Çalmak / Söylemek İstediğim Şarkılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çalmak / Söylemek İstediğim Şarkılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çok heyecanlandım. İnsan her gün yapımında ufak da olsa bir katkısı olduğu şarkının klibini izlemiyor ne de olsa:)

Gerçi o şarkı yazılacak, defalarca tekrar yazılacak belki, sonra albüme dönüşene kadar kaç vakit geçecek ve ne kadar emek harcanacak. Kaç toplantı yapılacak. Kimlere kimlere insan kendini anlatmak zorunda kalacak ve müziğini. Sonra albüme dönüşsün diye yine tonla emek harcanacak ve o klip çekilirken işte bu sefer yine ter dökülecek. Birileri oynarken, birileri çekerken ter dökecek. Birileri montaj masasında ter dökecek. Ve işte kızın biri de, gelip blogunda şarkı hakkında ileri geri böyle konuşup duracak :D

Moda'daki evimde yalnız yaşadığım dönemdi. Yalnız yaşamanın kaç evresi vardır sayamadım ama ben dibini bulmuş durumdaydım. Evde yalnız olmanın gıcık bir yanı, gece kötü bir rüya görme ihtimali ve kimseye anlatamama durumudur. Neyse ki, pek sık kötü rüya görmezdim.

Fakat bir sabah, ağlayarak uyandım. Çok tuhaftı, uykumda kendi sesimi duymuş ve sesime uyanmıştım. Biraz ayılmaya başlayınca farkettim ki, birşeyler söylüyorum. Söylediğim şuydu: "Noolur nolur artık şu evde bir insan sesi olsun, nolur bir çıtırtı bir sese uyanayım"

Aslında kulağa bu kadar acıklı geldiğine bakmayın, yalnızdım ama havam yerindeydi. Herşeyi kafama göre yaşıyordum, kendi keyfimin kahyasıydım. Gece 11de sokağa çıkar, gezer dolanır, içer canım çekince eve dönerdim :) Komşularım tatlı ve uzaktan kollayıcı tiplerdi, özel hayatıma karışmazlardı.

İşte bu olayı yaşayınca ben de şaşırdım. Ve hatta ilk anda kendimi kötü hissederek uyandığım için, ne yapacağımı ve kime anlatacağımı bilemedim. O an çocukken duyduğum birşey geldi aklıma, suya anlatmak. Gittim, banyo lavabosunu açtım ve akan suya yüzümü yıkarken ve ağlarken, ne hissettiğimi nasıl hissettiğimi anlattım. Suyla akıp gitsin diye. İşim bittiğinde çok rahatlamıştım.

Bu günlerin devamında Onur'la gtalk'ta geyiklerken bu geldi aklıma. Rüya gördüğünden bahsediyordu Onur. Ne fena, kime anlatıcam gördüğüm rüyayı gece gece ben, napim geçen koştum, suya anlattım dedim. A-aa süpermiş, şarkı yapim mi suya anlattım diye dedi. E yap dedim, ama tabi ne bilim yapılacağını. Gelenekle ve büyüyle ve tuhaf şeylerle ilgisi varmış gibi hissettiğimi söyledim. Yok ya, gayet saçma sapan biçimde romantik bişey suya anlatmak, hem yalnızlığın icat ettiği süper bişeymiş gibi dedi. Oyuncak ayına anlatmaktan 7000 kat daha güzel dedi. Hem yalnız değilsen bile kendini yalnız hissettirecek çok güzel bişey gibi dedi. Evet yalnızken yapmaya başladım ki zaten dedim. Bunu çok sevdim ben dedi. Sonra gitti.

