varacağım şeyler var, sabah sahilde yürümek gibi.. Vapura doydum, onu söyleyebilirim.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Koşturmacam hiç bitmedi, gelinlik, bekar eşyalarının ve yeni eşyaların eve taşınması hatta harmanlanması, bir de araya vize işi sıkıştırdık. Allahım, eğer bir sorun çıkmazsa Paris'e gideceğiz. Otel &amp;amp; tur karmaşasından uzakta, St Germain Bulvarı'na çok yakın hoş bir sokakta bir daire kiraladık, 6. bölgede. Tuhaf bir şekilde Paris'in büyük bir bölümünün numerolarla ayrılmış bulunduğunu öğrendim bu süreçte. 20'ye kadar giden bu rakamlar, farkettikten sonra ev seçerken bayağı bir işimize yaradı.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Umarım konsolosluk en kısa zamanda görüşme randevusunu netleştirir de, belirsizlikten kurtulurum. İlk şengenim, dolayısıyla hayvani bir kasış var. Gece gece şengen-yengen esprisi bile yapasım yok, öyle çok belge topladım. Ayrıca franko kişileri ne kadar sevdiğimiz belli. Buraya mı gitmek için uğraşıyoruz önyargısı cabası.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Canım aşkım saolsun Fransızların başka bir dil konuşmama inadını tamamen Türkçe konuşarak bertaraf edebileceğine inanıyor. Bense birkaç akşam "15 dakikada Fransızca" kitabına baktıktan sonra, bizim için en yararlı cümlenin "Par le vu Angle?" (İngilizce konuşabiliyor musunuz?) olduğuna kanaat getirdim. Bir arkadaşım bu soruyu "Vi" şeklinde cevaplayıp, konuşmalarına Fransızca devam edeceklerini iddia etti. Eğlence başlasın yani :)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Herşey bitsin, biz bi gidip gelelim, evin gerçeğini görelim, buradan linkini de paylaşırım. Bir ev bulmuştuk aslında, ufak bir stüdyo daire. Çok tatlı, herşey yerli yerinde. Yalnız perdeyi açıyorsunuz, ınınnnn tam karşınızda Notre Dame Katedrali! Yani arada bir cadde, Seine Nehri ve hoop katedral. Balayını 3 kişi geçirecekmişiz hissi uyandırdı bende bu: Ben, eşim ve katedral. Evin içinde öyle bir varlık sergiliyor çünkü. Hatta geceleri tıktık camı çalan Notre Dame'ın kamburu da bize katılabilir diye düşünmeye başlamıştım. Şaka bir yana, biraz ürkünç geldi gotik mimariye o kadar yakın uyumak bana. Aslında evde oturacağımız falan da yok yani.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ama işte, bu yazıya başlamadan önce hissettiğim şey, balayımızın çoktan başladığı hissiydi. Bundan daha da tatlı bişey olcaksa eğer, ohooo süpermiş diyorum. Herkesi selamlıyorum. Bon nui.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-1929046252805485503?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/1929046252805485503/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=1929046252805485503&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/1929046252805485503'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/1929046252805485503'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2009/10/bal-ve-ay.html' title='Bal ve Ayı'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/StJ1DCeJHpI/AAAAAAAAAJs/IREIdyG53UI/s72-c/eiffel.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-6334404306266027275</id><published>2009-10-05T11:49:00.004+03:00</published><updated>2010-12-24T15:26:54.127+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ev mev'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tv'/><title type='text'>Ayı Grylls</title><content type='html'>Ev hanımlığımın ilk günü :) Normalin aksine erken kalktım, hemen sanal tarlama bişeyler ektim. Sonra biraz tv izledim, markete gittim. Çamaşırları makinaya attım, panjurları açtım, kurumuş çamaşırları topladım. Sabah sabah baharat rafı sinirime dokundu, onu düzelttim. Eşime hediye aldığım nutellayı üzerine not yapıştırarak rafa yerleştirdim. (Speşıl okazyon) Kahvaltı ettim, annemi aradım, babamla konuştum, eşimi aradım. Şimdi de oturmuş, çayımı içerken Ayı Grylls'in The Ultimate Survival'ını izliyorum. Amazon'da ve oldukça bıkkın görünüyor. Bak gene gaza geldi, hayret bişey. Keşke Deadliest Catch de olsaydı, yengeç avcılarının hastasıyım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğleden sonra bankaya giderim. Keyfim yerinde, bi Türk kahvesi de yakışır aslında :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Yapılacak işler listesi hazırlamayı unutmamalıyım. Zilyon tane iş var düğün için yapılacak ve nedir onlar halen bilmiyorum. Umarım liste yaparken ortaya çıkarlar!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-6334404306266027275?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/6334404306266027275/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=6334404306266027275&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/6334404306266027275'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/6334404306266027275'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2009/10/ay-grylls.html' title='Ayı Grylls'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-7871666034280596105</id><published>2009-10-02T23:18:00.003+03:00</published><updated>2010-12-24T15:27:10.759+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ev mev'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iş'/><title type='text'>Evde...</title><content type='html'>Bu günden sonrası bekarlığa veda partisi (bekarlık mı? ben evlenmiştim ama :P) + kına + düğün + balayı odaklanması şeklinde geçecek kısmetse. Eh bu, yazdıklarıma da yansıyacaktır diye düşünüyorum. Ben rahatlıyorum yazarken en azından tamam mı, bırakın bir süre bu konuları eşeleyeyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dolayısıyla ya şimdi ya hiç, evet ben istifa ettim. Yani aslında 1 küsür ay önce istifa ettim ancak Çarşamba itibariyle çalışmıyorum. WOOOOHOOOOOO!!!!! :D :D&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5 yıldır çalıştığım, aslında uzun yıllar gönülden bağlı olduğum ancak bazı olaylar &amp;amp; olay dizileri &amp;amp; bıkkınlık &amp;amp; tanıdığım herkesin sapır sapır gitmiş olması &amp;amp; artık çalıştığım şirketin adının bizim piyasada umursanmaması :P &amp;amp; kendimi uzun zamandır geliştiremeden aynı çamura saplanmış olmam &amp;amp; artık birlikte çalışılması hiç de keyifli olmayan birine dönüşmüş olmam.... Bunları sebepler arasında gösterebilirim. CV'de yazan 5 sene bir noktada insanın ayağını bağlayan bir prangaya dönüşüyor. Daha ilerleseydim daha da zor olacaktı benim için. Gencim, ama bir süre sonra "evli ve yakında doğurur bu" sorgulamasına da maruz kalacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet bakalım, şimdi pırıl pırıl günler başlıcak umarım. Biraz dinleneyim, biraz düğünüme &amp;amp; evime &amp;amp; kendime &amp;amp; kocama bakayım şöyle. Çok sürmez sanırım ama, biraz molaya da ihtiyacım vardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün temizlikçim geldi ilk kez. Yeni bir deneme ama pek hoşuma gitti. Öğleden sonra bir noktada "Siz çıkın artık ben hallederim gerisini" deyince süslendim püslendim, kendimi Kadıköy'e attım. English Home'da diğer bütün işi gücü olmayan kadınlar gibi salındım. Yatak çarşafı modasını takip ettim :PP&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allah utandırmasın diyorum verdiğim karar için. Herşey umarım umarım yolunda gider. Tabii evde oturmayı düşünmüyorum, başladım bile coşkuyla aramalara.