Bundan böyle ne aldım ne almadım, neyi beğendim buraya yazacağım arkadaş. Bir ürünü almadan önce direk internete bakan biri olarak biraz da borçluyum sanki. Ayrıca son aylarda kendimi alışverişe biraz fazla kaptırdığımdan, anlatacak şey bulmuş oluyorum direk, kuş taş filam :)

Şuradaki ilk cihazı hatırlayanlarınız vardır belki. Temmuz gibi iPhonemania'ya kapılıp koşa koşa almıştım. Malumunuz, müzik büyük zevk. Tembelliğim yüzünden bi ses çıkış teknolojisi edinememiş, yıllarca kulaklık & laptop hoparlörüne talim etmiştim.

Neyse, o ilk cihazı Teknosa'daki çocuk 'Aman acele etmeyin, bi araştırın' dediği halde aldım. Ki bizim evde araştırmadan alanı dövüyorum. Demek ki zavallı kocam, haybeye çenemi çekmiş. Neyse ona da başka bir yazımda anlatacağım harika bişi aldık da, vicdanım sızıldamıyor.

Eve götürdüm yukardaki cihazı ve dakika 5, pişman oldum. Yani bu hoparlörü ancak kucağınızda bebeniz gibi taşırsanız memnun olabilirsiniz. Tekrarlıyorum, kumandası yok! Philips arge yaparken ne düşünüyordu bilmem, herhalde bunu ofis masamızda kullanacağımızı, zaten home ofis çalıştığımızı, elimizin hep altında olacağını hayal etmiş olabilir. Ancak ben evde koltukta oturur ve radyomu dinlerken, müziği biraz fazla kez değiştirmeyi seviyorum. Genelde. Alet aynen kutusuna kondu ve ertesi gün topuklar p.op.oya vurarak Teknosa'ya koşuldu.

Capitol Teknosa'ya gidip, iadeci arkadaşın kuyruğunda bir miktar çile çektikten sonra, sorunumu hiç kıvırtmadan söyledim: "Bunun kumandası yok, ben anlamamıştım, kullanamıyorum." Sağolsunlar, hiç sorun çıkarmadan, paketin içindekileri şöyle bir kontrol ettiler. Ki biliyorsunuzdur, Teknosa artık sattığı ürünlerin paketine birkaç sticker yapıştırıyor, böylece o sticker'ı açtıktan sonra "ben vazgeçtim" deme hakkınız ortadan kalkıyor. Bunu da size bellettiriyorlar ki, millet habire bişeyleri eve götürüp deneyip "müşteriyim, haklıyım" yapmasın.

Neyse bana hediye çeki verdiler. Ki amacıma zaten uygundu. Gittim, yine Philips'in bir üst modeli olan DS3500/12'yi aldım. Arada fiyat farkı var ama kesinlikle değer! Artık Bluetooth üzerinden hoparlörü kullanabiliyorum. Yani elimde iPhone, kanalları değiştirir sesi açar kısarken, uzaktaki hoparlör sesi veriyor. Harika bişey :) Yeni aldığımın iPad uyumlu olması da cabası, yani kim bilebilir belki havadan iPad düşer kafama da buna takarım :P

Bu küçücük alet sayesinde eve arkadaşlar geldiğinde ufak bir parti havası yakalayabiliyoruz. Masada monopoly oynarken, misafir gelen arkadaşlarım "Aaa bende şu şarkı vardı" diyerek cihaza bağlanıp çalabiliyorlar. Boyundan büyük sesi var, güzel kaliteli, biraz açınca öyle hemen tıslamaya pıslamaya başlamıyor. E iPhone'u gayet hızlı şarj ediyor. Bilgisayardan da ses çıkışı olarak kullanılabiliyor ama bende nefretlik Vista olduğu için bir türlü buluşturamadım ikisini.

İlgilenenlere tecrübelerimden bir kuple sunmak istedim. Sevgiler...

Holdeki portmantomuzdan kurtulmak istiyorum. Kurtulmak ve yerine daha hafif, daha minik bişeyler koymak. Buna bir süredir kafayı taktım ama sürekli masraf çıkarmamak adına da arada unutmaya çalışıyorum. Unutuyorum, unutuyorum, geri geliyor :P

Portmantoyu ufaltırsak yerine ancak günlük ayakkabıları ve birkaç ufak mont asılabilecek bir çözüm bulmak lazım. Çıkacak fazla ayakkabıları da arka taraflarda bir yere almak.


Şuna bayıldım. Bütün "yeniden düşünme" sürecini başlatan da bu ayakkabı "atlı karıncası" oldu. Ayakkabıları buraya aktarırsam portmantodan kurtulurum, ondan kurtulursam daaa... Mmmh yerine neler neler alırım :P

Tam 48 çift alan bu ayakkabılığı hem arka tarafta dikecek kapalı bir balkonum, hem de balkonda yerim var. Balkon öyle her gün girdiğimiz bir yer değil, ama elektrik süpürgesi, kurutma makinası, başka ayakkabılar ve lanet olasıca dev ayakkabı kutuları, işte birkaç kova falan var. Ancaaak, şu da belli bişey ki tozlanmış ayakkabıdan hayır gelmez. Bu zımbırtının üzerinde duran ayakkabı herhalde 3 günde 1 parmak toz biriktirir. Bir şekilde üzerine bir kılıf bi bişey uydurmak lazım. Böyle dev fermuarlı gibi bişey. Tabii ürün dayanıklı mıdır, 8-10 çiftten sonra devrilir mi (zeminle tavan arasına sıkıştırılarak kullanılıyor zira) bunlar da merak ettiğim şeyler...

Sizin de fikrinizi de alayım dedim ey okuyucular, böyle bişey alıp da sonradan bin pişman olur muyum? Nasıl toza engel olabilirim? Nedir bu ayakkabıları saklamanın yöntemi alaaşkına? :)

Herkese sevgiler... Yorumlarınızı bekliyorum.

Not: Öykücü senin de ayakkabı serini heyecan ve ihtirasla okumaktayım :)
Blogger tarafından desteklenmektedir.

Bir deee...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

İzleyiciler