Birkaç hafta sonra bişey yolladı bana. Bak dedi, oku bunu. Vurursun Patlar'ın ilk versiyonlarından biriydi. Şöyle bir dizesi vardı, "Niye böyle olduğunu suya soruyorum..." Beynim tavana yapıştı. Tam nasıl oldu, fikir mi vermiştim ilham mı, şarkı hazırdı da o dizede bir laflık boşluk mu vardı, hiçbirini hatırlamıyorum şimdi. Ama şarkının keyfini, her zaman fütürsuz ve herkeslerden farklı yaşadım :D

Bu sefer sözleri de okumanız gerekecek.. Şarkıyı dinlediğinizi zaten umuyorum. Son zamanlarda kasvetli ofisimde, dışarıya bakacak lanet olası bir pencere dahi yokken, bu şarkıyı mp3 çalarımda açmış kendimi uzaklara bakarken buluyorum. İki jaluzi arasından sızacak bir parça hayat arıyor gözlerim. Ancak tek bulabildikleri, binalar ve daha da fazla binalar oluyor.

Eşim yok. 6 ay kadar. Askerlik gibi değil mi... Ama değil. İş için gitti kocam. Yalnızım ama aslında fiziksel olarak yalnız değilim. Kardeşim ve eşimin kardeşi de bizim evde. Bir süreliğine...

Şarkıyı çalmaya başlayabilirsiniz şimdi bence. Eğer henüz başlamadıysanız. Ben de dinliyorum şu an. Tık tık tık tık... Tık tık tık tık... Goddamn this dusty room... Dave Grohl'un seslendirdiği gelmiş geçmiş en güzel lanet okumayı duyduk işte hep birlikte. Ne içten söyledi.

You were not alone, dear loneliness...You forgot but I remember this.

Sürekli ondan bahsederek bir boşluğu doldurmaya çalıştığımın farkındayım. Çünkü telefon ve skype ve emailler, üzgünüm ama yeterli değil. Nasıl olabilir ki ya da. Cuma gecesi arkadaşlarımın beni götürdüğü küçük balıkçıda, ikinci duble rakıdan sonra yaptığım en patetik hareketlerden biri kocam ve kendi ismimi duvara yazıp kalp içine almak oldu. Aslında tüm Cuma işte bu şarkıyı kendine fon yaparak geçmişti.

Bir miktar içtikten sonra mutlu bir çiftle birlikte geziyor olmak içinizi sızlatabiliyor ve iğrenç hissediyorsunuz utançtan. Hemen kafamı öne eğdim. Bir miktar rakı daha işe yarayabilir gibi gelmişti. Sanırım pek olmadı.

Zamanın çabuk geçmesi için neler yapıyorduk, hatırlamaya çalışıyorum. Ama sonra, tam ben bunu düşünürken zaman hiç geçmiyor. İşte o anda, o anlarda, yani uzay-zaman eksenini yırtmak isteyecek kadar sinirliyken ve ama elimden hiç bir şey gelmezken ben, bu şarkı çok iyi geliyor.

You'll dream about somewhere. A smoke will fill the air... Blogumu okumadığını bildiğim için söyleyebilirim sanırım: Geçen Cuma kaçamak sigara içtim. Ah bana kızmana bayılıyorum. Öyle ciddi oluyorsun ki sigara yüzünden bana kızarken. Ciddiliğini hep kırmaya çalışıyorum ama hiç bozmuyorsun yüzündeki ifadeyi.

I am not alone, dear loneliness. I forgot that I remember this... Böyle yalnız ve beklemede olmak, tuhaf bir his uyandırıyor bende. Yani sürekli birşeyi hatırlamanız gerektiğini unutmaya çalışmanız gibi bir his. Eve gittiğimde evde olmadığını hatırlamam gerektiğini unutmak istiyorum. Gibi.

Bazen ofiste kafamı kaldırıyorum. Dışarı bakacak bir pencere bile olmuyor. İşte o zaman, kendimi şarkıda Grohl'un anlattığı gibi tozlu bir odada hayal ediyorum. Kötü bir motel odasında. Sıcak bir öğleden sonra güneşi sızıyor içeri. Kafamın içindeki odada yatağa uzanıyorum, başucumda yanan bir sigara var. Diyorum ki kendi kendime, "Ben neyi hatırlamaya çalışıyordum? Damn"



Stranger Things Have Happened - Foo Fighters
By: Dave Grohl - David Eric
Goddamn this dusty room
This hazy afternoon
I'm breathing in this silence
Like never before