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazartesi yine koşturmaca başlıyor. Yarın da bir arkadaşımın nikah şahidi olacağım. Aslında yabancı eşinin Türkiye'deki tek tanıdığı insan olduğum için, onun şahidi olacağım :P Çok heyecanlı ehehehe... Hala çantam yok koluma takacak bi nikaha yaa. Pırt.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-7871666034280596105?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/7871666034280596105/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=7871666034280596105&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/7871666034280596105'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/7871666034280596105'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2009/10/evde.html' title='Evde...'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-2018373327976985267</id><published>2009-10-02T00:59:00.006+03:00</published><updated>2009-10-02T01:23:09.890+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='içerlerden'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iş'/><title type='text'>Mad World</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SsUrnlY7J2I/AAAAAAAAAJk/8ZqxpaGIvgc/s1600-h/DSC00654.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5387760488270210914" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 240px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SsUrnlY7J2I/AAAAAAAAAJk/8ZqxpaGIvgc/s320/DSC00654.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;All around me are familiar faces, worn out places, worn out faces. Bright and early for their daily races, going nowhere, going nowhere. And their tears are filling up their glasses, no expression, no expression. Hide my head, i want to drown my sorrow, no tomorrow, no tomorrow. I find it hard to tell you, cause i find it hard to take, when people run in circles, it's a very very... Mad world.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-2018373327976985267?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/2018373327976985267/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=2018373327976985267&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/2018373327976985267'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/2018373327976985267'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2009/10/mad-world.html' title='Mad World'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SsUrnlY7J2I/AAAAAAAAAJk/8ZqxpaGIvgc/s72-c/DSC00654.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-4897140857076045693</id><published>2009-09-30T23:23:00.002+03:00</published><updated>2012-01-16T11:34:02.419+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seyahat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dünyamız'/><title type='text'>Savaş Karakaş ve Tutsak Yunuslar</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SsO0X2mpAbI/AAAAAAAAAJU/NIyfv4-c2Uo/s1600-h/150_DancingBears.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5387347901152821682" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 190px; CURSOR: hand; HEIGHT: 150px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SsO0X2mpAbI/AAAAAAAAAJU/NIyfv4-c2Uo/s400/150_DancingBears.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Şu yazıya comment yazacaktım, çok uzun oldu, konu dağıldı. Bloga taştım:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://aslicin.blogspot.com/2009/09/siz-siz-olun-yunus-gosterilerine.html"&gt;http://aslicin.blogspot.com/2009/09/siz-siz-olun-yunus-gosterilerine.html&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=12196335"&gt;http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=12196335&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yunusların bu şekilde yakalandıklarını ve böyle acılar çektiklerini hiç tahmin etmemiştim. Salak mıydım?! Bunu nasıl düşünememiştim! Nasıl o havuzlarda mutlu olabilirlerdi ve ben nasıl onlarla yüzmeyi hayal edebilirdim. Gerizekalılık!!! İyi ki okumuşum &lt;a href="http://aslicin.blogspot.com/"&gt;Aslı'nın Günlüğü&lt;/a&gt;'ne yazdığı bu yazıyı... Böyle aptallıklarım arada oluyor, eve ördek alıp bir gün sonra üzülüp geri vermek ve fillerle gezmek istemek gibi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Savaş Karakaş'ın verdiği bu röportaj, sonra onunla ilgili başka bir anıyı getirdi aklıma:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen Kasım'daki tatilim sırasında çok tatlı bir bayanla tanıştım. Kendisi çocuk kitapları yazarı ve aynı zamanda o kitapların illustrasyonlarını yapıyor (&lt;a href="http://www.elizabethstanley.com.au/"&gt;Elizabeth Stanley&lt;/a&gt;). Seneler önce bizim sokaklarda dansettirilen ayıları duyup taa Avustralya'dan gelmiş, İstanbul'da artık bulunmadıklarını Bursa'ya rehabilitasyona alındıklarını duyup yol iz bilmeden yaşlı annesi ve bebek kızıyla araba kullanarak Bursa'ya ayıları gözlemlemeye gitmiş. (Başlı başına aktarılması gereken bir macera, öyle detaylar var ki..)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ülkesine döndüğünde bu ayılar hakkında da harika bir çocuk kitabı yazmış Elizabeth, kitap umut ve özgürlük adına verilen savaş ile ilgili. Avustralya'da ödül almış bir kitap ve çocuklara öğretilmesi gereken ama hep atlanan bu evrensel değerleri içeriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte gezi sırasında bu tatlı bayan bana Türk bir beyin kitabını filme-belgesele çekmek için onunla iletişime geçtiğini söyledi (ya da kitabı Türkçe bastırmak istiyordu, karıştırıyor olabilirim), ismi de Savaş Karakaş dedi. Gelibolu belgesellerini de duymuştum. Çok sevindim. Taa Avustralya'da çıkmış bu kitabı bulup, yazarına "Bunu mutlaka Türk çocuklarına da okutmalıyız" diyordu Savaş Karakaş. Birileri gerçekten bunu önemsiyordu ülkemizde... Birileri birşeyleri önemsiyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi gösteri yunuslarıyla ilgili böyle net ve bilgilendirici bir röportajın altında da onun ismini görünce bu kısa anektodu sizlerle paylaşmak istedim. Umarım bir projenin gizliliğine engel olmamışımdır?!?