Şekerim,
Şimdi program bittiği için civ civ civliyor uyarı sesin. Dakikada bir herhalde. Ammaaa, güzelim başucu ışığımda okumalarımı yaparken, seninle illah billah ilgilenemem. Bey çalışma odasından çıkarsa belki bir şansın olabilir...

Herkese merhaba,
Kurutma makinası süper bişey. Bizim balkonumuz olsa da -hem de 3 tane- çamaşır sallandırmak için kullanamıyoruz. Giriş kattayız, donlarım adamların göz hizasında sallansın istemiyorum. Kapalı balkonun içinde kışın hiçbir şey kurumuyor, evde serilmiş eşyalar eninde sonunda hafif de olsa nem kokuyor. Ayrıca şehirde balkona asılan kıyafetler bana hep gene pislenmiş gibi gelir. Bir de ben çamaşır toplamayı bilmem, unuturum, 5 gün sonra kazık gibi toplar-d-ım onları, geri makinaya atar-d-ım.

Bu meret ilaç gibi geldi. Yurtta da vardı zaten. Şimdi çıkar makinadan, hop buna, doldu mu çalıştır. 2-3 saatte işim bitiyor. Katla, ütüle ya da dolaba kaldır. Herkeslere tavsiye ederim.

Okumalarım: Penguen'in bu haftaki sayısı, Arkeo Atlas'ın eki "Gökyüzünden Arkeolojik Türkiye" -pek okuma sayılmaz aslında, bolca foto yanlarında kısa açıklamalar :P-, bir de Twilight'ın kapanışı Midnight Sun, softcopysi tabii...

Eğer becerebilseydim, geçen ay içinde yaşadığım Twilight manyaklığını size aktarabilirdim belki. Ama becerebileceğimi sanmıyorum :) Şimdi bütün o çılgınlık geçti, unutmuşum Midnight Sun'ı yarıda bıraktığımı, geri döndüm hafifçe.

Kurutma makinasını boşaltan sevgili eşime de burdan saygı ve sevgilerimi yolluyorum. Bir başka programımızda buluşmak üzere, sağlıcakla kalın.
Saçma başlık için üzgünüm; ama hoşuma giden bu oldu :)

Öykücü okuyordum, dönüp ona daha yorum bırakacağım, ama hızla yazayım istedim. Ne pişireceğini yazıyor ya o, ben de ne pişirdiğimi yazıcam şimdi hehe.

Bu akşam eve 2. kez yemeğe misafir aldım. Bütün o bekar evindeki arkadaş yemekleri, normalde burada yine arkadaşlarla yediklerimiz dışında "davetli" olarak düşünüp çağırdığım ikinci grup. Kayınvalidemin kankası ve ailesi :) O yüzden biraz gergin bir durumdu. Şimdi eşim onları yolcu ediyor, ben de çalışma odasına bir bardak çay aldım. Yeni sandalyenin ve çalışma masamızın tadını çıkarıyorum.

Menüm şöyleydi: -Öykücü'ye yine selam :P- yoğurtlu kesme çorbası, fırında kestane mantarlı tavuk, patates püresi, pilav, salata ve zeytinyağlı olarak da barbunya. Bir de çay için pasta. Basit ve sade olsun dedim. Zaten onlar yöresel yemeklerde o kadar aşmış durumdalar ki, ben ne yapsam yavan kalıyor :P

Bugün IKEA'ya gittik. Arkadaşım götürdü sağolsun. Sandalye oradan. Diğer aldığımız ciciler de yerleşmeyi bekliyorlar. Ufak tefek zilyon tane zırtapoza bi sürü para verdik. Hep asıl gerekenler kalıyor :( O arada arkadaşımı ve eşini eve kahveye davet ettik. Fakat eşim Safari ikram etti, arkadaşımın eşi pek seviyor :) Biz de onlara eşlik edelim derken, bizi çarptı mı içki. Daha yemek yapacağız. Elim koluma dolandı.

Neyse ki yemeklerin yarısını dün geceden yaptığımdan, herşey erken erken yetişti. Tabii misafir gelirken olan o "özenince herşeyin normalden çirkin olması" durumu hep var.

Bir de biz daha yemek odası takımı almadık. Benim bekarlık masamda takılıyoruz. Daracık masada yemek çok zor. Kaç kez tıkış tepiş, onu oradan uzat, bunu buradan çevir, yemek yedik burada. Neyse ki bu gelenler yakınımız, hiç umursamadılar. Kayınvaldemin kankisi de beğenmiş yemeklerimi, pek sevindim. Beğenmese de bir insanın böyle demesi ne hoş, pek seviyorum böyle insanları.

Başarılı bir gündü. Koşmaca koşturmaca, herşey yetişti. Belki film izleriz şimdi. Mısır da iyi gider :)

Not: Araba istiyorum. Bu seneki bütün doğumgünü pasta kesişlerimde bunu diledim. Benzin fiyatları öyle yüksek ki; "be careful what you wish for" durumu olacak heralde.
On - Yirmi - Ottuz

Beş - On - Onbeş - Yirmi - Yirmibeş - Ottuz

Bir - İki - Üç - Dört - Beş - Altı - Yedi - Sekiz - Dokuz - On - Onbir - Oniki - Onüç - Ondört - Onbeş - Onaltı - Onyedi - Onsekiz - Ondokuz - Yirmi - Yirmibir -Yirmiiki - Yirmiüç - Yirmidört - Yirmibeş - Yirmialtı - Yirmiyedi - Yirmisekiz - Yirmidokuz(?) - Ottuz

Bu da ne şimdi?! Aralık'ın ikinci haftasında bir vakitlerden beri, 30 yaşımı doldurmuş 31 yaşımın içerisinde ilerliyorum. BU DA NE DEMEK OLUYOR ULAAAN!!!

Daha fazla yazamiyciim.
Blogger tarafından desteklenmektedir.

Bir deee...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

İzleyiciler