This feeling that I get
This one last cigarette
As I lay awake
And wait for you to come through the door

Oh maybe maybe maybe
I can share it with you
I behave I behave I behave
So I can share it with you

You were not alone
Dear loneliness
You forgot
But I remembered this
Oh stranger stranger
Stranger things have happened, I know

I'm not alone
Dear loneliness
I forgot
That I remembered this
Oh stranger stranger
Stranger things have happened, I know

We'll dream about somewhere
Our smoke will fill the air
As I lay awake and wait
For you to walk out that door
I can change I can change I can change
But who do you want me to be
I'm the same I'm the same I'm the same
What do you want me to be

You were not alone
Dear loneliness
You forgot
But I remembered this
Oh stranger stranger
Stranger things have happened, I know

I'm not alone
Dear loneliness
I forgot
That I remembered this
You were not alone
Dear loneliness
You forgot
But I remembered this
Oh stranger stranger
Stranger things have happened, I know

Pst: Gece gece bütün sitelere mahkeme kararı aldırmış kapatmışlar. Yutup linki verdim ben de, üzgünüm.
Bu şarkının çeşitli versiyonlarına 90'larda hepimiz aşinaydık. Ancak Patti Smith'ten şarkının orijinalini dinlediğimde, taşıdığı tansiyona inanamadım. Şarkının aynı anda hem kızgın hem hüzünlü hissettirmesini seviyorum, akıp giden ve çok kadınsı bir tutku barındırıyor içinde. Ve bu duyguların eylemci ve punkçı bir kadından bize geliyor olması da çok hoşuma gidiyor...

Ayrıca piyano ile çalınabilecek en kült ve keyifli şarkılardan biri olduğunu düşünüyorum. Kadın yapmış yahu...










Hello Mr.Zebra,
Can I have your sweater?
Cause it's cold cold cold
In my hole hole hole.

Ratatouille Strychnine
Sometimes she's a friend of mine
With a gigantic whirlpool
That will blow your mind

Hello Mr.Zebra
Ran into some confusion
With a Mrs.Crocodile-dile-dile
Furry muscles marching on
She thinks she's Kaiser Wilhelm
Or a civilised syllabub
To blow your mind

Figure it out
She, she's a goodtime fella
She got a little fund to fight for Moneypenny's rights
Figure it out
She, she's a goodtime fella
Too bad the burial was premature
She said and smiled!


Çokça yorgun, gene de neşeli. Biraz üşümüş sarınmış, biraz da serin havayı huzurla kucaklamış. Adaçayı yapmış. Yarısını içememiş. Çikolataları ardı ardına lüpletmiş. Kedi yüzünden beyiyle didişmiş. Ama sonra tatlı tatlı barışmış. Koşuşturmalı bir haftasonu ihtimali gözünü korkutmuş bu sefer. Plansız, her zamankinden beter. Bir moddayım bu akşam. Otursam da hayali piyanomda şu şarkıyı çalsam, hayali çocuğuma...
Tekrar şarkılı türkülü bir post ile karşınızdayım. Anneler Günü için bir şarkı seçecektim ama taze ve pırıl pırıl Cumartesi'yi atlamak olmazdı.

Yine Tori Amos. Çok popüler olmayan bir şarkısı bu. Nedense konserlerinde de fazla çalmaz. Bence mükemmelin şarkıda şekil bulmuş tanımıdır. İlk saniyesinden itibaren beni ritmiyle alıp, bulunduğum her ortamda tavanın yükselmesine sebep olur sanki, öyle havadar öyle ferah genişleyen bir şarkı.

"Particle by particle, she slowly changes" Sözlerini kimileri pek güzel yorumlamasa da, ben severim.

Bu şarkıyı çalmak isterdim. Piyanonun ritmik girişi, bas'ın eşliği için. Tavsiye edilen dinleme modu: Vapurda üst kata çıkın ama açığa değil. Yazın vapurda üst tarafındaki karşılıklı kapıları açarlar ve harika bir esinti olur. Bu iki kapının ortasında bir yere oturun ve iki yandan da boğazı izleyin. Sevgiler...