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitabın minik bir önsözü var ve şöyle:&lt;br /&gt;"&lt;a href="http://www.amazon.com/Deliverance-Dancing-Bears-Childrens-Awards/dp/1929132417"&gt;The Deliverance of Dancing Bears&lt;/a&gt; is a contemporary fable about a dancing bear, whose dreams of freedom keep her spirit alive despite the pain and degration of her existence. Into this setting comes a noble-minded peasent who liberates the bear and &lt;strong&gt;reminds onlookers that the dignity of all living creatures must be respected. &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;This is a book for young philosophers emerging awareness of the complexity of life is leading them to consider some of its great universals: good and evil, power and impotence, freedom and captivity. The story begins with the power of hope and ends with the challange of liberation."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yorucu ve duygusal olarak yüklü bir günü de bu konuyla kapatalım. Önemli şeyler oldu hayatımda ama şimdi bahsetmenin zamanı değil. Henüz...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-4897140857076045693?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/4897140857076045693/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=4897140857076045693&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/4897140857076045693'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/4897140857076045693'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2009/09/savas-karakas-ve-tutsak-yunuslar.html' title='Savaş Karakaş ve Tutsak Yunuslar'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SsO0X2mpAbI/AAAAAAAAAJU/NIyfv4-c2Uo/s72-c/150_DancingBears.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-1908117039442385721</id><published>2009-09-25T21:21:00.009+03:00</published><updated>2009-09-25T22:04:49.077+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gelinlik'/><title type='text'>Gelinlik Güncellemesi</title><content type='html'>Sevgili okuyucu,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte üşenmeyip gelinlik yazısının devamını yazacağım o an geldi! Özellikle de &lt;a href="http://ozguranne.blogspot.com/"&gt;Özgür Anne&lt;/a&gt; için... Ancak Cuma'nın çekiciliğine kapılıp evde bir kadeh şarapı lüpletmiş bulunuyorum. O yüzden başı sonu toplayabilirsek ne ala!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Demin de Nil Karaibrahimgil'in twitter'ında günde bir büyük kadeh şarap içen kadınların meme kanseri oranını 5'te 1 artırdıklarını öğrendim. Kadının twitter'ına hepimiz adına saydırdım, hiç merak etmeyin!!! (twitter'da sen istediğin kadar saydır, gören olmuyor)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün akşam 3. provam vardı. Bayram öncesi yaptığımız 2. prova tam 2 saat sürmüştü. Neden o kadar uzun sürdü bilmiyorum!!! Yani yukarıdan aşağıda her bir detayı sordum, insan evladı gibi. Zaten gözümde canlandırmakta zorlanıyorum. O da iğneleyip, fotodaki modele bakıp falan üzerimde oluşturdu sağolsun. O = Süper sabırlı, genç ve hoşsohbet gelinlikçim. Daha ben bu insanın sabrının taşma sınırlarını uzaktan da olsa göremedim. Öyle uçsuz bucaksız. Hani yorgunluk, püfürdeme, onu da denemeyelim, ters bir bakış, duraklama... Hiç biri yok!!! Zorladığımdan da değil ama, soru soruyorum netekim mühendis insanız. Sormadan durulmuyor. (Nasıl da bağlarım)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5385479112350926370" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 161px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/Sr0QuBz2hiI/AAAAAAAAAIM/RC7DosrXOYA/s200/gelinlik.jpg" border="0" /&gt;&lt;span style="font-size:85%;color:#6633ff;"&gt;(Pek anlaşılmıyor ama bel ve biraz aşağısı oturuyor. Arkada ufak açılan kuyruk gibi bişey var. Askılar tülden ama şekli daha düzgün yaptık son provada)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. provanın sonunda ben hala "Bu etek nasıl olacak tam emin olamadım" derken, sevgili görümcem yerlerde uzanıyordu yorgunluktan. Ki kendisi genç, enerjik ve moda denen canavarın gözünün içine bakıp da oradan sağ kurtulabilmiş biridir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir konuyu sonuçlandırana kadar durmaksızın çözüm araştırabileceğimi gören gelinlikçim, dünkü provayı kısa tuttu. Kalıbı tamamlamıştı. Bunun üzerine tülleri, süslemesini falan koymadan önce, onay aldı benden. Tülleri ve benim için işledikleri aplikleri iğneledik yine üzerimde. Bir sonraki prova için de üst kısmı bitirmeyi hedeflediğini, eteğe birlikte onu görerek karar vermemizin daha hoş olacağını söyledi. Bana uygun olan da buydu, görebilmek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5385480108389225554" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 150px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/Sr0RoAV41FI/AAAAAAAAAIU/NXwKi-20wZ4/s200/gelinlik2.jpg" border="0" /&gt; &lt;span style="font-size:85%;color:#6666cc;"&gt;(Tül, drapeler şeklinde gövdeyi sarıyor. Üzerine gümüş işlemeleri olan dantel parçaları aplik yapılacak. Benim için işlenen danteller bunlar değil ama buna benziyor...Göğüs çizgisi daha derli toplu oldu son prova itibariyle.)&lt;/span&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Evet gelinlik diktirmek zormuş. Hazır bir modelin vereceği güven hissine ihtiyaç duydum arada. Sizinle 2. provada çektiğimiz sırttan ve önden görünümleri paylaşıyorum. Ama 3. provadaki hali bundan kat be kat güzeldi. Ayrıca koca bir top tül üzerimde iğnelendiği için fotoğraflarda çok fazla karmaşa var ama, bir fikir vereceğini düşünüyorum. Kumaşı ekru seçtik. Tülleri kırık beyaz. Çünkü tamamiyle ekru, bir noktada özellikle de loş fotoğraflarda sarı gibi görünüyor. Benim istemediğim de vintage gibi görünen, sarı ağırlıklı bir gelinlikti. Ekrunun üzerine kırık beyaz yani inci beyazı tül yapınca, ikisinin ortası bir renk oldu. İğrenç cep telefonu fotoğraf makinası tabii ki bunu yakalayamadı. Muhtemelen optik beyaz bir görüntü vardır yüklediğim fotolarda. Danteller beyaz ve gümüş rengi işlenecek, böylece işlemenin olduğu yerler karanlıkta bile pırıldayacak (yihu). Sarımsı danteller yine Osmanlı tarzı bir hava veriyordu, eledim. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hepinize iyi haftasonları diliyorum! Melekler Korusun'u izleyinnn! (Tüm evinden uzakta okumaya çalışan kızlara ve annelerine adanmış çünkü...Ya da böyle birşeydi işte.)&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-1908117039442385721?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/1908117039442385721/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=1908117039442385721&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/1908117039442385721'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/1908117039442385721'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2009/09/gelinlik-guncellemesi.html' title='Gelinlik Güncellemesi'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/Sr0QuBz2hiI/AAAAAAAAAIM/RC7DosrXOYA/s72-c/gelinlik.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-7981639696042680138</id><published>2009-09-22T23:08:00.007+03:00</published><updated>2010-12-24T15:27:51.831+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ailem'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seyahat'/><title type='text'>Bayramda...</title><content type='html'>Mudanya'da annemlerin yanındaydım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kardeşimin askerliğini bitirmesi de başka bir neşe kaynağıydı evimiz için. Tekrar birarada olmak. Süper bişey.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baklavanın dibine vurdum. Hiç yapacağım iş değildir. Gelinliğe sığma stresi, baklavaları daha bir çekici yaptı gözümde. Favorim; acımadan yazıyorum, Hacıbey.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözlüğümün sapını kırdım. Lense zorunlu geçiş yaptım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babannemin ne kadar yaşlandığını idrak edemediğimi farkettim. Gözümde hala çocukluğumdaki kadınmış gibi. Unutkanlığından bahsedenlere sinirleniyorum. Öyle birşey yok, bana göre. Anlayamadım neden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2 gece boyunca kardeşimin eski desktop bilgisayarını ayağa kaldırmak için uğraştım. Gündüz bayram ziyareti, gece çöktüm kasanın tepesine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatımın en keyifli dumur anlarından birini yaşadım: Gecenin 1.30'unda "Bu hard diskte mi problem var anlayamıyorum ki... Keşke yedek bir hard disk olsaydı şimdi, test ederdim" diye yüksek sesle söylenirken,o saatte annem bir kenardan bana 10 gb'lik taş gibi hard diski çıkarıverdi!!! "Eski bilgisayarını atarken belki özel bilgilerin başkalarının eline geçer diye saklamıştım" şeklinde bir açıklama yaparak dumurumu katmerledi. Yanaklarını hömdüm de ne hömdüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O hard diski bulma anımız da evlere şenlikti: Elinde floppy disk drive, balkondaki zuladan çıkarmış, "bu mu?" diyor. "Yoook" diyorum. 52x cd okuyucu, "bu mu?" diyor. "Aaa du bakayım, tüh bu da değilmiş" diyorum. Sonra bir cd okuyucu + yazıcı daha veriyor, "Anne bunların hepsini sakladın mı???" diyorum. "Valla hangisi hard disk bilemedim, hepsini sakladım" diyor!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annemin aldığı yesyeni cicilerime baktım. Yeni düdüklü tencerem ve blenderımla, mutfağı kelimenin tam anlamıyla savaş alanına çevirmeye hazırım!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğumunu bile bildiğim bir akrabamızın oğlunu, yıllar sonra ilk kez gördüm. Boyuna posuna tipine inanamadım. Üniversiteye kayıt yaptırmış, çok tatlı bir delikanlı olmuş. Hala kendimi neden bir gıdım dahi büyümüş hissetmediğimi anlayamıyorum!!! Annemler bana, eşimin ailesinin ona yaptığı gibi bebek muamelesi de çekmiyorlar ki...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son cümleyi tekrar okuyunuz. Ve bunun üzerine yazılacak paragrafı kendi kafanızda oluşturunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bayramın ilk günü muhtemelen üçgenin verdiği tansiyon + yine gidiyor bu adam bir rahatça başbaşa kalamadık hasret gideremedik bari şiddetli tartışarak temas edelim çıkışımın stresiyle ağzımda nahoş bir tat bıraktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babannem yine bana harçlık verdi. Hayret ve itiraz ediyorum ama öyle tatlı bir koruma hissi oluşturuyor ki bu bende, bir noktada yan cebime atıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dönüşte feribotta zilyon tane çocuk vardı. Her boyundan. Bebekler ağırlıklı. Algıda mı seçicilik oluştu, doğum oranları mı arttı; bunu düşünürken uyuyakalmışım. Toplu çocuk çığlığı ile uyandım. Algıda seçicilik oluşması durumu hafiften beni yusuflattı. Vücut saatim bir süreliğine ileri gitmese iyi olurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babam çok yakışıklı. Kusura bakmayın ama en yakışıklısı benimki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Feribotta arkamda dikilen adamın dediği gibi; bir tatilin daha sonuna geldik. Bir gün daha bitti. Yarın iş var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Umarım hepiniz çok çok güzel bayramlar geçirmişsinizdir. Geçmiş bayramınız kutlu olsun!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-7981639696042680138?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/7981639696042680138/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=7981639696042680138&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/7981639696042680138'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/7981639696042680138'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2009/09/bayramda.html' title='Bayramda...'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-3642060941531925710</id><published>2009-09-17T19:55:00.003+03:00</published><updated>2010-12-24T15:28:07.959+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gelinlik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='içerlerden'/><title type='text'>Zihin Nasıl Arındırılır</title><content type='html'>Bütün gün gelinlik düşündüm. Dün 2. provam vardı. Bir sürü detay konuşmak, sormak, anlamak veya istemek durumunda kaldım. Hala %100 tatmin olmadım. Şu saatte kalk gidelim deseniz, elimde bir kutu atıştırmalık ile yine gelinlikçinin kapısını çalabilirim. Bir bridezilla'ya dönüşeceğimi kim tahmin ederdi ki?!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu aralar gelinlik konumun bayağı reyting aldığının farkındayım eheh. Bekleyin okuyucular, size istediğiniz detayı vereceğim. Ancak şu an, bir gram daha gelinlik düşünecek durumum kalmadı. Bütün gün düşündüm diyorum ya, şaka mı bu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oturdum, BBC Prime'da Model Gardens izliyorum. Zihnimi bu kadar konudan-gündemden uzaklaştıracak bir program bulabildiğim için evde sevinç göbeği attım. Hastayım bu programa. Hastayım bu kanala! Uykum yoksa uykuya geçmemi, kafam çerçöp ile doluysa bir süreliğine unutmamı, haberlerden nefret ettiysem kendimi sanki uzayda başka mutlu ve ideal bir gezegendeymişim gibi hissetmemi sağlıyor. Keyiften çatlıycam şimdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;A-ha! Weakest Link de başlıyor. Anaa, 95,5 yaşında bir amca yarışıyor. Süper laflar edicek Anne (Robinson) , ben kaçar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-3642060941531925710?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/3642060941531925710/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=3642060941531925710&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/3642060941531925710'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/3642060941531925710'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2009/09/zihin-nasl-arndrlr.html' title='Zihin Nasıl Arındırılır'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-8873216184538621212</id><published>2009-09-14T01:07:00.008+03:00</published><updated>2010-12-24T15:28:26.152+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sevgili'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dünyamız'/><title type='text'>Dear Poppy</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/Sq12nY8cbKI/AAAAAAAAAHs/ZRm6bKm5chg/s1600-h/poppy-1600.