Blogumun çok önemli bir eksiği vardı uzun zamandır. Kafamda evirip çevirip de konumlandıramadığım. En sonunda zihnimden geçtiği gibi yayınlamaya karar verdim.

Bilen bilir, müzik hayatımın önemli bir parçasıdır. Fazla iyi bir dinleyici oldum yıllar yılı. Çalmak ve söylemek ise hep hayallerde kaldı. Şimdi sizinle işin bu kısmını paylaşacağım; gün içinde aklımdan müzik dinlerken geçen en saf düşünceyi: Keşke burasını çalabilseydim' i... Ya da keşke burasını söyleyen ben olsaydım'ı...

Muhtemelen bu konu yine benden başka kimsenin ilgisini çekmeyecektir ancak ben bunu öyle sık düşünüyorum ki; artık yazılması gerekiyordu.(Belki de artık gerçekten çalmayı denemem gerekiyor) Şarkılarla veya müzisyenle ilgili tek tük laflarız yanında da, eğlenceli olur.

Aslında çok iddialı bir şarkı seçebilirdim; ama gecenin sessizliğine bu uygun düştü. Tori Amos malumunuz, arı kraliçe. Kendisi birkaç sene önce ciddi bir kişilik bölünmesi yaşadı ve evdeki Anne Tori'yi evde bırakıp; içinden çıkan sanatçı, savaşçı, yaralı, tutkulu kadınları serbest bıraktı. Bu kadınlar ortalıkta farklı farklı peruklarla gezmeye başladılar, kıyafetleri uçuk kendileri cüretkardı. Sonra bu kadınlara nasıl başardıysa şarkılar söyletti, hatta bazılarıyla düet yaptı. Ortaya American Doll Posse albümü çıktı. Albüm tanıtım fotosunda Tori, Amerikalı bir banliyo kadını gibi giyinmiş asfaltın ortasında duruyordu, sağ elinde İncil tutarken sol elinde 'Shame' yazıyor ve bacağının iç kısmından kan sızıyordu.

Neyse fazla uzatmayalım, ablalar asileştikçe tepemize çıkarlar (iyi anlamda). Biz de bayıla bayıla dinleriz (belki aynı şarkıyı üstüste 8 defa?) Tori Amos da bu ablalardandır. Bir şarkısının ufacık en basit piyano solosunu bile çalamadığım halde, şarkılarını baştan sona çalabildiğimi hayal ederim.

Kaç yaz önceydi bilmiyorum. Olimpostaydım, yalnız tatil yapıyordum. Denizden dönüyordum yorgun ama inanılmaz mutlu. Kolumun altına sıkışmış bir havlu, ayaklarımı tozuta tozuta, Huckleberry Fin yürüyüşü hani... Kafamı kaldırdım, hani toprak yol biter de artık Türkmen'in oralarda mıcır başlar, dağların orada bir dönüşü vardır. Kafamı kaldırdım, dağlarla göz göze geldim, tam o sırada bu şarkı girdi kulaklıktan. Kulübemin yolunu falan nasıl buldum hatırlamıyorum, sanırım o andan sonrasını uçarak tamamladım..

"Beauty Of Speed"i sırf bu an ve girişinde piyano ile çalınan aksak melodi için seçtim; ve davuldan gelen sert vuruşlar. Ah o melodiyi çalabilmek için neler vermezdim. Ve aşağıda yapıştırdığım sözleri için. Tatilim bittiğinde koşa koşa İstanbul'a döndüm ilk kez. Sabah eve vardım, biraz uyukladım, öğlen evden çıktım ve gece Tori Amos'u festivalde bu şarkıyı söylerken canlı dinledim :)



"Smacked up side of the head
with the harsh of daylight
So simple last evening
The beauty of speed
Afraid we've been changin'
in a way I wasn't lovin'
Feel those colors changing
the beauty of speed
I'm comin' back for more
out of a black and white world
Past a shooting star
the beauty of speed
See the colors changing"

* Yazının başlığını sonradan değiştirdim. Umarım yarın hava şarkıma eşlik edecek güzellikte olur!

İzleyiciler