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 150px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/Sq12nY8cbKI/AAAAAAAAAHs/ZRm6bKm5chg/s200/poppy-1600.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5381087548860558498" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Sevgili Poppy Jane,&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Sen şimdi muhtemelen derin uykunun bir yerlerindesin. Fethiye'de mışıl mışıl. Seni tanımadan ne de çok sevdim, bilesin. Bu turdaki minik çiçeğimiz oldun. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İsmin en sevdiğim çiçeğin adı zaten. O bakımdan eşim yani sizin rehberiniz bana senden bahsedince ilk, hemen kanım ısındı. 2.5 yaşında olup ailenle geziyor olman ne kadar eğlenceli! Ülkemizi bir daha hiç göremeyeceğin bir gözle geziyor olman: Duydum ki Nevşehir'de herkesin eğilerek sürünerek geçtiği yeraltı şehirlerindeki tünellerden sen rahatlıkla yürüyerek geçebilmiş, üzerine de "Vay be, tam da bana göre yapmışlar" yorumunu getirmişsin. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Buralar çok fenaydı siz gezerken. Küçücük çocuklar sulara kapıldılar, başlarına hiç duymanı istemeyeceğim şeyler geldi. Zaten sular gelmeden önce de bu ülkede hayat çocuklar için çok zordu. Biz büyükler bütün bunlara bir şekilde sebep olduğumuzu hissedip, derin acılar çektik; engelleyemediğimiz, yardım edemediğimiz ya da sorumlularını cezalandıramadığımız için. Sana bunları anlatırken dahi sinirimden başım ağrıyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Daha fazla konuşup uykunu kaçırmak istemem. Senin umarsız neşen, bütün bunlar olup biterken bambaşka bir dünyadan hayatımıza sızan bir ışık gibiydi, sanki fantastik bi kitaptaki bir karakterin varlığı gibi... Taşa takılıp düşecekken "Ay gördünüz mü, neredeyse düşüyordum" diye gülmen, eşimi uzaktan görünce yanına koşturup "Selam Turk" demen ya da benimle telefonda konuşmaya utanıp kaçman anlatıp anlatıp bitiremediğimiz ayrıntılardan.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Dileğim odur ki; bu mutluluğun, merakın ve keyfin hiç bitmesin. Hayat boyu böyle gez, gör ve öğren, tadını çıkar. Umarım bir gün bir yerlerde (yine) karşılaşırız. Şarjım bitiyor şimdi, öperim gözlerinden. Have a safe trip, hun!&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-8873216184538621212?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/8873216184538621212/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=8873216184538621212&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/8873216184538621212'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/8873216184538621212'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2009/09/dear-poppy.html' title='Dear Poppy'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/Sq12nY8cbKI/AAAAAAAAAHs/ZRm6bKm5chg/s72-c/poppy-1600.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-4863332909383248209</id><published>2009-09-08T01:32:00.000+03:00</published><updated>2009-09-08T02:28:51.579+03:00</updated><title type='text'>Trinom</title><content type='html'>&lt;a href="http://thumbs.dreamstime.com/thumb_314/1222444041H4dC5m.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 292px; CURSOR: hand; HEIGHT: 350px" alt="Lord Ganesha" src="http://thumbs.dreamstime.com/thumb_314/1222444041H4dC5m.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Amanın mimlendim :D &lt;a href="http://oykucu.blogspot.com/"&gt;Öykücü&lt;/a&gt; beni mimlemiş. Önce kendi mimlerimi yazayım. Yalnız bu insanların daha önceden mimlenip mimlenmediklerini, hatta mimlenmeleri umurlarında mı bilmiyorum. Ve hatta benimle onları mimlediğim için 300 yıl kadar dalga geçecek kişiler olabilir aralarında, ama bence ilginçler napim mimlendiler. Daha fazla mim kelimesi yazabileceğimi sanmıyorum bu paragrafta... Oh mim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. &lt;a href="http://marieantonia.blogspot.com/"&gt;FreeSpirit&lt;/a&gt;. Tahminen çok havalı ve gerçekten ilginç şeyler yazacak ve beni "Allah kahretsin ben bunları neden düşünmedim" hissiyle başbaşa bırakacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. &lt;a href="http://atourleaderslife.blogspot.com/"&gt;A Tour Leader's Life&lt;/a&gt;. Eşimin 3 gün içinde hevesini alıp bıraktığı blogu. Ben çok seviyordum halbüki, faydalı ve ilginç bilgileri almaya da yeni başlamıştık. Ah bi de yazım hatalarına göz atıverse üşenmeyip.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. &lt;a href="http://comezbahceciler.blogspot.com/"&gt;Çömez Bahçeciler.&lt;/a&gt; Bu çift güzelim bir bahçeye sıfırdan başlayarak deneye yanıla hayat vermeye çalışıyorlar. Kimilerine göre de google'dan arayıp buldukları fotoları koyuyorlar bloglarına, bahçede öyle birşey yok :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. &lt;a href="http://annevebebisi.blogspot.com/"&gt;Anne ve Bebişi&lt;/a&gt;. 350bininci kez mimlenmişsindir canım. Ama sevgili arkadaşımın hamilelik ve doğum maceralarını izlemek çok ilginç oldu, hem de hepsi 2 günde! Hergün düzenli uğradığım blogun sahibisin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. &lt;a href="http://bilimadamlarinizmagaradanbildiriyor.blogspot.com/"&gt;Ailenizin Bilim İnsanları Mağaradan Bildiriyor&lt;/a&gt;. BUMAK tayfasının gezilerini kaydettikleri bir blog. İnşallah onları mimlediğimi görmezler, koca BUMAK'a rezil olurum vallahi. Ama burda hep iyi niyetten şey oluyor, istiyorum ki görülsün gözden kaçmasın bu güzel blog. Neyse, google indeksleyene kadar bu yazıyı, rahatım demektir. Sonrasına bakarız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6. &lt;a href="http://gelinn.blogspot.com/"&gt;Happily Ever After&lt;/a&gt;. Nette gelinlik ararken denk geldim ve ne yalan söyliyim, gayet faydalandım. İlginç olan kısmı, azmi bence.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7. &lt;a href="http://benbugunbunuogrendim.blogspot.com/"&gt;Hastalardan Öğrendiklerim&lt;/a&gt;. Vallahi bayıla bayıla okuyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlar da benle ilgili olan kısmı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. İhtiyaçtan yazan biriyim. Genellikle duygusal ihtiyaçtan, kendimi ifade etme ihtiyacından. Düzenli yazmakta sıkıntı çekmemin sebebi de budur. Düzenli yazmaya çalışırken ilk başta yavan yazılar çıkacaktır şeklindeki kabulümün sebebi de... Yazılarımın birşey aktarmaktan ziyade çok kişisel olmasının sebebi de.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Bana sorarsanız bu platformda şu ana kadar yazdığım en iyi yazılarım, göndermediklerim. İçerde, sadece tek başlıkla kendini ifade eden ya da kilometrelerce uzamış, bir sürü yazı birikti. Gönderemiyorum. Dediğim gibi ihtiyaçtan yazıldıklarından, o an benim bencilce kendimi ifade etme hedefime yönelik oluyorlar. Sonra birilerini kırabilirim diye göndermeye cesaret edemiyorum. Mahremiyetimle ilgili sınırımı nereye koyacağıma da henüz karar veremedim. Gönderdiğim yazılarda da çok ağır otosansür uyguluyorum halen. Buna rağmen yazdıklarım samimidir. Küfür etmeden düzgün konuşmaya çalışmak gibi benimkisi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Evet ilk 2 madde hiç de ilginç olmadığından, elimdeki tüm silahları koyuyorum masaya:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birisinin dikkatli ve konsantre olmuş bir şekilde masa başında bir iş yapması, yazı yazması ve düşünmesi özellikle, beni hipnotize eder. Nası diyim, köpekbalığını ters çevirirsiniz ve kıpırdayamaz ya, ben de oradan ayrılamam. Öyle keyif alırım ki bundan, annemin bana hamileyken çok fazla sınav kağıdı okuyup beni bu hormonlara fazlasıyla buladığını, o yüzden anne rahmindeki kadar mutlu olduğumu düşünmeye başladım son senelerde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. 30 yaşıma basmadan önce yapmak için kendime koyduğum hedefim (hayır evlenmek değildi :P) piyano öğrenmeye başlamak. Sadece başlamak yeterli, yani büyük bir hedef koymadım, neleri çalmak istediğim tabii ki var kafamda ancak şimdilik derslere başlayıp bir görmeyi düşünüyorum. Hani olur ya, belki de sevmem. (Ancak eşimin kesinlikle katıldığım "evimizde piyano olmalı" görüşünden sonra, öğrenmek için daha bir heveslenir oldum. Çünkü çocuğuna birkaç ninni veya şarkı çalabilen bir anne olmak isterim şahsen.) Azimliyim, kursa kayıt olsam bile, önümüzdeki Aralık ayından önce bunu yapmış olmam lazım! Aralık'ta anne olmuyorum da, 30 oluyorum :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. Çay bağımlısıyım(tein?). Sabah bir bardak çay içmezsem, algım kesinlikle açılmaz, baş ağrısından ölürüm. Bazen farketmeyip günü çaysız ortalıyorum, "yahu bende bugün bi salaklık, bi ayarsızlık var" diyorum. Sonra farkediyorum çay içmemişim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6. En uçuk, saçma, düşünmekten ve anlatmaktan keyif aldığım hayalim: Bir fil sahibi olmak. Sahil kasabasında veya koyda veya köyde yaşamaya başladığımız günlerden bir gün,tercihen koy olsun evet, eşim bana bir fil alıyor. Hediye tabii ki. İşte mesela ben sabah fille evden çıkıyorum, tepesindeyim, öğlene kadar pazara varıyoruz. Yolda verdiğimiz zarar ziyan filan bunların hepsini resmedin artık. Sonra pazarda da bi güzel ortalığı patırtı kaplıyor. Ama olsun, ben herşeyi hallediyorum. Alışverişimi de yapıp sevgili filime biniyor, köyüme doğru yola çıkıyorum. Akşama doğru evime varıyorum. Yavaaaş yavaş. Aheste aheste... Evimde o yüzden (bereket, uğur konularıyla ilgisi yok) çok çeşitli fil nesneleri birikmeye başladı. Kardeşimin Hindistan'dan getirdiği Lord Ganesha figürlerinden tutun, eşimin antikacılardan topladığı minik aksesuarlara kadar. Çok güzel 2 tane Hindistan'dan gelme filli tşörtüm var. Birini Mısır'da &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Abu_Simbel"&gt;Abu Simbel Tapınağı&lt;/a&gt;'nı gezerken giymiştim. Önünde fil önden, arkasında da arkadan görünüyor. Hangi memleketli olduğunu bilmediğim bir kadın beni çevirip, tşörtümün önüne de arkasına da bakmış ve bayıldığını söylemişti. Ve hatta eşim gönlümü, henüz flört ederken "Filler çok kadim hayvanlar" dediği için daha bir fethetmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7. Üzgünüm, blog dünyasındaki normal kavramını henüz idrak edemedim. İlginç olarak yazdığım şeylerin ilginç olmadığının da farkındayım. İdare edeceksiniz bunlarla artık. Evet,ne yazsam. Haah tıbbi ilginçlik!!! Yaşlı başlı teyze olmadan anlatıp tıbbi ilginçliklerin tadını çıkarmak istiyorum şahsen: Bir gün bilgisayarda çok hızlı(!) birşeyler yazarken, bir yandan da sakız çiğnerken alt dudağımı yanlışlıkla ısırdım. Isırış o ısırış. Vampir oldum :P Neyse, oradaki mikroskobik tükürük bezi kanallarından birine zarar vermişim. Dudağımın içi, acıktığımda bir şişiyor yumru yapıyor, sonra yavaşça iniyordu. Çünkü tükürük oradan boşalamıyordu. Sonra hiç inmemeye başladı, yaklaşık 1 hafta sonra falan, orada gitgide sertleşen minik bir leblebi düşünün, bir beze oldu. Keyifle konuşamaz, yemek yiyemez ve gülemez oldum. Cildiyeci bazı gerzekler bunun düzelemeyeceğini söylediler. Annemin arkadaşı kulak burun boğazcı amca direk ameliyatla aldı. Bir daha tekrarlamadı. Çok tuhaf birşeydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu mim teknolojisinin kuralı nedir bilmiyorum ama, eksik birşey yapmadım umarım. Çok eğlenceliydi, teşekkür ederim Öykücü! Haydi fırtına başlasın! (Aman sel olmasın!!!)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-4863332909383248209?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/4863332909383248209/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=4863332909383248209&amp;isPopup=true' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/4863332909383248209'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/4863332909383248209'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2009/09/trinom.html' title='Trinom'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-407741639883525042</id><published>2009-09-03T23:40:00.002+03:00</published><updated>2010-12-24T15:31:06.683+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ev mev'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gelinlik'/><title type='text'>Hörli Börli</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SqAqSGpfrJI/AAAAAAAAAHc/bRjaXwGltmY/s1600-h/la_sposa_malibu_3x_jpg_595.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 279px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SqAqSGpfrJI/AAAAAAAAAHc/bRjaXwGltmY/s320/la_sposa_malibu_3x_jpg_595.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5377344445591039122" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div&gt;Sabah kalktım, birkaç iş yapsam iyi olur aslında ev için vs dedim. Aman Allaahım, meğer yapılacak ne kadar çok şey varmış!!!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Önce Jotun'a uğradım, beleş keşif yapıyorlarmış, onu ayarladım. Yani eve gelip duvarların durumuna vs bakarak boya önerisinde bulunuyorlar, astar lazım mı falan söylüyorlar. Aslında bizim boyacı iyidir, bunu o da yapar. Ancak benim derdim, bana renk önermeleri. Halen kırmızı çalışma odası nasıl yapılır, bulamıyorum.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Sonra bizim boyacı amcayı aradım. Mırın kırın etti. Hani birkaç ay sonra hazır olurdunuz dedi. Ben de elimize biraz para geçti, hemen kapılara gömdük, siz de gelin size de gömelim, diyemedim tabi. 6'da gelicem dedi. Sanırım fiyat verecek. Sonra da bayramdan önce başlayacak (umarım).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra yatakçıya uğradım. Yatak başını, bazayı ve yatak süngerini netleştirdim. Aslında bunları sevgilimle geçen hafta seçmiştik, ama fiyat ve kaplaması belli değildi. Şimdi unutmadan telefon edip siparişimi kesinleştirmem lazım.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Sonra kayınvalidemi aradım. Sevgilimin demesi, gelinliği onlar alacakmış. Ve ben geç kalma sınırındayım. Bir gelinlikçi var, pahalı. Ama nedense kadına da güvendim. Of ki ne of. Elif muhtemelen ilk kez buradan okuyacaksın ama, ben yengeden vazgeçmek üzereyim. Neden: Kuzenlerinde gördüğüm gelinlikler çok güzel, temiz dikilmiş vs ama nedense, dümdüz elbise gibiler. Yani, senin gelinliğini de hatırlıyorum Ebru'nunkini de, bende hep "vaaay çok güzel" hissi uyandırmışlardı. Ama neden şimdi fotolara bakınca çok söndü bu hissim anlayamıyorum Eliiif!!! Neyse sen takılmazsın kimde diktirdiğime. Merak etme, yengeye arayıp söylicem her bişey netleşince...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hala modelde karar kılamadım. Şu blogu kaç kişi okuyor, pek azdır eminim ama. Okuyanlar fikirlerini beyan ederse çok hoş olur. Efendim, yüklediğim şu fotodaki askıları tülden olan modelle bunun straplesi arasında kaldım ben. Fotoğraftaki gibi sade değil de biraz daha pompiş bir etek, biraz da gövdesinde pırıltı düşünün.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SqAqR8jOScI/AAAAAAAAAHU/PalfWNBIlGg/s320/la_sposa_malibu_1x_jpg_595.jpg" style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 246px; height: 320px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5377344442880379330" /&gt;&lt;div&gt;Şimdi.. Bilen bilir, bende sırt desen kilometrelerce. Övüntü değil, plajda mütamediyen yüzücü müsünüz sorularına maruz kalırım. Sırtımı degajemi severim. Gene de bas bas göstermektense genelde parça parça göstermeyi severim :P O kadar büyük ki :PPP Neyse, bu görmüş olduğunuz gelinlikteki askılar acayip buğulu bir görüntü yaratıyor. Eh, bizim de Ekim sonu düğünmeyşın. Biraz kış temalarına dönmekte sakınca da olmaz. Ama gene de, acaba bu askılar yüzümün etrafında, gereksiz kalabalık bir görüntü oluşturur mu bilemedim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Bu kararı vermem için son 2 gün. O yüzden yorum yazsanız ne tatlı olur. Belki aklıma gelmeyen birşey söylersiniz. Gene cumartesi günü başlayan yazım sürecimi bugün sonlandırdım. Artık kusuruma bakmayın..&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-407741639883525042?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/407741639883525042/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=407741639883525042&amp;isPopup=true' title='9 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/407741639883525042'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/407741639883525042'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2009/08/horli-borli.html' title='Hörli Börli'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SqAqSGpfrJI/AAAAAAAAAHc/bRjaXwGltmY/s72-c/la_sposa_malibu_3x_jpg_595.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-7121841325319089565</id><published>2009-08-27T21:37:00.009+03:00</published><updated>2010-12-24T15:31:51.132+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ailem'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sevgili'/><title type='text'>İlk Hafta</title><content type='html'>Yarın 1 haftalık eşim olacak beyefendiye telefonda gıcırdadım az önce. Uzaktayız, işi icabı. İlgi isterim de falan dedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi sevdiğimiz dizinin yarın tvde yayınlanacağını görmüş bulunuyorum, yeni bölüm. Hemen aramak için deliriyorum?! Evlilik böyle birşey mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uykusuz kapkalın çıkmış. Neresinden başlasam bilemedim. Önce bildiklerimi sonra yeni köşeleri okumaya karar verdim. Sonra okurken kararımı bozdum. Umut Sarıkaya'nın köşesine gelince eşimi andım yine. Tuvalette derginin cılkı çıkana kadar okunacağını düşünüp güldüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zamanlamamız ve evdeki olan bitenler yüzünden, romantizm en sona kaldı bu aralar. Evlendikten 2 gün sonra gitti, balayımız zaten düğünden sonra, düğüne 2 ay var, evde işler dizboyu, nikahtan sonra hiç başbaşa da kalamadık, işimde bir sürü aksiyon var, devamlı arayıp bunlardan bahsederek zaten beynini yiyorum, günde 5 posta haber geçiyorum falan da filan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Canım aşkım romantizm arka sıralarda kalsa da bugünlerde, şunu bilmeni isterim(bunu yazmak çok tuhaf birşey mi?!): En sevdiğim arkadaşımsın! Kucağında mıkırdanmayı, birlikte yemek yapmayı, birlikte temizlik yapmayı, maç izlemeyi, Hussain Bolt'u izlerken yemek yemeği, evladımız Hussain Bolt gibi olursa her koşusuna birlikte gideceğimizi düşünmeyi, Uykusuz'u önce sen alırsan sıramı beklemeyi, networkte oyun oynayıp devamlı sana yenilmeyi ve buna delicesine sinir olmayı, seninle The Closer izlemeyi, sen yokken izlememeyi, yemek yaparken sana habire laf sokmayı ama yaptığın yemek benimkilerden bin kat güzel olunca o lafların hepsini geri yutmayı, koridorda yaptığın o acayip şeyi :) çok seviyorum. Seninle yaşamayı çok seviyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hadi gel artık da, romantizmimizi de besleyelim. Bu arada aşkım, kuralar çekildi sana Galatasaray'ın rakiplerini attım ama, sen gene yoğunluktan bana dönemedin sanırım. Gözlerinden öperim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Yazının başı dün gece yazılıp sonu bugün getirildi :P Bütün yazı bu zaman akışına göre düzeltilmedi :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-7121841325319089565?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/7121841325319089565/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=7121841325319089565&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/7121841325319089565'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/7121841325319089565'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2009/08/ilk-hafta.html' title='İlk Hafta'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-2997197972534197592</id><published>2009-08-23T00:24:00.006+03:00</published><updated>2010-12-24T15:32:13.927+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ailem'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güzel şeyler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sevgili'/><title type='text'>Parmakizi</title><content type='html'>Kendi işaretimi koymalıydım. Bu süreçte, kontrolün elimden kayıp gitmesini izledim aylarca. Sesimi çıkarmadım, herkesin isteklerini kabul ettim. Bu bende telaşa da yol açtı. Ben bunu mu istiyorum, diye kendimi sık sık sorguladım. Çoğunda da aynaya bakıp hayır cevabını aldım. Ama müdahale edemiyordum. Soranlara naapalım öyle istiyorlar, diyerek boyun büküyordum.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sonunda sanırım bilinçaltım ve bir şekilde bilinçüstüm, bir yandan da sevgilimin destekleriyle, işe el koydum. Aileler de hayır demedi, çünkü kimse onların düğünlerini ellerinden almıyordu. Diğer programlar tam gaz devam, ama işte ben de koydum izimi, parmak izimi. Evet, Guns'n Roses "Sweet Child O'Mine" çalamadı biz yürürken. O benim hatam, cd'ye çekmeyi unutmuşum. Yine de çocuklarımıza anlatabileceğimiz bir nikah öykümüz var artık! Pazartesi başvurduk, Cuma günü evlendik! Krem elbisem, minik buketim, keten pantolonlu sevgilim ve Kadıköy'de ışıl ışıl bir günde nikahımızla, hep hayal ettiğim gibiydik! Beyaz Mini Cooper gelin arabamız oldu. 3 günde çok tatlı bir bayan olan &lt;a href="http://www.cocobonbon.com/"&gt;Gözdem Hanım&lt;/a&gt;'la nikah şekerlerimizi ayarladık. Birkaç gün içinde sadece soft kopyası olan davetiyemizi "e-mailledik". Nikah çıkışı 15 kişi Moda Teras'a gittik ve enfes bir deniz manzarası eşliğinde, sakin sakin yemeklerimizi yedik. İçtik. Güldük.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu da benim izim! Sevgili annelerim ve babalarım, üzgünüm ama benim de bir parçam olmalıydı artık kendi evliliğimde! Annecim, sana da gol atmış gibi oldum ama merak etme, seni de mutlu etmek için bir yol bulacağım. Ki zaten, bunu da ilerde yazıyı okur da konuyu yanlış hatırlarım diye not ediyorum, sen destekledin beni nikahını önceden yapabilirsin bir sakınca yoktur şeklinde. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Öyleyse diğer detaylar için izlemeye devam edeceksiniz. Zira bugünlük yazabileceğim de bu kadardır!&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-2997197972534197592?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/2997197972534197592/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=2997197972534197592&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/2997197972534197592'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/2997197972534197592'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2009/08/parmakizi.html' title='Parmakizi'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-7914747189893694190</id><published>2009-08-22T11:53:00.003+03:00</published><updated>2010-12-24T15:33:02.663+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ailem'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sevgili'/><title type='text'>Trailer 2</title><content type='html'>Heyecanı artırmak için küçük parçalar halinde vermeye devam ediyorum olan biteni :D Evlenmek aslında çok kolay birşeymiş. 4 günde halledilebiliyormuş. Pazartesi sabahı sevgiliyle uyanıp, hadi evlenelim demek; o gün başvurup Cuma evlenmek pek tatlıymış. Balayına gitmemek gıcık birşeymiş, balayı olarak Caddebostan'a yürüyüş yapmak da fena değilmiş. Devamı geliyoooor! :D&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-7914747189893694190?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/7914747189893694190/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=7914747189893694190&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/7914747189893694190'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/7914747189893694190'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2009/08/trailer-2.html' title='Trailer 2'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-2488909439498662821</id><published>2009-08-22T00:01:00.002+03:00</published><updated>2009-08-22T00:04:21.767+03:00</updated><title type='text'>Koşmaca koşturmaca</title><content type='html'>Hafta koşturmaca içinde geçti. Detayları vereceğim. Nikah başvurusu, nikah şekeri ayarlama, kıyafet alma, el çiçeği vs... Hepsini 4 günde hallettik. Pazartesi sabahı gün aldık... Evet detaylar daha sonra...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-2488909439498662821?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/2488909439498662821/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=2488909439498662821&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/2488909439498662821'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/2488909439498662821'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2009/08/kosmaca-kosturmaca.html' title='Koşmaca koşturmaca'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4825874120323670853.post-2541395673722542411</id><published>2009-08-12T21:41:00.003+03:00</published><updated>2010-12-24T15:36:33.654+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ev mev'/><title type='text'>Sayın Bayan</title><content type='html'>Anne hamamböceğine,&lt;div&gt;Az önce tam 8 yavrunu öldürdüm. O kadar miniklerdi ki, sizin sülaleden olmalarını anlamam zor oldu. Ama çok tatlılar, şimdiden sana benziyorlar: Uzaktan beni farkedince o minicik bacaklarıyla çılgınca kaçmaya çalışıyorlar. Yaklaştığımda ise sinip hareketsiz kalarak görünmeyeceklerini sanıyorlar. Oradan anladım, tam kendine yakışır çocuklar yapmışsın.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ha bu arada, geçen hafta içinde de en az 10-15 tanesini katletmişimdir. Hepsi için üzgünüm... demek isterdim. Ancak büyüyüp sana benzeyecekleri günden dehşetle korktuğumdan, ayağımdaki zafer terliğimle evi tarayıp salak olanlarını her daim avlıyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ancak birazcık aklı olanlar... İşte onlar benim korkum. Kimbilir aşağıda, içerde, yukarda, yanda.. Daha kimbilir kaç tane var sizden. Hızla büyütüyorsun onları, tebrik ederim. Ben de bu hıza uyum sağlamaya çalışıp, her gece eve geldiğimde sizinkiler eşşek kadar olmadan, üremeye başlamadan yoketmeye çalışıyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kendiniz nerelerdesiniz sahi? Sen ve nükleer santralde yetişmiş diğer akranların. Çok merak ediyorum. Üşenip 2 ekmek 1 maltepe almaya hep veletleri gönderiyorsunuz. Daha da semiz olamayacağınıza göre... Dünyayı falan mı ele geçirmeye çalışıyorsunuz şu aralar?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Seninle meydan savaşım sürecek. Bu sırada tek olduğumu ve senden iğrendiğimi de hesaba katarsan çok memnun olurum. Haydi eyvallah!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Not: Evet, elektromanyetik dalga yayan böcek kovucu zottirik işe yaramadı.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4825874120323670853-2541395673722542411?l=yazmakiyidir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/feeds/2541395673722542411/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4825874120323670853&amp;postID=2541395673722542411&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/2541395673722542411'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4825874120323670853/posts/default/2541395673722542411'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazmakiyidir.blogspot.com/2009/08/sayn-bayan.html' title='Sayın Bayan'/><author><name>Yazmak iyidir...</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_Gpfag62XDcU/SgCR9tFUKnI/AAAAAAAAABY/Cu7C7pZdmqw/S220/08072008625.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry></feed>
